pis ile cümle
pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Brian bu krizle boğuşurken hâlihazırda aşırı pişmiş olan fırındaki hindi yanmaya başlar.While Brian tries to deal with this crisis, the overcooked turkey begins to burn.
10 Haziran 2007 tarihinde Circuit Gilles Villeneuve pistinde yapılmıştır.The races also took place at the Circuit Gilles Villeneuve.
Bakır tepsiye koyularak guzinenin( yöresel soba) gözünde pişirilir.Holes are made under the eyes of the mask for the wearer to see.
Eğer çevremizi kontrol altında tutamazsak, bu bizim için ilerde pişman olunacak bir duruma gelir.And if we can not stop in time, the city will do it for us.
Diğer üçü keşiş oldular ve bunlardan en büyüğü Gregori sonradan Sicilya'da Sirakuza Piskoposu oldu.The two became monks, and Gregory later founded the Simonov Monastery there.
338 piskopos katılmıştır.831 – Bishopric established.
Etler kendi buharıyla kısa sürede pişer ve yenilir.The sausages are boiled and eaten immediately.
Pişme tamamlanınca, sıcak sıcak servis edilmelidir.Once the prayer is finished, dinner is served.
Artık bu işte piştiğimi düşünüyorum.I'm concentrating on my race here.
Piştikçe dış tabaka Döner bıcağıyla yaprak gibi dilimlenir.Like all storks, they fly with their neck outstretched.
Bunun üzerine 1999 yılında pistte düzenlemeler yapılmıştır.Regulations aimed at preventing such schemes were passed in 1999.
Ulm'un piskopos hiçbir zamandır.He had been bishop of Elne for less than three months.
Bu olaydan sonra Utrecht piskoposu rahip olmayanların vaaz vermesini yasakladı.The Bishop of Vigan, meanwhile, prohibited its religious ceremonies.
Sonraları pişman olsa da özür dilemeyi kendisine yakışık bulmadığından bunu yapmaz.But he complains that those he considers to be unworthy also receive rewards while he does not.
Diğer bir teori, ismin liman şehri Pisco’dan türediğidir.The word as applied to the alcoholic beverage comes from the Peruvian port of Pisco.
Şöyle başlıyordu: 'Darphaneyi gezdim, pis buldum.'I blushed, broke out in a flop sweat and said, 'Yes.'
Pistonlar dövme alüminyumdan yapılmıştır.Pistons are made of forged aluminum.
Çoğu dans ya pistin yarısını ya da tamamını katederek yapılır.The patterns for most dances either cover one-half or one full circuit of the rink.
Akşam başlayan pişirme işlemi sabaha kadar sürer.Preparation for this elaborate mid-day meal begins the night before.
Pistte toplam 26 pilot start aldı.Surrendered a 26-point lead.
Fakat Joe gittikten sonra pişmanlık duyar.When he returns however, Julie is gone.
Dili'deki Havalimanı'nın pistinden büyük uçaklar geçemez.They have to fly over our airspace in Iraq.
Bitkisel yağlar yiyeceklerde ve yemek pişirmek amacıyla kullanılırlar.Edible vegetable oils are used in food, both in cooking and as supplements.
Kalkan, genelde tavada pişirilir.He generally hides in the kitchen.
Silverstone Pisti'nde organize edilmektedir.Retired as a Pittsburgh Steeler.
Etrafında 70x107'luk koşu pisti vardır.There are 170 Items on a 7-point-Likert-Scale.
YALI (Açılımı: Yet Another Linux Installer), Pisi Linux’un kullandığı kurulum yazılımıdır.YALI (Yet Another Linux Installer) is the first Pardus software a user encounters.
Kol Saati: İçine konan yumurtayı pişirir.Pindang telur: eggs cooked in pindang process.
İyice pişen lahanalar blenderla ezilir.The balls are then cooked by boiling.
Dublin ve civarında birkaç yarış pisti de bulunmaktadır.There are also several other golf courses in Dublin.
