pisi pisi ile cümle
pisi pisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Yemek pişirmeye gelince, hiç kimse Mary'ye eş değerde olamaz.When it comes to cooking, no one can equal Mary.
Birçok şeyi nasıl pişireceğimi bilmiyorum.I don't know how to cook too many things.
Nasıl pişireceğimi bilmiyorum.I don't know how to cook.
Jane bize yemek pişirmenin zor olmadığını anlattı.Jane told us that cooking was not difficult.
Lütfen yemek pişirmeme yardım et.Please help me cook.
Pişirmeyi deneyeceğim.I'll try my hand at cooking.
Bifteğinin nasıl pişirilmesini istersin?How would you like your steak cooked?
Yemeği sen pişirdiğin için bulaşıkları ben yıkayacağım.I'll do the dishes, since you've cooked.
O, bütün öğleden sonrayı yemek pişirerek geçirdi.She spent all afternoon cooking.
Bunlar onun kendi pişirdiği keklerdir.These are cakes that she baked herself.
Karım şimdi yemek pişiriyor.My wife is cooking right now.
Ne kadar iyi yemek pişirdiği hakkında övünür.She brags about how well she can cook.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardımcı oldu.Mary helped her mother cook.
Ama nasıl kebap pişirileceğini bilmiyorum!But I don't know how to cook kebabs!
O yemek pişirmeyi sever.He likes to cook.
Ne pişiriyorsun?What are you cooking?
Bizim kaz pişiriliyor.Our goose is cooked.
Yemek pişiriyorum.I'm doing the cooking.
Onun adı Mei. O, mutfakta yemek pişiriyor.She is called Mei. She is cooking in the kitchen.
Et yeterince iyi pişirilmemiş.The meat is not well enough cooked.
Pişirmeden önce tavuğun sakatatını çıkarın.Remove the chicken's giblets before cooking.
Mary pişirmede annesine yardım etti.Mary helped her mother with the cooking.
O,ailesi için yemek pişirmeyi sever.He likes cooking for his family.
Bu gece yemek pişireceğim.I'll cook tonight.
Aşkım, yemeği pişirmeyi bitirdim.My love, I've finished cooking the food.
Senin yemek pişirmeni gördüm.I saw you cooking.
Pirinç pilavını pişir.Cook the rice.
Annesi akşam yemeği pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking dinner.
Annem benim için yemek pişiriyor.My mother is cooking for me.
Yemek pişirirken tencerenin kapağını kapatın.Cover the pot while you cook.
Bunu hangi ısıda pişirmeliyim?At what heat should I cook this?
Mary yemek pişirirken tuz kullanmaz.Mary doesn't use salt in her cooking.
Mangal et pişirmek için bir yoldur.Barbecuing is one way to cook meat.
Yirmi kişi için akşam yemeği pişirmeye istekli değilim.I'm not willing to cook dinner for twenty people.
Mary reçete kullanmadan bir şey pişirebilir.Mary can cook anything without using a recipe.
O bu kadar iyi pişirmeyi nerede öğrendi?Where did she learn to cook so well?
Kek pişiriyordum.I was baking a cake.
Tuz, pişirme için zaruri bir malzemedir.Salt is an indispensable ingredient for cooking.
Bana bir şiş pişirir misin, lütfen?Could you cook a skewer for me, please?
Yarın misafirler için ne pişireceğim?What shall I cook for the guests tomorrow?
Baba en az bir yumurta pişirebilmelidir!Daddy must be able to cook at least one egg!
Tek başına on kişilik akşam yemeği pişiremezsen, Lucy sana yardımcı olabilir.Lucy might be able to help you, if you can't cook dinner for ten people alone.
Bu gece tavuk pişirmek istiyorum.I'd like to cook chicken tonight.
Çocuğun yemek yemeye ihtiyacı varsa, ona sağlıklı bir şey pişirin.If the child needs to eat, cook something healthy for him.
Isıtma ve pişirme için çok az yakıtları vardı.They had little fuel for heating and cooking.
Onlar evde yemek pişirdi ve temizlik yaptı.They did the cooking and cleaning in the house.
Büyükanne lezzetli bir pasta pişirdi.The godmother baked a delicious cake.
Büyükanne lezzetli bir kek pişirdi.The godmother baked a delicious cake.
Çok iyi yemek pişirebilirim.I can cook very well.
Nasıl balık pişirileceğini sordu.She asked how to cook fish.
O,onun için özel bir akşam yemeği pişirdi.She cooked a special dinner for him.
O onun için her gün yemek pişirir fakat o takdir etmez.She cooks for him every day, but he doesn't appreciate it.
O, her gün onun için yemek pişirir.She cooks for him every day.
O onun için yemek pişiriyor.She cooks for him.
Muhteşem kokuyor. Ne pişiriyorsun?This smells great! What are you cooking?
Sanırım akşam yemeği pişirmeye başlamamın zamanıdır.I think it's time for me to start cooking dinner.
Fasulye pişirmek için favori tarzın nedir?What's your favorite way to cook beans?
Patates pişirmek için favori tarzınız nedir?What's your favorite way to cook potatoes?
Alabalık pişirmek için favori tarzın nedir?What's your favorite way to cook trout?
Yemek pişirecek favori kişin kimdir.Who's your favorite person to cook for?