pis ile cümle

pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Benim şimdiye kadar yediğim en iyi kurabiyeler annenin benim için pişirmiş olduklarıdır.The best cookies I've ever eaten are the ones that your mother baked for me.
Son kez ne zaman evde pişirilmiş akşam yemeği yedin?When was the last time you ate a home-cooked dinner?
Ne pişirmeliyiz?What should we cook?
Gençliğini boş harcama, aksi durumda daha sonra pişman olursun.Don't waste your youth, otherwise you'll regret it later.
Akşam yemeği için ne pişireceğimi merak ediyorum.I'm wondering what to cook for dinner.
"Kekleri kim pişirir?" "Onları Alessandra pişirir.""Who bakes the cakes?" "Alessandra bakes them."
"Kekleri kim pişirdi?" "Onları Alessandre pişirdi.""Who baked the cakes?" "Alessandre baked them."
Tom söylediğine pişman oldu.Tom regrets what he did.
Tom kamp ateşinde yemek pişirmeye alışkındır.Tom is used to cooking on a campfire.
Tom yemek pişirmede oldukça iyidir.Tom is quite good at cooking.
Tom annesinin pişirdiğinden başka bir şey yemez.Tom eats nothing but his mother's cooking.
Tom keki kimin pişirdiğini bilmiyor.Tom doesn't know who baked the cake.
Tom akşam yemeğini pişirdi.Tom cooked dinner.
Tom çok iyi pişiremez bu yüzden çoğunlukla dışarıda yer.Tom can't cook very well, so he often eats out.
Tom yemek pişirebilir.Tom can cook.
Tom, akşam yemeğinde pişirmek için biraz pahalı et satın aldı.Tom bought some expensive meat to cook for dinner.
Tom Pazar günleri kurabiye pişirir.Tom bakes cookies on Sundays.
Tom karısına bir kabak böreği pişirdi.Tom baked his wife a pumpkin pie.
Tom onun kız arkadaşının onun için pişirdiği pastayı yemediğini itiraf etti.Tom admitted that he didn't eat the cake that his girlfriend had baked for him.
Eğer Tom onu yaparsa, pişman olacağından emin.If Tom does that, he's sure to regret it.
Tom'un karısı kadar iyi ya da daha iyi yemek pişirebildiğini duydum.I've heard that Tom can cook as well as, or better than, his wife.
Tom'un yaptığından pişmanlık duyup duymayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom regrets what he did.
Tom Mary'ye ekmek pişirmeyi öğretti.Tom taught Mary how to bake bread.
Mary pişirirken, Tom akşam yemeği için masayı hazırladı.Tom set the table for dinner while Mary cooked.
Tom telefon numarasını Mary'ye söylediğine pişman.Tom regrets telling Mary his telephone number.
Tom Mary'ye kaba davrandığı için pişman.Tom regrets having been rude to Mary.
Tom Mary için yemek pişirmeyi sever.Tom likes cooking for Mary.
Tom mutfakta Mary ile birlikte akşam yemeği pişiriyor.Tom is in the kitchen with Mary cooking dinner.
Tom Mary'ye akşam yemeğini pişirtti.Tom got Mary to cook dinner.
Tom tavuğu Mary'nin hoşlandığı şekilde pişirmektedir.Tom cooks chicken just the way Mary likes it.
Tom ve Mary pazartesi günü akşam yemeğini pişirdiler.Tom and Mary cooked dinner on Monday.
Mary güveç pişiriyor ve Tom bir salata yapıyor.Mary is cooking stew and Tom is making a salad.
Mary Tom'un partisi için üç düzine kurabiye pişirdi.Mary baked three dozen cookies for Tom's party.
Tom'un Mary'den ayrıldığına pişman olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if Tom ever regrets leaving Mary.
Mary reçetesiz her şeyi pişirebilir.Mary can cook anything without recipes.
Aileme yemek pişirmek için gereğinden daha fazla zaman harcamayacağım.I didn't want to spend any more time than necessary cooking for my family.
Çoğu kişi yağla yemek pişirmek yerine tereyağıyla yemek pişirmeyi tercih eder.Many people prefer to cook with butter instead of oil.
Bu gece ben yemek pişireceğim.I will be the cook tonight.
Bu pisliği tuvalete kim bıraktı?Who left this mess in the toilet?
Dün akşam akşam yemeği pişirdim.I made tea last night.
Bu dükkâna her ne zaman gitsem, taze pişmiş taiyaki kekleri satıyorlar.Whenever I go to this store, they're selling freshly baked taiyaki cakes.
Bayan Wood yemek pişirmede çok iyiydi.Mrs. Wood was very good at cooking.
Karım yemekleri iyi pişirir.My wife cooks well.
Akşam yemeğini pişiren kişi Tom'du.Tom was the one who cooked dinner.
Tom Mary'nin akşam yemeği pişirmesini istedi.Tom wanted Mary to cook dinner.
Tom gece geç saatlerde verdiği karardan pişmanlık duyuyor.Tom regrets the decision he made late last night.
Tom, Mary'yi John'a tanıştırdığından pişmanlık duyuyor.Tom regrets having introduced Mary to John.
Tom nasıl spaghetti pişireceğini biliyor.Tom knows how to cook spaghetti.
Tom Çin yemeği pişirme hakkında bir şey bilmiyordu.Tom knew nothing about cooking Chinese food.
Tom yaptığından pişmanlık hissetti.Tom felt remorse for what he had done.
Tom'un canı yemek pişirmek istemiyor.Tom doesn't feel like cooking.
Tom Mary'nin onun bir pısırık olduğunu düşünmesini istemiyordu.Tom didn't want Mary to think he was a wimp.
Tom Mary'nin yemek pişirmeyi sevdiğini bilmiyordu.Tom didn't know that Mary liked to cook.
Tom mutfakta pişen yemeğin kokusunu alabiliyordu.Tom could smell breakfast cooking in the kitchen.
Tom bütün kendi yemeklerini pişirdi.Tom cooked all his own meals.
Tom çok iyi yemek pişirebilir.Tom can cook very well.
Tom ve Mary tüm sabahı kekler pişirerek geçirdi.Tom and Mary spent all morning baking cupcakes.
Şimdiye kadar yediğim en iyi kekler, annemin pişirdikleridir.The best cakes that I have ever eaten are those that my mother baked.
Benim için yemek pişir.Cook for me.
Ben hala kahverengi pirinç pişiriyorum.I'm still cooking the brown rice.

İlgili Sayfalar