pisi pisi ile cümle

pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
'Biber, çoğunlukla' dedi pişirin."Перец, в основном, сказал повар.
'Biber, çoğunlukla' dedi pişirin."Перець, в основному, сказав кухар.
'Biber, çoğunlukla' dedi pişirin.Пипер, най-вече - каза готвачът.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Cắt một ít hành và nấu thêm mì nữa.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Coupe quelques oignons, et cuisine plus de pâtes.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Nareži še malo mlade čebule in skuhaj še nekaj rezancev.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Pokrój pory i ugotuj trochę klusek.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Potong beberapa kerang, dan masak mie lebih banyak lagi.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Schneide noch ein paar Frühlingszwiebeln und koche noch mehr Nudeln.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Skär upp lite salladslök och laga mer nudlar.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Snij wat bosuien en kook wat meer noedels.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Taglia un po' di scalogno e cuoci un altro po' di spaghetti.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Taie niste praz, si gateste niste taitei.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Κόψε μερικά πράσα, και μαγείρεψε κι άλλα νουντλς.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.Нарежь зеленый лук и приготовь еще лапши.
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir..חתוך קצת בצל ירוק, ותבשל יותר אטריות
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir." قم بتقطيع بعض البصل الأخضر,و اطهو المزيد من الشعيرية " النودلز
Biraz daha yeşil soğan doğra ve az daha erişte pişir.はい 分かりました
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar."서로 말하되 자, 벽돌을 만들어 견고히 굽자 하고 이에 벽돌로 돌을 대신하며 역청으로 진흙을 대신하고"
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.ויאמרו איש אל רעהו הבה נלבנה לבנים ונשרפה לשרפה ותהי להם הלבנה לאבן והחמר היה להם לחמר׃
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.وقال بعضهم لبعض هلم نصنع لبنا ونشويه شيا. فكان لهم اللبن مكان الحجر وكان لهم الحمر مكان الطين.
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.他 們 彼 此 商 量 說 、 來 罷 、 我 們 要 作 磚 、 把 磚 燒 透 了 。 他 們 就 拿 磚 當 石 頭 、 又 拿 石 漆 當 灰 泥
Birbirlerine, ‹‹Gelin, tuğla yapıp iyice pişirelim›› dediler. Taş yerine tuğla, harç yerine zift kullandılar.他 們 彼此 商量 說 、 來罷 、 我 們 要 作磚 、 把 磚燒 透了 。 他 們 就 拿 磚當石頭 、 又 拿 石漆 當 灰泥
Bir çupra aldım, tuzda pişireceğim sevdiği gibi hem de güveç yapmaktan daha kolay. Evet.Sofía.. soy Miguel, si estás en casa, por favor, coge el teléfono,
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.A raz uvaril Jakob váru, a Ezav prišiel s poľa a bol ustatý a zomdlený.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Cierto día Jacob preparó un guisado. Y cuando Esaú volvía del campo, cansado
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Comme Jacob faisait cuire un potage, Ésaü revint des champs, accablé de fatigue.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Engang da Jakob holdt på å koke en velling, kom Esau hjem fra marken og var rent opgitt.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.En gång, då Jakob höll på att koka något till soppa, kom Esau hem från marken, uppgiven av hunger.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.In Jakob je kuhal jed; in Ezav pride s polja, in bil je truden.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.I uwarzył sobie Jakób potrawę, a na ten czas przyszedł Ezaw z pola spracowany.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Jacó havia feito um guisado, quando Esaú chegou do campo, muito cansado;
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Jákób egyszer valami fõzeléket fõze, és Ézsaú megjövén elfáradva a mezõrõl,
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Jakob havde engang kogt en Ret Mad, da Esau udmattet kom hjem fra Marken.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Kerran, kun Jaakob oli keittänyt itselleen keiton, tuli Eesau kedolta nälästä nääntyneenä.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.야곱이 죽을 쑤었더니 에서가 들에서부터 돌아와서 심히 곤비하여
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Một ngày kia, Gia-cốp đương nấu canh, Ê-sau ở ngoài đồng về lấy làm mệt mỏi lắm;
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Một ngày_kia , Gia-cốp đương nấu canh , Ê - sau ở ngoài đồng về lấy_làm mệt_mỏi lắm ;
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Odată, pe cînd ferbea Iacov o ciorbă, Esau s'a întors dela cîmp, rupt de oboseală.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Op een dag kwam Esau thuis van de jacht. Hij was moe en trof Jakob aan, die bezig was linzenmoes te maken.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Pada suatu hari ketika Yakub sedang memasak sayur kacang merah, datanglah Esau dari perburuannya. Ia lapar
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Una volta Giacobbe aveva cotto una minestra di lenticchie; Esaù arrivò dalla campagna ed era sfinito
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Und Jakob kochte ein Gericht. Da kam Esau vom Felde und war müde
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Uvařil pak Jákob krmičku. Tedy Ezau přišel z pole zemdlený,
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Εμαγειρευε δε ο Ιακωβ μαγειρευμα και ηλθεν ο Ησαυ εκ του αγρου και ητο αποκαμωμενος
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.Един ден Яков си вареше вариво, а Исав дойде от полето изнемощял.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.И сварил Иаков кушанье; а Исав пришел с поля усталый.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.ויזד יעקב נזיד ויבא עשו מן השדה והוא עיף׃
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.وطبخ يعقوب طبيخا فاتى عيسو من الحقل وهو قد اعيا.
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.有 一 天 、 雅 各 熬 湯 、 以 掃 從 田 野 回 來 累 昏 了
Bir gün Yakup çorba pişirirken Esav avdan geldi. Aç ve bitkindi.有一天 、 雅各 熬湯 、 以 掃從 田野 回來 累 昏了
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Dan bata ini sedikit remuk, dan kami kehilangan energi saat bata ini remuk saat dipakai memasak.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.E le formelle si sgretolavano un pò, e disperdevamo energia quando si rompevano mentre cuocevano.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.E os briquetes desfaziam-se um bocado, e perdíamos energia à medida que se iam desfazendo quando se cozinhava.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Iar brichetele se sfărâmau puţin şi pierdeam energie pe măsură ce se dezintegrau în cursul gătitului.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.조리중에 부서지면서 열량이 소모되었죠.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Những mẩu than bị vỡ vụn ra, và chúng mất năng lượng khi vỡ ra lúc đang nấu.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Und die Briketts waren recht bröckelig und wir verloren Energie, während sie beim Verbrennen zerfielen.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Y los bloques se desmoronaban un poco, y perdíamos energía cuando se deshacían mientras cocinábamos.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Και τα τούβλα θρυμματίζονταν κάπως και χάναμε ενέργεια καθώς διαλύονταν την ώρα του μαγειρέματος.

İlgili Sayfalar