Onun planını kabul etmeliydin.You ought to have adopted his plan.
Planımın lehinde mi yoksa aleyhinde misiniz?Are you for or against my plan?
Planını iptal etsen iyi olur.You had better call off your plan.
Planını gerçekleştirmelisin.You must go through with your plan.
Planın lehinde misiniz yoksa değil misiniz?Are you in favor of the plan or not?
Bize söylediğinin ışığında planımızı gözden geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum.In the light of what you told us, I think we should revise our plan.
Yardımın olmadan planımızı uygulayamayacağız.Without your help, we wouldn't be able to carry out our plan.
Bana planını söylemezsen karar veremem.I can't decide unless you tell me your plan.
Planını destekleyeceğim.I will go along with your plan.
Korkarım planın işe yaramayacak.I'm afraid your plan will not work.
Bana planının amacını söyle.Tell me the object of your plan.
Senin planın benimkinden daha iyi görünüyor.Your plan seems better than mine.
Ben planınızı onaylıyorum.I approve of your plan.
Bana planından bahset.Tell me about your plan.
Planın muhteşem görünüyor.Your plan sounds great.
Planımıza karşı çıkmaya hakkın yok.You have no right to oppose our plan.
İstediğin kadar gül; ben sonuna kadar planıma sadık kalacağım.Laugh as much as you like; I'll stick to my plan to the bitter end.
Tatil planı hakkında onunla anlaştı.She agreed with him about the holiday plan.
Karım ve ben bir tatil planı üzerinde anlaştık.My wife and I agreed on a holiday plan.
Öğrenciler planı saatlerce tartıştı.The students discussed the plan for many hours.
Bir bütün olarak, sanırım planın çok iyi bir plan.On the whole, I think your plan is a very good one.
Toplantıda planın liyakatını belirttim.At the meeting I pointed out the plan's merit.
Biz onun yeni bir yol yapma planına karşı çıktık.We opposed his plan to build a new road.
Biz gelecekle ilgili planımızı tartıştık.We discussed our future plan.
Eğitim planımızın detaylarını konuştuk.We elaborated on our study plan.
Biz planımızdan vazgeçmek zorundaydık.We had to abandon our plan.
Senin yardımın planımızın başarısı için çok önemlidir.Your help is vital to the success of our plan.
Planımızı gerçekleştiremediğimiz için hayal kırıklığına uğradık.We were disappointed because we could not carry out our plan.
Biz planımıza sadık kalmalıyız.We should stick to our plan.
Artık planını izleyemeyiz.We cannot follow your plan any longer.
Bizim milletvekili yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
Temsilcimiz yeni vergi planına karşı çıktı.Our representative argued against the new tax plan.
Biz bu yeni koşullara planımızı adapte etmeliyiz.We must adapt our plan to these new circumstances.
Planımızın bir sürü avantajı var.Our plan has lots of advantages.
Planımızın birçok ek avantajı vardır.Our plan has many additional advantages.
Onların bir yangın başlatmak için planı polis tarafından keşfedildi.Their plot to start a fire was discovered by the police.
Yaz tatili için hiç planınız var mı?Do you have any plans for the summer vacation?
Yaz için planım Avrupa'ya gitmektir.My plan for the summer is to go to Europe.
Hiç planın var mı?Have you got any plans?
Bir planın var mı?Do you have a plan?
Yağmur yağsa da yağmasa da planımı değiştirmeyeceğim.Whether it rains or not, I won't change my plan.
Hiç planım yok.I have no plans whatever.
Planımızdan vazgeçmek zorunda kaldık.We were obliged to give up our plan.
Planımızdan kimseye bahsetme.Don't mention our plan to anybody.
Planımız çok para gerektirecek.Our plan will call for a lot of money.
Bana kalırsa, ben planı kabul etmeyeceğim.As far as I'm concerned, I will not approve of the plan.
Biz dün planı tartıştık.We discussed the plan yesterday.
Onun hakkında bilseydim, ben planımı değiştirirdim.If I had known about it, I would have changed my plan.
Planı bilseydim ona yardım edebilirdim.If I had known about the plan, I could have helped him.
Meg Ken'in planını kabul etti.Meg agreed to Ken's plan.
Hepimiz planı onayladık.All of us approved of the plan.
Mayuko planı savundu.Mayuko argued for the plan.
Bob planı kabul etmedi.Bob did not agree to the plan.
Eski planı ikincisine tercih ederim.I prefer the former plan to the latter.
Sonuç ne olursa olsun planımı uygulayacağım.No matter what results may follow, I will carry out my plan.
Hangi planın daha iyi olduğuna inanıyorsun?Which plan do you believe is better?
Lütfen bana ayrıntılı planınızı gösterin.Please show me your detailed plan.
Planınızı mümkün olduğu kadar kısa sürede uygulamaya koyun.Put your plan into practice as soon as possible.
Dick onun planını kabul etmem için beni zorladı.Dick forced me to agree with his plan.
Bu planı kim yaptı?Who made this plan?