pis ile cümle
pis kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'nin doğum günü partisi için bir kek pişirdi.Tom baked a cake for Mary's birthday party.
Tom bize lezzetli bir yemek pişirdi.Tom cooked us a delicious meal.
Tom bütün öğleden sonra yemek pişiriyor.Tom has been cooking all afternoon.
Bu kadar çok parayı harcadığıma pişmanım.I regret spending so much money.
Tom bana bir kek pişirdi.Tom baked me a cake.
Tom Mary'ye bir kek pişirdi.Tom baked Mary a cake.
Tom biraz kurabiye pişirdi.Tom baked some cookies.
Tom mutfakta yemek pişiriyor.Tom is in the kitchen cooking.
Tom'un en sevdiği şey yemek pişirmeydi.Tom's favorite thing was cooking.
Tom'un yapmak için en sevdiği şey yemek pişirmeydi.Tom's favorite thing to do was cooking.
Tom her gün Mary için yemek pişirir.Tom cooks for Mary every day.
Tom mutfakta akşam yemeğini pişiriyor.Tom is in the kitchen cooking dinner.
Tom kir ve pislikle kaplı.Tom is covered in dirt and grime.
Tom gerçekten tek bir çocuk olduğu için pişman.Tom really regrets being an only child.
Tom yemek pişirmede çok kötü.Tom is terrible at cooking.
Annen görmeden bu pisliği temizlemen gerekiyor.You should clean up this mess before your mother sees it.
Tom buna er ya da geç pişman olacak.Tom will regret it sooner or later.
Bu pis bir iş, onunla ilgilenmek istemiyorum.This is a dirty job, I don't want to deal with it.
Tom Mary'nin doğum günü partisi için bir kek pişirecek.Tom is going to bake a cake for Mary's birthday party.
Bence buna pişman olacağız.I think we're going to regret this.
Annesinin kaybı ona üzüntü ve pişmanlık getirdi.The loss of his mother brought him sorrow and regret.
Tom bu gece benim için yemek pişirebilir.Tom might cook for me tonight.
Tom olanlara pişman olduğunu söyledi.Tom said he regretted what had happened.
Tom kararından pişman olduğunu söyledi.Tom said he regretted his decision.
Tom Mary'nin tavsiyesine uymadığına pişman olduğunu söyledi.Tom said he regretted not following Mary's advice.
Tom Mary'ye bir elmalı turta pişirdi.Tom baked Mary an apple pie.
Tom Mary'ye partisi için bir kek pişirdi.Tom baked Mary a cake for her party.
Tom işini bıraktığına pişman oldu.Tom regretted quitting his job.
Tom nasıl yemek pişireceğini gerçekten biliyor, değil mi?Tom really knows how to cook, doesn't he?
Bundan pişman olmayacaksın. Söz veriyorum.You won't regret this. I promise.
O dövmeyi yaptırdığına pişman değil misin?Don't you regret getting that tattoo?
Kaç tane pasta pişirdin?How many pies did you bake?
Tom Mary'ye gerçeği söylemediğine pişman oldu.Tom regretted not telling Mary the truth.
Daha sonra, önceden 175ºC'ta ısıtılmış bir fırında yaklaşık 1 saat boyunca pişir.Afterward, bake in oven preheated to 350ºF for about 1 hour.
Pişmiş elmalara şeker ve tarçın ekle.Add the sugar and cinnamon to the cooked apples.
Tom onu kolundan tuttu ve dans pistinde götürdü.Tom took her by the arm and led her out on the dance floor.
Senin için kim yemek pişirir?Who cooks for you?
Ben akşam yemeği pişirirken sen niçin televizyon izlemeye gitmiyorsun?Why don't you go watch TV while I cook dinner?
Kurabiyeleri pişirelim.Let's bake cookies.
Pastayı pişirmek yumurta kızartmaktan çok daha fazla zaman alır.Baking a cake takes more time than frying an egg.
Yarın akşam yemeği için ne pişirmeyi planlıyorsun?What are you planning on cooking for dinner tomorrow?
Önceden ısıtılmış fırında 1 saat pişir.Bake in the preheated oven for 1 hour.
Bu pisliği sen yaptın, bu yüzden onu temizle.You made this mess, so clean it up.
Sen hiç onları kızartma yerine patateslerini fırında pişirmeyi düşündün mü?Have you ever thought about baking your potatoes instead of frying them?
Bende geriye bakmak ve yaptıklarım için pişman olmak eğilimi yoktur.I don't tend to look back and regret what I've done.
Anneme bize bir pasta pişirteceğim.I'll get my mother to bake us a cake.
Bu öğleden sonra pişirdiği kurabiyelerden birini yesen Tom'un umursamıyacağından eminim.I'm sure Tom wouldn't mind if you ate one of the cookies he baked this afternoon.
Annesi akşam yemeğini pişirirken Tom çoğunlukla mutfakta ev ödevini yapar.Tom often does his homework in the kitchen while his mother cooks dinner.
Bundan pişman olacağımı hissediyorum.I have a feeling I'm going to regret this.
Bu pisliği temizlemek zorunda olan kişi benim.I'm the one who has to clean up this mess.
Tom Mary'nin ona yiyecek bir şey pişirmesini istedi.Tom wanted Mary to cook him something to eat.
Tom sana karşı kaba davranmaktan pişmanlık duyduğunu söylüyor.Tom says he regrets having been rude to you.
Bu pisliği senin için temizleyeceğim.I'll clean up this mess for you.
Konsere katılamadığına pişman oldu.She regretted not being able to attend the concert.
Biri nişasta olmadan nasıl pirinç pilavı pişirir?How does one cook rice without starch?
Nişasta olmadan nasıl pirinç pilavı pişirirsin?How do you cook rice without starch?
Soyulmuş ve doğranmış patatesleri kaynayan su içinde 20 dakika pişir.Cook the peeled and chopped potatoes for 20 minutes in boiling water.
Çorba pişirmek için büyük bir tencere kullanırım.I use a big pot to cook soup.
Sosyopatlar işledikleri suçlar için nadiren pişmanlık ya da suçluluk hissi duyarlar.Sociopaths rarely display remorse or feelings of guilt for their crimes.
Patatesleri kabuklarıyla mı pişirdin?Did you cook the potatoes in their jackets?