plaj ile cümle

plaj kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
1
HECE
10
ORT. KELİME
Çeşitli sahilleri ve çok sayıda plajları vardır.Je to oblasť s početnými letoviskami a plážami.
Buralarda çeşitli plajlar ve oteller mevcuttur.V okolí existuje niekoľko pláží, letovísk a hotelov.
Habusi plajı ise koruma altındadır.Chránený areál Pod šťavicou . .
Uzun bir plaja sahiptir.Na pláži je neustály silný príboj.
Hem erkeklerde hem de kadınlarda plaj voleybolu karşılaşmaları da yapıldı.Vo volejbale sa kvalifikovali aj muži aj ženy.
Birkaç güzel plajı vardır.Nachádza sa tu aj niekoľko nudistických pláží.
Adanın harika plajları vardır.Táto strana ostrova má krásne piesočnaté pláže.
Plajda ücretli ve ücretsiz bölümler bulunur.V areáli sa nachádza niekoľko platených a neplatených parkovísk.
1 adet mavi bayraklı plajı vardır.Pláž často dostáva ocenenie „Blue Flag“.
Ayrıca burada kumlu sıcak plajlar da mevcuttur.Tu se nahajajo tudi vroči blatni izviri.
Dokuz km lik plajı turistler için ana ilgidir.Ozkotirna železnica, dolga 30 km, je zanimiva predvsem za turiste.
Bir plaj futbolu maçında 4 tane hakem görev yapar.Za japonsko nogometno reprezentanco je odigral štiri uradne tekme.
Ayrıca çakılsız sahili sayesinde Antalya'daki en güzel plajlardan birine sahiptir.Po mnenju nekaterih je tudi sama plaža ena lepših v Hrvaški.
Adanın harika plajları vardır.Pakrantėse yra puikių smėlio paplūdymių.
Geleneksel plajlar su kirliliği nedeniyle yavaş yavaş kaybolmaktadır.Akserekty ežero vanduo dažnai nusenka dėl sausrų.
Birkaç güzel plajı vardır.Yra keletas paplūdimių.
Tüm günü plajda geçirdik.Praleidome visą dieną pliaže.
Sarımsaklı plajı dünyaca ünlüdür.Tema klaasidisainikollektsioon on maailmakuulus.
Mayıs 2022'de sisli bir günde Pelgurand plajıPelgurand ja mereudu 2022. aasta mais
Pelgurand veya Stroom plajı, Tallinn'de bir yüzme plajıdır .Pelgurand ehk Stroomi rand on supelrand Tallinnas.
Altı ay önce, Güney Lübnan'daki Adloun plajı yerel medya organları tarafından gündeme getirilmişti.Πριν από έξι μήνες, το ζήτημα της παραλίας Αντλουν στον νότιο Λίβανο παρουσιάστηκε από τα τοπικά ΜΜΕ.
Ama bir plajda denize karşı dikilirken, şunu düşünmenizi istiyorum:당신이 홀로 해변에 서있게 된다면
Ama bir plajda denize karşı dikilirken, şunu düşünmenizi istiyorum:אבל כאשר אתם עומדים על החוף, אני רוצה שתחשבו
Ama bir plajda denize karşı dikilirken, şunu düşünmenizi istiyorum:ولكن عند وقوفك على الشاطئ، أريدك أن تُفكر
Ama bir plajda denize karşı dikilirken, şunu düşünmenizi istiyorum:入り口であることを忘れないで下さい
Ama bu, onları plajda yakalayan akbaba veya hemen kıyıda bekleyen balıklar gibi doğal avcılar yüzünden.그 이유는 천적들 때문인데 독수리 같은 천적들이 해변에서 이들을 잡아채거나 연안에서는 포식 어류들이 이들을 기다리고 있습니다.
Ama bu, onları plajda yakalayan akbaba veya hemen kıyıda bekleyen balıklar gibi doğal avcılar yüzünden.To zasługa naturalnych wrogów, np. sępów, które wyłapują je na plaży czy drapieżnych ryb czyhających pod wodą.
Ama bu, onları plajda yakalayan akbaba veya hemen kıyıda bekleyen balıklar gibi doğal avcılar yüzünden.אבל זה עקב טורפים טבעיים כמו נשרים אשר אוספים אותם מהחוף או דגי טרף אשר מחכים רחוק מהחוף.
Ama bu, onları plajda yakalayan akbaba veya hemen kıyıda bekleyen balıklar gibi doğal avcılar yüzünden.鷹や、沖にいる肉食魚などの 捕食動物によるものです。 大自然はそれを償うように
Bana pembe rengi sevdiğini, plaja gitmeyi sevdiğini ve bir gün ressam olmayı hayal ettiğini söylediler.제가 듣기로는 분홍색을 아주 좋아했다고 하더군요. 해변가를 좋아했고 화가가 되기를 소망했습니다.
Bana pembe rengi sevdiğini, plaja gitmeyi sevdiğini ve bir gün ressam olmayı hayal ettiğini söylediler.Me han dicho que le gustaba mucho el color rosa. Amaba la playa. Soñaba con ser pintora.
Bana pembe rengi sevdiğini, plaja gitmeyi sevdiğini ve bir gün ressam olmayı hayal ettiğini söylediler.帰る直前にグレイスのお父様のクリスは私の彼女の描いた絵をくれました
Belki çok az insan hala plajları kullanmaya çalışıyor.Een paar mensen proberen het te blijven gebruiken.
