Dönem Piyade Okulu .Lennuväe Lendurite Kooli.
Piyade Tümeni tarafından tutulmaktadır.Või hoidsid nad jalaväge?
Piyade Tümeni 110.Sooritas 110 lahinglendu.
1501 yılının Eylül ayında Ege Denizi'ne giren Fransız donanması 10.000 piyade taşıyordu.1709. aastal oli laevastiku 15 000 mehest 10 000 Norra päritolu.
Roma piyadesini Postumius, atlı birlikleri ise Titus Aebutius Elva sevk ve idare etmiştir.Rooma jalaväge juhtis diktaator Postumius ja Rooma ratsaväe eest vastutas Titus Aebutius Elva.
Yoksa piyade kayıpları önlenemezdi.Valitsusväed kaotusi ei kandnud.
2. Kolordu 3 tümenden oluşmaktadır (4. (eksik alay) 5. piyade tümenleri ve Uşak Redif tümeni).II korpus 3 diviisiga (4. (miinus rügement) ja 5. jalaväe ja Uşak Redif diviis).
Piyade Tümeni, üç topçu alayı, 120.Suurtükiväepolk, Tankipolk, 12.
1965 - Vietnam Savaşı: 3500 ABD Deniz Piyade askeri, Güney Vietnam'ın Da Nang sahiline çıkarma yaptı.6. märts – USA kaitseministeerium teatas 3500 ameerika jalaväelase saatmisest Lõuna-Vietnami.
Motorize Piyade Tümenleri'nin silahlarını teslim almıştır.Siis viidi ta üle Relvajõududesse, jalaväkke.
Birinci Dünya Savaşı patlak verdiğinde Koegel, Bavyera piyade birliğine katılmak için gönüllü oldu.Kui puhkes Esimene maailmasõda, siis tahtis Dollfuß vabatahtlikuna sõjaväkke minna.
Piyade Tümeni tarafından tutulmakta olan mevziler üzerinden bir kaçış başarıldı.Sõjaväe territooriumi piiravate okastraattõkete juures toimus miiting.
Piyade Tümeni 182.Üksik Jalaväepataljon 182.
Piyade Tümeni 383.Suurtükiväe Rügement 683.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.저는 찰리 중대를 골랐습니다. 172 독립보병여단의 3중대였죠. 이들은 산악 보병 부대였습니다. 두 가지 이유에서 찰리 중대를 선택했습니다.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Ich wählte eine Einheit -- Charlie Company, Dritte der 172ten, das sind Gebirgsjäger -- aus zwei Gründen.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Ik koos een eenheid -- Charlie Company, Derde van het 172ste, berginfanterie -- om twee redenen.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Yo elegí la Compañia Charlie, Tercera de la 172º... de la Infantería de montaña, por dos motivos.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Избрах една част... група "Чарли", трета от 172-ра, те са планинска пехота... по две причини.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.Я выбрала роту "Чарли", третью по счету в 172-ом полку, горных пехотинцев, и я выбрала их по двум причинам.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.בחרתי את פלוגה ג', השלישית בגדוד 172, יחידת חי"ר הררי - משתי סיבות.
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.اخترت وحدة -- شارلي , الثالثة من 172 , انهم مشاة الجبل -- لسببين .
Aralarından birini -- Charlie Şirketi, 172'nin üçüncüsü, dağ piyadeleri -- iki nedenden ötürü seçtim.山岳歩兵隊です その理由とは 1つ目は歩兵隊であること
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.Bizonyos értelemben a sorkatonák olyanok, mint azok, akik felveszik a rendelésed a McDonald's-ban.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.Das Fußvolk ist also den Leuten sehr ähnlich, die bei McDonald's Ihre Bestellung aufnehmen.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.De certo modo, os peões são muito parecidos com as pessoas que recebem os pedidos ao balcão dum McDonald's.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.Deci într-un anumit sens, infanteriştii se aseamănă mult cu persoanele care-ţi iau comanda la McDonald's.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.Dus op een bepaalde manier is het voetvolk net als de mensen die jouw bestelling opnemen bij McDonald's.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.그래서 어떤 측면에서는 이들 보병들은 맥도날드에서 주문을 받는 사람들 같은 존재죠.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir."Szeregowcy" przyjmują zamówienia, jak w McDonaldzie. "Szeregowcy" przyjmują zamówienia, jak w McDonaldzie.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.V jistém smyslu jsou řadoví vojáci jako lidi, kteří vás obsluhují u McDonald's.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.Така че, в някои отношения, уличните пласьори са като хората, които ви взимат поръчката в Макдоналдс.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.Так что в некотором смысле, "пехотинцы" очень похожи на людей, которые принимают ваш заказ в Макдоналдсе.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.אז במובן מסוים, חיל הרגלים דומים מאד לאנשים שמקבלים מכם את ההזמנה ב"מק'דונלדס".
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.فالجنود هم كالأشخاص الذين يأخذون الطلبات في مكدونلدز.
Bir anlamda piyade erleri daha çok McDonalds'ta siparişlerinizi alanlar gibidir.同じだといえます
Bu kişi Clay Hunt. Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Clay byl mariňák.
Bu kişi Clay Hunt. Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.그 멤버는 바로 클레이 헌트입니다. 저와 같이 클레이는 해병대였죠.
Bu kişi Clay Hunt. Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Mowa o Clayu Hunt, który służył ze mną w piechocie morskiej.
Bu kişi Clay Hunt. Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Servimos juntos en Iraq y Afganistán.
Bu kişi Clay Hunt. Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.זהו קליי הנט. קליי שירת לצידי כנחת.
Bu kişi Clay Hunt. Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.ها هو كلاي هانت. كان كلاي يعمل في البحرية معي.
Bu kişi Clay Hunt. Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.一緒にイラクと アフガンで仕えていました
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Clay dan saya dulu di satuan Kelautan.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Clay è stato Marine con me.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Clay et moi étions des Marines.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Clay foi fuzileiro comigo.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Clay là một lính thủy giống tôi.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Clay velem volt tengerészgyalogos.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Clay war bei den Marines mit mir.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi. Irak ve Afganistan'da birlikte görev yaptık.Clay a fost în Marina Militară cu mine, am luptat împreună în Irak și Afganistan.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi. Irak ve Afganistan'da birlikte görev yaptık.Clay diende samen met mij. in Irak en Afghanistan.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Ο Κλέι ήταν πεζοναύτης μαζί μου.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Клей беше морски пехотинец с мен.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Клей був морським піхотинцем.
Clay de benimle birlikte deniz piyadeydi.Мы с Клэем служили в морской пехоте.
Deniz Piyade Sınıfı'nda bir liderlik programı yürütüyorum." dedim.Coordonez un program de conducere la Infanteria Marină."
Deniz Piyade Sınıfı'nda bir liderlik programı yürütüyorum." dedim.Doy un programa de liderazgo en el cuerpo de marines."
Deniz Piyade Sınıfı'nda bir liderlik programı yürütüyorum." dedim.Ich leite ein Programm zum Führungsverhalten bei den Marine Corps."
Deniz Piyade Sınıfı'nda bir liderlik programı yürütüyorum." dedim.Ik doe een leiderschapsprogramma bij het Korps Mariniers.'