pisi pisi ile cümle

pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Kıvama gelene kadar karıştırılarak pişirilir.Mešamo, dokler se ne zgosti.
Diğer korunma önlemleri arasında ellerin yıkanması ve yemeğin düzgün pişirilmesi sayılabilir.Preden začnemo pripravljati hrano, si dobro umijmo roke.
E vitamini aynı zamanda pişirmeye ve sıcağa dayanıklıdır, böylece pişirilme esnasında tahrip olmazlar.Tj. odporni so na toploto, torej jih kuhanje in pečenje ne uniči.
EZLN kamplarındaki erkekler ve kadınlar pişirme ve temizlik görevlerini eşit şekilde paylaşıyorlar.Evrazijski žvižgači živijo v družinah in si delijo nabiranje hrane in stražo.
Salatalarda kullanılır veya yeşillik olarak pişirilir.Listi se uporabljajo za solato oz. jih kuhajo.
Bir saat kadar pişirilir.Reikia palaukti apie valandą.
Besinler birkaç nedenden dolayı pişirilir.Kadruočių dalininkas naudingas dėl keleto priežasčių.
Kızgın fırında 45 dakika pişirin.Žirginyje iki 25 kuokelinįų žiedų.
İşlenme ve pişirme sırasında da kolaylıkla bozulur.Lengvai išardomas valymui ir sutepimui.
Fırında pişirilir.Kepami orkaitėje.
Yiyecekler doğru şekilde pişirilerek ve yemekten önce eller yıkanılarak hastalıktan korunulur.Profilaktika užtikrinama tinkamai verdant maistą ir plaunant rankas prieš pradedant ruošti maistą.
Soba ya da başka bir yerde pişirilir.Klijuojami ant vokų ar kitokių siuntų.
8 dakikadan fazla pişirildiğinde dağılır.Derlius tinka nuėmimui po 8 mėnesių.
Krep birkaç dakika pişirilir ve soğumaya bırakılır.Supjaustytą dešrą, kad ir keletą valandų, reikia laikyti šaltai ir tamsiai.
Senin için akşam yemeği pişireyim mi?Padaryti tau vakarienę?
Annem patatesi çok iyi pişirdi.Mamos bulvės labai gerai pagamintos.
Tom ve Mary pazartesi günü akşam yemeğini pişirdiler.Pirmadienį Tom ir Mary gamino vakarienę.
Nişastasız pirinç pilavı nasıl pişirirsin?Kaip tu gamini plovą be krakmolo?
Karım yemek pişiriyor.Mano žmona gamina maistą.
Karım yemek pişiriyor.Mano žmona gamina valgyti.
İskandinavya'da üretilen gevrek ekmeğin çoğu üç ila dört saatlik fermantasyonun ardından pişirilir.Enamik Skandinaavia kuivikuid küpsetatakse pärast 3–4-tunnist kääritust.
Kendin Pişir, Kendin Ye!Tule tee endale kohvi!
Besinler birkaç nedenden dolayı pişirilir.Narmaskalu püütakse mitmel põhjusel.
Bütün Avrupa’da da ekmek böyle pişiriliyordu ve günümüzde birçok yerde hâlâ bu eski fırınlar kullanılmaktadır.Mujal maailmas küpsetatakse neid pannkooke ka täidisega, ent tänapäeva Taanis kasutatakse lisandeid harva.
Bundan dolayı basit pişirme yöntemleri kullanmak zorunda kaldılar.Kasutada tohiks ainult õrnatoimelisi puhastusvahendeid.
Salatalar için 30 dakika, yemekler için 40 dakika pişirilir.Vahetunnid kestavad 10 minutit, söögivahetunnid 20 minutit ja õuevahetund 40 minutit.
İlk kez 1568 yılında pişirildi.Esimest korda mainitud aastal 1568.
Aynı zamanda Meg küçük yaşlardayken haşhaşlı kekler pişirdiğini de söyler.Jackson ise ütles, et oli väiksena paksude põskedega hästi toidetud laps.
Kızgın fırında 45 dakika pişirin.Ühe täispöörde teeb restoran 45 minutiga.
Geleneksel olarak iki sac arasında pişirilir.Kohvipõõsa marja sees on tavaliselt kaks uba.
Mantı pişirmek, çocukların da dahil olduğu bir aile aktivitesidir.Eestkostepere on perekond, kes hakkab lapsele eestkostjaks.
