plaj ile cümle
plaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Jeder versteht diesen Hund, den ich an Carmel Beach vor ein paar Wochen aufgenommen habe.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.몇 주전, 카멜 해변에서 제가 사진 찍은 개가 보여주는 신호 보이시죠?
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Mindenki odafigyelne erre kutyára, amelyiket nemrég fényképeztem a strandon
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Nadie malinterpreta al perro de la foto que tomé en la playa de Carmel hace poco.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Nessuno ha dimenticato il cane di cui ho scattato una foto a Carmel Beach un paio di settimane fa.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Nikt nie pomyli się co do tego psa - zdjęcie sprzed kilku tygodni z Carmel Beach.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Nimănui nu îi este dor de câinele acela căruia i-am făcut poza pe o plajă din Carmel acum câteva săptămâni.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Todos percebem este cão a quem tirei uma foto na praia de Carmel há semanas.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Tohoto psa jsem vyfotil před pár týdny na pláži Carmel.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Tout le monde voit ce chien que j'ai pris en photo sur une plage de Carmel il y a quelques semaines.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Никой не изпуска това куче, което снимах на Кармел бийч преди няколко седмици.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Ніхто не сумнівається щодо цього пса, якого я сфотографував кілька тижнів тому на пляжі Кармель.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.אף אחד לא מפספס את הכלב שצילמתי בחוף כרמל לפני שבועיים.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.الجميع رأى الصورة التي التقطها قبل عدة أسابيع لذلك الكلب في شاطيء كاميل.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.この動作の次に必ず来るのが
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Ella fue corriendo hacia ellos en la playa una mañana y les dijo: "Mamá, papá, tenemos que irnos de la playa".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."En morgen på stranden løber hun op til dem og siger, "Mor, far, vi skal væk fra stranden."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Fuge la ei pe plajă într-o dimineață și le spune: "Mama, tata, trebuie să plecăm de pe plajă."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Jedno dopoledne k nim přiběhla a povídá: "Mami, tati, musíme z pláže pryč."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."어느 날 아침 부모에게 달려와서는 "엄마, 아빠, 해변에서 빨리 떠나야 해요."라고 말했죠.
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Một buổi sáng nọ, em đã chạy ào đến nói với bố mẹ: "Bố, mẹ, chúng ta phải đi khỏi bãi biển ngay".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Pewnego ranka przybiegła do rodziców mówiąc: "Musimy zejść z plaży".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Uma manhã, ela corre para eles na praia e diz: " Mãe, Pai, temos que sair da praia."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Una mattina corre verso di loro, sulla spiaggia, e dice, "Mamma, papà, dobbiamo andarcene."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Un matin, elle court vers eux sur la plage et en disant " Maman, Papa, il faut partir de la plage "
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Ze rent op een ochtend naar hen toe op het strand en zegt: "Mam, pap, we moeten weg van het strand."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Έτρεξε ένα πρωί στην παραλία και τους είπε, "Μαμά, μπαμπά, πρέπει να φύγουμε από την παραλία".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Една сутрин, на плажа, тя изтича до тях и каза: "Мамо, татко, трябва да се махнем от плажа."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."Она подбегает к ним на пляже однажды утром, и говорит: "Мама, папа, нам надо уходить с пляжа".
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."היא רצה אליהם על החוף בוקר אחד ואומרת, "אמא, אבא, אנחנו צריכים להסתלק מהחוף."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."ركضت إليهم على الشاطئ صباح أحد الأيام ولتقول: "أمي، وأبي، يجب أن نغادر الشاطئ."
Bir sabah plajda onların yanına koşar, ve der ki "Anne,Baba, plajı terk etmemiz lazım."「ママ パパ ビーチから出よう」 と言いました 両親が「どうして? 着いたばかりじゃない」と言うと
Bir var önerdi devletler paketlemek güzel küçük kız plaj yokJohnnie Walker Blue Mountain città sigaretta elementare quello che sai i pick
Bir var önerdi devletler paketlemek güzel küçük kız plaj yok당신은이 제안 된 상태를 포장 좋은 어린 소녀가 해변에게하지
Bir var önerdi devletler paketlemek güzel küçük kız plaj yokלארוז את המדינות הציעו לך ילדה קטנה ונחמדה לא החוף
Bir var önerdi devletler paketlemek güzel küçük kız plaj yokحزمة الولايات اقترح لديك فتاة صغيرة لطيفة لا الشاطئ
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.A medzitým sú tam na pláži ľudia.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.A mezitím, jsou tam na pláži lidé a stále ji využívají.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Eközben, még mindig vannak emberek, akik strandolni próbálnak.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.In der Zwischenzeit versuchen immer noch Leute den Strand zu benutzen.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Între timp, mai sunt încă oameni care vor să folosească plaja.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.한편, 여전히 해변에 놀러오는 사람들이 있습니다.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Ludzie nadal chodzą na plażę.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Mientras tanto, todavía ha personas intentando utilizar la playa.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Nel frattempo, ci sono ancora persone che fanno il bagno.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Ondertussen proberen mensen nog steeds het strand te gebruiken.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Pendant ce temps, certains baigneurs vont encore à la plage.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Samaan aikaan jotkut yrittävät vielä käyttää rantaa.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Sementara, masih ada orang memakai pantai.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Trong khi đó, vẫn có nhiều người sử dụng bãi biển.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.И в същото време има хора, които все още искат да използват плажа.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.Тем временем, некоторые пытаются использовать пляж.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.ובמקביל יש שם גם אנשים שמנסים לבלות בחוף.
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.وحتى في هذه الاثناء هنالك من يحاول استخدام الشاطىء
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.但同時仲有人出去海灘
Bu arada hala plajı kullanmaya çalışan insanlar var.水から離れろという看板はなく 子供たちが海に入って 石油まみれ
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Dziś będę mówić o autonomicznych, latających piłkach plażowych.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Estou hoje aqui para falar de bolas de praia voadoras e autónomas. (Risos)
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Hoy vine a hablarles de las pelotas de playa voladoras.
Bugün buraya kendi kendine çalışan uçan plaj topları hakkında konuşmak için geldim.Ich bin heute hier, um über autonome, fliegende Strandbälle zu sprechen.