Belki çok az insan hala plajları kullanmaya çalışıyor.계속해서 그 장소를 방문하려는 사람들의 수도 매우 적습니다.
Belki çok az insan hala plajları kullanmaya çalışıyor.Tylko kilka osób, nadal tam chodzi.
Belki çok az insan hala plajları kullanmaya çalışıyor.מעטים עוד מנסים לבלות שם.
Belki çok az insan hala plajları kullanmaya çalışıyor.الا القليل ممن يحاولون استخدام الشاطىء
Belki çok az insan hala plajları kullanmaya çalışıyor.ノイローゼになる人もいます
Belki çok az insan hala plajları kullanmaya çalışıyor.仲有好少人嘗試 利用個海
Ben de yıllar sonra bir bina yapıyordum. Norton Simon için plajda küçük bir ev.Alors, quelques années plus tard, je construisais un bâtiment, une petite maison, pour Norton Simon.
Ben de yıllar sonra bir bina yapıyordum. Norton Simon için plajda küçük bir ev.Así que algunos años más tarde yo estaba construyendo un casita en la playa para Norton Simon,
Ben de yıllar sonra bir bina yapıyordum. Norton Simon için plajda küçük bir ev.Beberapa tahun kemudian saya merancang sebuah bangunan, sebuah rumah kecil di pantai untuk Norton Simon.
Ben de yıllar sonra bir bina yapıyordum. Norton Simon için plajda küçük bir ev.Deci câţiva ani mai târziu făceam o clădire, o casă micuţă pe plajă pentru Norton Simon.
Ben de yıllar sonra bir bina yapıyordum. Norton Simon için plajda küçük bir ev.Uns anos mais tarde eu estava a fazer um edifício, uma casinha pequena na praia para o Norton Simon.
Ben de yıllar sonra bir bina yapıyordum. Norton Simon için plajda küçük bir ev.Vài năm sau tôi có thiết kế một tòa nhà, một ngôi nhà nhỏ trên bãi biển cho Norton Simon.
Ben de yıllar sonra bir bina yapıyordum. Norton Simon için plajda küçük bir ev.Więc parę lat później projektowałem dom, mały dom na plaży dla Norton'a Simon'a.
Ben de yıllar sonra bir bina yapıyordum. Norton Simon için plajda küçük bir ev.Значи, няколко години по-късно правех една сграда, малка къща на плажа за Нортън Саймън.
Ben de yıllar sonra bir bina yapıyordum. Norton Simon için plajda küçük bir ev.Несколько лет спустя я работал над зданием, маленьким домом на пляже для Нортона Саймона.
Bennelong, günlerini plajda harcayan genç bir Amerikalı İngiliz toplumunun hayran kalacağı kişi olacaktı.Bennelong, một người Mỹ trẻ đã dành cả ngày trên bãi biển, sẽ trở thành bánh mì nướng của xã hội Anh.
Bennelong, günlerini plajda harcayan genç bir Amerikalı İngiliz toplumunun hayran kalacağı kişi olacaktı.Bennelong, un Americano joven quien gastó sus días en la playa, sería una joya de sociedad Británica.
Bennelong, günlerini plajda harcayan genç bir Amerikalı İngiliz toplumunun hayran kalacağı kişi olacaktı.Za młodego Bennelonga który całe dnie spędza na plaży, Anglicy będą wznosić toasty.
Bennelong, günlerini plajda harcayan genç bir Amerikalı İngiliz toplumunun hayran kalacağı kişi olacaktı.Беннегонг, молодой американец, кто проводит свои дни на пляже, станет всеобщим любимцем английского общества.
Beyrut'taki son halk plajı özelleştiriliyor.Il nostro diritto costituzionale di accedere liberamente alla costa viene ignorato.
Beyrut'taki son halk plajı özelleştiriliyor.Η τελευταία δημόσια παραλία στην Βηρυτό ιδιωτικοποιήθηκε.
Beyrut'un son plajını kurtarmak için koşmazsak, koşacak Beyrut’umuz kalmayacak.Se non corriamo per l'ultima spiaggia di Beirut, non avremo un'altra Beirut nella quale poter correre.
Beyrut'un son plajını kurtarmak için koşmazsak, koşacak Beyrut’umuz kalmayacak.Εάν δεν τρέξουμε για την τελευταία παραλία της Βηρυτού, μπορεί να μην έχουμε Βηρυτό για να τρέξουμε.
Bir halk plajı! #beirut devlet nerede? @LBpresidency@saadharirihttps://t.co/HmnR6YnPmZLa nostra spiaggia pubblica! #beirut Dov'è lo Stato? @LBpresidency @saadhariri https://t.co/HmnR6YnPmZ
Bir halk plajı! #Beirut devlet nerede?Non riesco a descrivere quanto questo mi renda furioso.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Iedereen begrijpt die hond, waar ik een paar weken geleden een foto van nam op het strand.
Birkaç hafta önce Carmel'de bir plajda çektiğim bu fotoğraftaki köpeği hiç kimse gözden kaçırmaz.Ingen undgår den hund jeg tog et billede af på Carmel beach for et par uger siden.

İlgili Sayfalar