Eskiden tandırda pişirilen “çöyün ötmegi” artık pişirilmemektedir.Peahoonest ümber ehitatud laohoonel polnud enam katustki.
Çörek otu serpilerek pişirilir.Pitsat küpsetatakse ahjus.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.1952년형 O'Keefe and Merritt 렌지가 있는데 요리를 즐기는 분께는 멋있는 스토브입니다.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Acolo este un aragaz O'Keefe & Merritt din 1952, dacă vă place să gătiţi -- mişto aragaz.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Ci sono dei fornelli O'Keefe & Merritt del 1952, se vi piace cucinare...ottimi fornelli.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Een O'Keefe en Merritt-fornuis uit 1952, als je van koken houdt: een cool fornuis.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Es gibt einen O'Keefe & Merritt-Ofen von 1952, wenn man gerne kocht - ein cooler Ofen.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Il y a une cuisinière O'Keefe et Merrit de 1952, si tu aimes faire la cuisine - une cuisinière super.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Itt egy 1952-es O'Keefe & Merrit tűzhely, ha szeret az ember főzni - elég komoly darab.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Jest kuchenka O'Keefe & Merritt z 1952, jeśli lubisz gotować - fajny piecyk.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Je tam zachovalý sporák z roku 1952, skvělý kousek, jestli rádi vaříte.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Temos um fogão O'Keefe & Merritt de 1952, se gostam de cozinhar — é um fogão fixe.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Вот печка О'Киф и Мерритт, 1952 года, если вы любите готовить - классная печка.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Ось пічка О'Кіф і Меррітт, 1952 року, якщо ви любите готувати - класна пічка.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.Това О'Кийф и Мерит готварска печка от 1952, ако обичате да готвите - жестока печка.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.יש תנור "אוקיף ומריט" משנת 1952, אם אתה אוהב לבשל -- תנור מגניב.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.هناك موقد أوكيفى & ميريت من عام 1952، لو كنت تحب الطبخ -- فانه موقد ممتاز.
1952 O'Keefe&Meritt marka fırınımız var, yemek pişirmeyi seviyorsanız -- iyi bi fırın.料理に使ってもカッコいいですね 小塔に上る階段です
Afrika'daki siyahi adam kendi yemeğini pişirip, baharatlarını koyarmış.Der schwarze Mann in Afrika kochte und würzte sein Essen.
Afrika'daki siyahi adam kendi yemeğini pişirip, baharatlarını koyarmış.아프리카에서 흑인 요리 되었고 그의 음식 조미료.
Ama ben çok çalıştım ve o kadar turta pişirdim.Aber ich habe hart gearbeitet und all diese Kuchen gebacken.
Ama ben çok çalıştım ve o kadar turta pişirdim.Ale pracowałem ciężko i upiekłem te wszystkie ciasta.
Ama ben çok çalıştım ve o kadar turta pişirdim.Men jeg arbejdede hårdt, og bagte alle de tærter.
Ama ben çok çalıştım ve o kadar turta pişirdim.Όμως εγώ εργάστηκα σκληρά και έψησα όλα αυτές τις πίτες.
Ama ben çok çalıştım ve o kadar turta pişirdim.Но аз се трудих усилено и изпекох всичките тези пайове.
Ama birçok modern erkek gibi oda kucaklar, pişirir ve çocuklara beyzbol öğretmek için erken işten çıkar.Jak wielu nowoczesnych mężczyzn, przytula, piecze, wychodzi wcześniej z pracy, bo trenuje ligę młodzików.
Ama birçok modern erkek gibi oda kucaklar, pişirir ve çocuklara beyzbol öğretmek için erken işten çıkar.그러나 모든 현대 남성들 처럼, 껴안기도 하고, 요리도 하고, 동네 야구단을 가르친다고 일찍 퇴근하기도 하죠.
Ama birçok modern erkek gibi oda kucaklar, pişirir ve çocuklara beyzbol öğretmek için erken işten çıkar.Ma lui come molti uomini moderni, abbraccia, fa torte, va via dal lavoro presto per allenare i Pulcini.
Ama birçok modern erkek gibi oda kucaklar, pişirir ve çocuklara beyzbol öğretmek için erken işten çıkar.Но подобно на много съвременни мъже, той прегръща, той пече, напуска работа рано за да бъде треньор по футбол.

İlgili Sayfalar