pisi pisi ile cümle

pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Брикетите се ронеха малко и губехме енергия, докато се разпадаха по време на готвене.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Ще брикети кришились і ми втрачали енергію, коли вони розпадались при готуванні.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.ושאיבדנו אנרגיה כשהן התפוררו במהלך הבישול.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.وبالتالي نخسر طاقة عندما تنفصل خلال عملية الطهي.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.私達はハイチで作った 木炭にも負けない
Bir omlet yüzden. Omlet Hayýr. Orada bazı ıspanak gibi bir yumurta tüm kadar pişirilir.まあそれは意味をなさない。 どちらもあなたはデルズの私たちの週末の後に私を呼び出していません! しかし、そこにそれがある。 あなたのクソのオムレツと一緒に戻って。
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Als ik iets goed heb gekookt, wilde ik het je als eerste laten proeven.
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Daca as fi reusit sa gatesc ceva cum trebuie, vroiam ca tu sa fii prima care sa guste.
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Jika aku memasak dengan baik, aku ingin kau yang pertama kali mencobanya.
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Nếu mình nấu món gì, mình luôn muốn cậu là người đầu tiên thưởng thức nó
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Om jag lagade nåt bra, så ville jag att du skulle vara den första å smaka det.
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Se avessi mai cucinato qualcosa di buono, volevo che fossi tu la prima a provarlo.
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Si je cuisinais quelque chose de bon, je voulais que tu sois la première à y goûter.
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Wenn ich etwas gut gekocht habe,wollte ich das du die Erste bist,die probiert.
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Αν μαγείρευα κάτι καλά, ήθελα να είσαι η πρώτη που θα το δοκίμαζε.
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.Если я хорошо приготовлю что-нибудь, я бы хотел, чтобы ты была первой, кто попробует это блюдо.
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.إذا طهوت شيئا لذيذا, فلتكوني أول من يتذوقه
Bir şeyi pişirirsem onu ilk senin tatmanı isterdim.ちょっと待てよ
Böylece insanlar bunu kömür gibi yemek pişirmede kolaylıkla kullanabilecekler.숯 같이, 사람들이 요리할 때 쉽게 이용할 수 있는 그런 연료로 말이예요.
Böylece insanlar bunu kömür gibi yemek pişirmede kolaylıkla kullanabilecekler.שאנשים יוכלו בקלות לבשל איתו, משהו כמו פחם.
Böylece insanlar bunu kömür gibi yemek pişirmede kolaylıkla kullanabilecekler.يمكن الناس من استخدامه بسهولة بهدف الطهي, شيء ما يشبه الفحم.
Böylece insanlar bunu kömür gibi yemek pişirmede kolaylıkla kullanabilecekler.まるで木炭のように 生まれ変えることでした そこで数年 研究に没頭しました
Böylece oğlumu pişirip yedik. Ertesi gün ona, ‹Oğlunu ver de yiyelim› dedim. Ama o, oğlunu gizledi.››우리가 드디어 내 아들을 삶아 먹었더니 이튿날에 내가 이르되 네 아들을 내라 우리가 먹으리라 하나 저가 그 아들을 숨겼나이다
Böylece oğlumu pişirip yedik. Ertesi gün ona, ‹Oğlunu ver de yiyelim› dedim. Ama o, oğlunu gizledi.››И тъй сварихме моя син та го изядохме; и на следния денй рекох: Дай твоя син да го изядем; а тя скри сина си.
Böylece oğlumu pişirip yedik. Ertesi gün ona, ‹Oğlunu ver de yiyelim› dedim. Ama o, oğlunu gizledi.››ונבשל את בני ונאכלהו ואמר אליה ביום האחר תני את בנך ונאכלנו ותחבא את בנה׃
Böylece oğlumu pişirip yedik. Ertesi gün ona, ‹Oğlunu ver de yiyelim› dedim. Ama o, oğlunu gizledi.››فسلقنا ابني واكلناه ثم قلت لها في اليوم الآخر هاتي ابنك فنأكله فخبأت ابنها.
Böylece oğlumu pişirip yedik. Ertesi gün ona, ‹Oğlunu ver de yiyelim› dedim. Ama o, oğlunu gizledi.››我 們 就 煮 了 我 的 兒 子 喫 了 。 次 日 我 對 他 說 、 要 將 你 的 兒 子 取 來 、 我 們 可 以 喫 . 他 卻 將 他 的 兒 子 藏 起 來 了
Böylece oğlumu pişirip yedik. Ertesi gün ona, ‹Oğlunu ver de yiyelim› dedim. Ama o, oğlunu gizledi.››我 們 就 煮 了 我 的 兒子喫 了 。 次日 我 對他說 、 要 將 你 的 兒子 取來 、 我 們 可以 喫 . 他 卻將 他 的 兒子 藏起 來了
Bugünkü sorumuz çok fazla karşılaştığım bir soru. Protein tozu ile yemek pişirebilir misiniz?Questa domanda mi viene posta spesso: si possono cuocere le proteine in polvere?
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Az ennivalóról beszélek, de nem annyira a főzésről.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Chodzi o jedzenie, ale nie gotowanie samo w sobie.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Es geht ums Essen, aber nicht unbedingt ums Kochen.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Es sobre la comida, pero no es sobre la cocina en sí.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Este despre mancare, dar nu despre gastronomie in sine.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Het gaat over voedsel, maar niet persé over koken.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Il s'agit de la nourriture, mais pas de la cuisine en soi.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Je to o jedle, ale nie o varení ako takom.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.그것은 음식에 관한것이지만, 요리 그 자체에 관한 것은 아닙니다.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Nó liên quan đến thức ăn, nhưng không phải về việc nấu nướng.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Riguarda il cibo, ma non la cucina in senso stretto.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Se ei koske ruoanlaittoa sinänsä.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Týká se to jídla, ale není to o vaření jako takovém.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Είναι για το φαγητό, αλλά δεν είναι για τη μαγειρική αυτή καθαυτή.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.То е за храната, но не е за готвенето.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.Это касается еды, но не приготовления еды непосредственно.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.מדובר במזון, אבל לא על בישול כשלעצמו.
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.أمر يتعلق بالغذاء , لكن ليس في مجال طبخ الطعام
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.では、初めにこの素敵な牛
Bu konu yemek hakkında; ama aslen yemek pişirme hakkında değil.呢樣嘢係有關食物嘅,但唔係講煮食本身
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Aşadar, gătitul e o tehnologie foarte importantă.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Así que cocinar es una tecnología muy importante.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Čiže varenie je dôležitá technológia.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Donc la cuisson est une technologie très importante.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Dunque, cucinare è una tecnologia molto importante.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Jadi memasak adalah teknologi yang sangat penting.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.그래서 요리는 매우 중요한 기술입니다.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Kochen ist also eine sehr wichtige Technologie.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Koken is een zeer belangrijke technologie.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Matlagning är alltså en mycket viktig teknik.
Bu nedenle yemek pişirmek çok önemli bir teknoloji.Nên nấu ăn là một công nghệ rất quan trọng.

İlgili Sayfalar