Eğer fırında pişirilirse belli bir tadı olmaz.If cooked in an oven, however, it will not.
Mikrodalga fırınlar yiyecekleri çok hızlı bir şekilde pişirmeleri açısından avantajlıdırlar.Apparently they can metabolize food very efficiently.
Kaynamiş suya un ve tuz atılur ve un katılaşıp pişmiş hamur kıvamını alır.It is boiled in salt and water until soft and eaten with stews and curries.
Yapraklar, çiçekler ve genç sürgünler çiğ veya pişirilerek yenir.The flowers and young tubers can be also be eaten raw or cooked.
Mamâfih Batı Şeria ile Gazze'de yaşayanların kendilerine ait pişirme şekilleri vardır.However, in the West Bank and the Gaza Strip, the populations have a cooking style of their own.
Angiospermlerde pistiller karpellerden meydana gelmiştir.It occurs naturally in pineapples.
Gıda güvenliği yöneticilerinin tayin ettiği en bilinen kritik kontrol noktası pişirmedir.The most common CCP is cooking, where food safety managers designate critical limits.
Bir kilisenin piskopos ve cemaati içindeyken yıkıldığı söylenmektedir.A church is said to have fallen, burying the bishop and his congregation.
Tandır kullanmaya alışık değillerdir; ekmeklerini sacda pişirirler.He forgets to use the private door, and gets covered with flour.
Uluğ Bey Medresesi'nin yatay piştakları.Miss Kentucky's Outstanding Teen.
Efelek sarması, ocakta yarım saat kadar pişer.The stones can take up to an hour and a half to cook the meat sufficiently.
11 piskoposluk bölgesi (vilayeti), bunların her birinin başında bir piskopos vardır.There are 15 of these, each headed by a bishop.
Melody Valentine (Ashanti Bromfield): Popüler müzik grubu Josie ve Pisicikler'in davulcusu.Asha Bromfield as Melody Valentine: The drummer for the popular band Josie and the Pussycats.
Pişirilen besinler uzun süre bozulmadan saklanabilir.Cookies made with hartshorn can be kept for a long time without hardening.
Pişirme süresi basınç düğmesi kapatıldıktan sonra tutulmalıdır.The connection is taken down when the end button is pressed.
Görev yaptığı süre içerisinde en güçlü piskopos adaylarındandı.He was amongst the longest serving Anglican bishops.
Piskoposluk tesis edilmemiş görülmektedir.Doms are considered untouchables.
Güzel yemek pişirememekte ve elini yakmaktadır.As Vivasvana, he is in fire and helps to cook food.
Pistlerin eğimleri %10 ile %50 arasında değişmektedir.The graduation rate varies between 10 percent and 52 percent.
Jambon ile beraber pişmiş hindi?BM:Smoked turkey with bacon?BM:
Üç anahtar, yemesi kolay, işte bu anago, pişmiş, yemesi çok kolay.The three keys are easy to eat, so this is anago, cooked already, so easy to eat.
Pis çingene.Go fuck yourself, you little gypsy prick!
Seni ayartmaya çalışan o,pislik Baek Seung jo!It's that fool Baek Seung Jo that's trying to seduce you!
Seung jo. eğer böyle devam ederse,onu gerçekten aldatıyor olacağım bundan pişman olmayacağımSeung Jo! If it goes on like this, I'm really going to cheat on him! I won't regret it!
Vay anasını, pisliğe bulanmış güneş gözlüklü bir armut! -Ne?-Whoa, a dirty pear with sunglasses!
Pişirmede buna ölçekleme diyoruz -- malzemeleri tartmak.So in baking we call it scaling -- weighing out the ingredients.
Taşınırken biraz daha pişme var.There's a little carry-over baking.
Bu pişirme sanatı.That's the art of baking.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.There is as much secrecy about the cooking as if he had a design to poison you.
Ve Archie Cochrane, kamp doktoru olarak, bu pisliği temizleyecek olanların ilklerinden.And Archie Cochrane, as the camp doctor, was one of the first men in to clear up the mess.