Gerçekten bir planım yoktu.I really didn't have a plan.
Bir iş planın var mı?Do you have a business plan?
Onu yapacak hiçbir planım yok.I have no plans to do that.
Tom planımı düşünmeyi bile reddetti.Tom refused to even consider my plan.
Tom'un planı hakkında ne düşünüyorsun?What do you think of Tom's plan?
Tom'un bir planı var mıydı?Did Tom have a plan?
Planına bağlı kalıyor musun?Are you sticking to your plan?
Planın hakkındaki her şeyi biliyorum.I know all about your plan.
Bu planın işe yarayacağından emin misin?Are you sure this plan is going to work?
O planın ne kadar aptalca olduğunun farkında mısın?Do you realize how stupid that plan is?
Leyla'nın planı özür dilemekti.Layla's plan was to apologize.
Bu planın ne kadar gülünç olduğunu farkında mısın?Do you realize how ridiculous that plan is?
Leyla'nın aklında başka bir ödeme planı vardı.Layla had another payment plan in mind.
Sen planına sadık kalacak mısın?Are you going to stick to your plan?
Planına sadık kalacak mısın?Are you going to stick to your plan?
Leyla'nın cesur planı işe yaradı.Layla's daring plan worked.
Tom iyi bir planı olduğunu düşünüyordu.Tom thought he had come up with a good plan.
Tom planının çok iyi olmadığını biliyordu.Tom knew his plan wasn't very good.
Sami mükemmel planı hazırlıyordu.Sami hatched the perfect plan.
Planın hakkında hiçbir şey bilmiyordum.I knew nothing about your plan.
Planım başarısız oldu.My plan failed.
O planını dikkatle inceledi.He considered her plan carefully.
Tom'un şimdi bir planı var.Tom has a plan now.
Tom'un emekliliği için bir planı yok.Tom has no plans for his retirement.
Planım bize çok para kazandırdı.My plan saved us a lot of money.
Tom'un güzel bir planı var.Tom has come up with a good plan.
Benim planım mükemmel, sanırım.My plan is perfect, I think.
Planın en iyi görünüyordu.Your plan seemed the best.
Planın gerçekten işe yaradı.Your plan actually worked.
Planın oldukça iyi.Your plan is pretty good.
Benim planım hiç iyi değildi.My plan wasn't any good.
Planım pek iyi değil.My plan isn't very good.
Planınız mükemmel.Your plan is excellent.
Tom Mary'ye onun planının ne olduğunu sordu.Tom asked Mary what her plan was.
Benim planım basit.My plan is simple.
Ne Tom ne de Mary, Boston'da müzik okumayı planıyorlar.Neither Tom nor Mary plans to study music in Boston.
Tom bana bir planı olduğunu söyledi.Tom told me he had a plan.
Bu öğleden sonra için planın nedir?What's your plan for this afternoon?
Yarın için planın ne?What's your plan for tomorrow?
Tom'un planını değiştirmesi gerekiyordu.Tom needed to change his plan.
Tom'un planını değiştirmesi gerekiyor.Tom needs to change his plan.
Tom planını değiştirmeli.Tom has to change his plan.
Tom planını değiştirmek zorunda.Tom has to change his plan.
Tom planını hem Mary'ye hem de John'a açıkladı.Tom explained his plan to both Mary and John.
Tom bunu yapacak bir planının olmadığını söylüyor.Tom says he has no plan to do that.
Tom'un ya da Mary'nin bir planı var mıydı?Did either Tom or Mary have a plan?
Tom'un bunu yapacak bir planı yok.Tom has no plan to do that.
Tom'un akşam için herhangi bir planı yoktu.Tom didn't have any plans for the evening.
Gerçekten bir planım yok.I don't really have a plan.
Pazartesi için herhangi bir planım yok.I don't have any plans for Monday.
Tom'un planının uygulanabilir olduğunu sanmıyorum.I don't think Tom's plan is feasible.
Neyse ki bir yedek planım vardı.Luckily, I had a backup plan.
Sami planını eyleme geçirdi.Sami put his plan into action.
Sami, B planına geçti.Sami moved to plan B.
Bu planı beğendiğimden emin değilim.I'm not sure that I like this plan.
Planım önümüzdeki yaz Boston'a gitmek.My plan is to go to Boston next summer.
Sami, Ferit'e kaçış planını anlattı.Sami told Farid about his escape plan.
Sami'nin planı şimdiden ölüydüSami's plan was already dead.
Sami şeytani planını eyleme koydu.Sami put his diabolical plan into action.
Bize planını anlat.Tell us your plan.