pisi pisi ile cümle

pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama birçok modern erkek gibi oda kucaklar, pişirir ve çocuklara beyzbol öğretmek için erken işten çıkar.ولكنه هو مثل الرجال الجدد .. يطبخ ! يحضن وهو يعود من العمل الى اريكته .. لكي يشاهد الرياضية
Ama birçok modern erkek gibi oda kucaklar, pişirir ve çocuklara beyzbol öğretmek için erken işten çıkar.少年野球のコーチで早退したりもします 父親団に誘った時 彼が泣いたか訊かれたことがあります
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.Dar ne gândeam la el adesea, pentru că de câte ori mama făcea ton surpriză, avea un uşor iz de praf de puşcă.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.De gyakran gondoltunk rá, mert valahányszor tonhalat készített, mindig puskaporos íze volt.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.하지만 우린 종종 그때 기억이 났죠. 왜냐하면 매번 어머니가 만든 참치요리에서 희미하게 화약가루 맛이 났거든요.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.Maar we dachten er nog vaak aan terug. Telkens ze tonijn klaarmaakte, vonden we er een buskruitsmaakje aan.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.Но мы часто думали об этом, потому что каждый раз, когда она готовила тунец, слегка пахло порохом.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.Но често мислехме за него, защото всеки път, когато тя готвеше риба тон, тя... имаше лек вкус на барут.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.אבל חשבנו עליה לעתים קרובות, בגלל שכל פעם שאמא הכינה טונה היה לזה טעם שהזכיר אבק שריפה.
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.وكنا نتذكرها في كل مرة كانت تطبخ التونا لنا ونشعر أن مذاقها مثل البارود
Ama çok defa aklımıza geldi, çünkü her ton balığı pişirişinde çok hafif bir barut kokusu alıyorduk.ほんのり火薬の味がしたんだ 僕は発明好きなんだ
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Acum însă avem o cale ce foloseşte un deşeu agricol pentru a crea combustibil de gătit.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Agora temos uma maneira que usa os desperdícios agrícolas para criar um combustível.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Désormais, nous disposons d'une solution qui utilise un déchet agricole pour créer un combustible de cuisine.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Nhưng giờ chúng ta đã có một cách bằng việc sử dụng những nguồn nguyên liệu nông nghiệp bỏ đi để làm chất đốt.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Nu hebben we een manier die van agrarisch afval kookbrandstof maakt.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Pero ahora tenemos un método que utiliza material de desecho de agricultura para crear combustible de cocina.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Tapi kini kami punya cara yaitu menggunakan materi limbah pertanian untuk membuat bahan bakar memasak.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Teraz mamy rozwiązanie, z użyciem którego możemy przetworzyć odpady rolnicze na opał.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Πλέον έχουμε τον τρόπο που χρησιμοποιεί γεωργικά απορρίματα για την παραγωγή καυσίμου για μαγείρεμα.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Але тепер ми маємо спосіб зробити паливо для готування за допомогою сільськогосподарських відходів.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Но сега имаме начин, който използва селскостопански отпаден материал, за да създаде гориво за готвене.
Ama şimdi bir çözümümüz var. Yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak.Однако теперь мы научились использовать отходы сельского хозяйства для изготовления топлива для приготовления.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Én azt javaslom, hogy inkább 'mindenfőzőnek' hívjuk magunkat -- (Nevetés) a 'coquere' - főzni szóból eredően.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Eu diria que nos deveríamos tratar como coctívoros -- (Risos) de coquere, cozinhar.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Eu zic că ar trebui să ne considerăm coctivori - (Râsete) de la coquere, a găti.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Ich würde uns als Coctivores bezeichnen (Gelächter) nach coquere, kochen
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Ik stel voor dat we onszelf 'coctivoren' zouden noemen - (Gelach) van coquere, koken.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Jag tycker vi borde kalla oss själva "coctivorer" -- (skratt) från "coquere", att tillaga.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Je dirais, nous devrions nous appeler coctivores -- (Rires) de coquere, cuire.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.우리 스스로를 요리하다를 뜻하는 코께레에서 따온 (웃음) 콕티보르라고 불러야 된다고 생각합니다.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Ma penso che dovremmo chiamarci coctivori. (Risate) Da "coquere": cuocere.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Pero yo diría que debemos llamarnos "coctívoros". (Risas) De "coquere", cocinar.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Povedal by som, že sme skôr koktivori, (smiech) od slova coquere, variť.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Powiedziałbym raczej, że powinniśmy się nazywać gotowożercy -- (Śmiech) od "gotować".
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.Аз бих казал, че е по-добре да се наричаме "готвеноядни" - (Смях) от думата готвя, 'кокере'.
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.הייתי מציע שנכנה את עצמנו, אוכלי-תבשילים (coctivors) -- (צחוק) מהמילה coquere (לבשל = To cook).
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.الى " كوكيفورز = حيوانات آكلة للاطعمة المطبوخة " (ضحك) من الفعل طبخ .. الى الطباخة
Aslında bence koktivor demeliyiz -- (Gülüşmeler) yemek pişirmek anlamına gelen coquere kelimesinden.(笑) ラテン語の調理するという言葉から付けました 私たちは調理した食材を
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --Bueno, en esta técnica,
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --글쎄요, 제가 시도했던 이런 기술은 모든 제빵사들의 사회에서 알려진
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --אז בשיטה הזו, מה שניסיתי לעשות הוא לאסוף את הידע שעולם אפיית הלחם,
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --حسناً .. في هذه التقنية الامر كذلك لقد حاولت ان اجمع كل الخبرات في خبز الخبز من حول العالم
Aslında, bu yöntemde yapmaya çalıştığım ekmek pişirme dünyasındaki bütün bilgiyi toplayıp --私が目指したのは パン作りの世界が20年間に渡って培ってきた パンを焼くための技術を
Aslında o da hiç pişirmezdi.Dia melakukan pernah makanan.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Eerlijk gezegd kookte zij ook nooit.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Ella nunca hizo comida.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Hon lagade heller aldrig mat.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Hun lavede heller aldrig mad.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Valójában, ő se főzött soha.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Ούτε αυτή μαγείρευε...
Aslında o da hiç pişirmezdi.Всъщност тя не готвеше.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Тя никога не е храна.
Aslında o da hiç pişirmezdi..למעשה, גם היא לא בישלה
Aslında o da hiç pişirmezdi.في الحقيقة لم تطبخ قط هي أيضا
Babanın sana pişirdiklerini ye sadece!Ät upp allt detta som din pappa har lagat för dig.
Babanın sana pişirdiklerini ye sadece!Chỉ cần ăn tất cả những món mà cha cậu nấu.
Babanın sana pişirdiklerini ye sadece!Contente-toi de manger tout ce que ton père a préparé pour toi.
Babanın sana pişirdiklerini ye sadece!Eet gewoon alles op wat jouw vader voor je heeft bereid
Babanın sana pişirdiklerini ye sadece!Iss einfach alles auf, was dir dein Vater für dich gemacht hat.

İlgili Sayfalar