pis ile cümle
pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben bundan asla pişman olmadım.I've never regretted it.
Et az pişmiş görünüyor mu?Does the meat look under-cooked?
Bunu yaptığıma asla pişman değilim.I've never regretted doing that.
Ben zaten bu kararımdan pişmanım.I regret this decision already.
Kesinlikle hiç pişmanlıklarım yok.I have absolutely no regrets.
Senin evin bir pislik.Your home is a mess.
Tom Mary'yi John'un doğum günü partisi için bir kek pişirmeye ikna etti.Tom talked Mary into baking a cake for John's birthday party.
Tom Mary'yi John'un doğum günü partisi için bir kek pişirmeye ikna edemedi.Tom wasn't able to talk Mary into baking a cake for John's birthday party.
Akşam yemeği için dört farklı biçimde pişirilmiş kuzu etim vardı.For dinner, I had lamb cooked four different ways.
Aşırı pişmiş balık çok kuru ve tatsız olabilir.Over-cooked fish can be too dry and tasteless.
Bodrum, çirkin, karanlık ve pis kokulu.The basement is ugly, dark, and smelly.
Büyükanne ve büyükbaba nasıl balık pişiriyor?How are Grandma and Grandpa cooking the fish?
Bu eti biraz daha pişirebilir misin?Can you cook this meat a little more?
Hobilerim yemek pişirme ve okuma.My hobbies are cooking and reading.
Onun elleri pis.His hands are dirty.
Ben yemek pişirmekten nefret ederim, ya sen?I hate cooking. How about you?
Yemek pişireyim!Let me cook!
Tom kahvaltı pişirdi.Tom cooked breakfast.
Siz bir pisliksiniz, Beyefendi!You're a creep, Mister!
Siktir git, pislik!Fuck you, asshole.
Sen çarmıhta pişman olacaksın.You'll repent at the cross.
Tom bir bencil pislik.Tom is a self-centered jerk.
O kesinlikle hiçbir pişmanlık belirtisi göstermedi.She showed absolutely no sign of remorse.
İyice düşünmeden evlenirsen düşünmeye vakit bulunca pişman olursun.Marry in haste, repent in leisure.
Ben bundan pişman değilim.I don't regret this.
Keşke karım nasıl yemek pişireceğini daha iyi bilse.I wish my wife knew how to cook better.
Ben yemek pişirmem.I don't cook.
Onunla evlenmediğime pişmanım.I regret not marrying her.
Benim bir sürü pişmanlıklarım var.I have a lot of regrets.
Bir günde üç yemek pişirirdim.I used to cook three meals a day.
Ona yalan söylediğime pişman oldum.I regretted lying to him.
Tom'a yalan söylemekten pişmanım.I regret lying to Tom.
Bir pislik olmaktan vazgeç.Stop being a jerk.
Burnunu tıka böylece pis kokuyu koklamazsın.Hold your nose so you don't smell the stench.
Tom'un şimdi bundan pişman olduğunu biliyorum.I'm sure Tom regrets it now.
İnsanlar böyle pislik olmasaydı, belki de hepimiz daha iyi olurduk.If people weren't such jerks, maybe we'd all be better off.
Sen nerede yemek pişirirsin?Where do you cook?
O nerede yemek pişirir?Where does she cook?
O nerede yemek pişiriyor?Where does he cook?
Tom yemek pişirmede çok iyi değildir.Tom isn't very good at cooking.
Tom hiç pişman olmadığını söylüyor.Tom says he has no regrets.
Tom pişmanlıkları olmadığını söyledi.Tom said he had no regrets.
Ben taze pişmiş ekmek kokusunu severim.I love the smell of fresh baked bread.
Benim bu konuda hiç pişmanlığım yok.I've got no regrets about it.
Pierrette'nin ölümüyle ilgili olanların en ufak pişmanlıkları yoktu.The people who were involved in Pierrette's death do not have the slightest regrets.
Tom pislikte oynamayı sever.Tom likes to play in the dirt.
Tom bir yumurta pişiriyor.Tom is cooking an egg.
Biftek mükemmel pişirilmişti.The steak was cooked to perfection.
Biz pişmiş tatlı patates yedik.We ate baked sweet potatoes.
Barış pısırıklar içindir.Peace is for wimps.
Bugün Tom'un yemek pişirmesini isteyeceğim.I'll ask Tom to cook today.
Ben gerçekten yaptığıma pişmanım.I really regret what I did.
O böyle bir pısırık.He's such a wimp.
Tom onu yaptığına pişman olduğunu söyledi.Tom said he regretted doing that.
Ekmek kamp ateşinin açık alevi üzerinde pişirilmekten yakılmıştı.The bread was scorched from being cooked on the open flame of the camp fire.
Tom herhangi bir pişmanlığı olmadığını söylüyor.Tom says he doesn't have any regrets.
Üç küçük kız buz pateni pistine gidiyor.Three little girls are going to the skating rink.
İster inan ister inanma, o bir yumurta bile pişiremez.Believe it or not, she cannot even cook an egg.
Pizza, odun ateşli bir fırında pişti.The pizza was cooked in a wood-fired oven.
Pizzanın sıcak fırında pişirilmesi gerekir.Pizza needs to be cooked in a hot oven.