Ana içeriğe geç
Sözlük

pir ile cümle

pir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
12
ORT. KELİME
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Tingsrätten har i dag meddelat dom i Pirate Bay-målet.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Tòa án quận đã công bố phán quyết trong phiên tòa xử TPB
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Tòa án quận đã đưa ra lời phán quyết trong vụ xét xử Pirate Bay.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.지방법원은 TPB재판의 평결을 발표했습니다
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Районный суд объявил Приговор по делу Pirate Bay.
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.Съдът обяви присъдата по делото за "Пиратският Залив".
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.בית המשפט המחוזי הכריז על .גזר הדין במשפט מפרץ הפיראטים
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.أعلنت المحكمة الجزئية حُكمها "في قضية موقع "قراصنة الخليج
Bölge Mahkemesi, Pirate Bay Davası hakkındaki kararını açıkladı.「約450万ドルの被害を認めます」
"Boş hayaller kurmak" yok. Beyaz kış pirinci...Bezużyteczne marzenia Biały zimowy ryż...
"Boş hayaller kurmak" yok. Beyaz kış pirinci...Sã nu visezi zadarnic.
"Boş hayaller kurmak" yok. Beyaz kış pirinci...Οχι άσκοπη ονειροπόλειση Ασπρο χειμωνιάτικος ρύζι...
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.Así que terminas con dos moléculas de piruvato para cada molécula de glucosa con que comenzó.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.Dus je eindigt met twee moleculen pyruvaat voor elke molecule glucose waarmee je begonnen bent.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.Então você termina com essas duas moléculas de piruvato para cada molécula de glicose com que você começou.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.그래서 결과적으로는 처음에 주어진 모든 글루코오스들에 대해서 두 개의 피루브산 분자로 끝을 맺게 되는 것입니다.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.Na koniec dostajemy dwie cząsteczki pirogronianu, na każdą cząsteczkę glukozy, którą mieliśmy na początku.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.Sehingga Anda berakhir dengan dua molekul piruvat untuk setiap molekul glukosa Anda mulai dengan.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.Takže skončíte s dvěma molekulami pyruvátu na každou molekulu glukózy, která do glykolýzy vstoupila.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.Έτσι, καταλήξαμε σε 2 μόρια πυροσταφιλικού οξέος από ένα μόριο γλυκόζης στην αρχή.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.Накрая се получават две молекули пирува̀т от всяка начална молекула глюкоза.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.Тож в результаті отримуємо по дві молекули пірувату на кожну молекулу глюкози, які мали напочатку.
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.זהו שלב הרווח הנקי. זהו שלב התשלום = הרווח
Böylece iki molekül pirüvat ile sona her molekül glikoz ile başladı.حتى ينتهي بك الأمر مع جزيئات بيروفات لاثنين كل جزيء من الجلوكوز كنت بدأت مع.
Böylece pirinç yediğinde... ...onları sıkıştırıp patlatacak... ...ve enerjiye dönüştürecek.Aºa cã atunci când mãnânci orez, îl va presa ºi-l va transforma în energie.
Böylece pirinç yediğinde... ...onları sıkıştırıp patlatacak... ...ve enerjiye dönüştürecek.Kiedy bedziesz jadła ryż, ono skompresuje go i zamieni into energy.
Böylece pirinç yediğinde... ...onları sıkıştırıp patlatacak... ...ve enerjiye dönüştürecek.Wenn du Reis isst, komprimiert ihn der Apparat. Durch eine Explosion wandelt er sich in Energie um.
Böylece pirinç yediğinde... ...onları sıkıştırıp patlatacak... ...ve enerjiye dönüştürecek.Ετσι όταν θα τρως ρύζι, Θα το συμπιέζει και θα το μετατρέπει σε ενέργεια.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Jest nim utlenianie pirogronianu.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Kami menyebutnya oksidasi piruvat.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.이 피루브산이 크렙스 회로로 가는 준비를 하는 과정을 우리는 피루브산 산화라고 합니다. 여기서 피루브산의 탄소 중 하나가 떨어져 나갑니다.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Nazýváme ho oxidace pyruvátu.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Nós a chamamos de oxidação de piruvato.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Nous appelons cela l'oxydation du pyruvate.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.Това се нарича пируватно окисление. Това се нарича окисление на пирувата.
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.אנו קוראים לו חימצון הפּירוּבָט. בעיקרון, זה חיתוך של
Bu aşamaya ise asetil CoA formasyonu deniyor, ve bu aşamada pirüvat yükseltgeniyor.ونحن ندعو أن أكسدة بيروفات.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Acest lucru e încurajator pentru cei ca mine - eu sunt profesor - ca acesta să fie acolo în vârful creaţiei.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Confortante, per uno come me, un professore, ritrovarsi in cima alla piramide della creazione.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Das ist sehr tröstlich für Leute wie mich -- ich bin Professor -- hier an der Spitze der Schöpfung zu stehen.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Điều đó khá an ủi đối với những người như tôi.. Tôi là một giáo sư.. là ở chỗ kia trên đỉnh chóp của tạo hóa.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Esto es muy reconfortante para personas como yo, soy profesor, estar allí en la cima de la creación.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Ez rendkívül hízelgő rám nézve -- mivel professzor vagyok --, hogy mi vagyunk a teremtés csúcsa.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Isto é bastante reconfortante para pessoas como eu — sou professor — estar ali no topo da criação.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Je to docela potěšující pro lidi jako jsem já -- jsem profesor -- že je na samém vrcholu pyramidy.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.이것은 저같은 사람 - 교수 - 에게는 꽤 격려가 됩니다. 만물의 꼭대기에 있는 사람들 말이죠.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.On kovin lohduttavaa kaltaisilleni ihmisille -- olen professori -- olla luomakunnan huippuna.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.To je celkom upokojujúce pre ľudí ako som ja - som profesor - že sú na vrchole.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.To pocieszające dla profesorów jak ja, być na szczycie hierarchii.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Довольно отрадно для таких людей как я, а я -- профессор, находится на вершине мироздания.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.Това е доста успокоително за хора като мен -- аз съм професор -- това да бъде там на върха на създаването.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.זה מאד מנחם עבור אנשים כמוני-- אני פרופסור-- להימצא שם למעלה בפסגת הבריאה.
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.انه امرٌ مريح لبعض الاشخاص مثلي .. انا بروفسور هذا يعني أني على قمة هرم الكائنات الحية
Bu benim gibi bir insan için yaradılış piramidinin tepesinde olmak --Ben profesörüm -- rahatlatıcı bir durum.生物の頂点にいるのは とてもうれしいことです でもこれは全く間違っています
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Ceci est un une lampe boîte de Bento : C'est une espèce de lampe de riz en plastique ; c'est très sympa.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Đây là hộp đèn Bento, khá giống đèn giấy thông thảo bằng nhựa. Nó rất thân thiện.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Dies ist eine Bento Box Lampe: es ist eine Art Plastik-Reis-Lampe, sehr freundlich.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Dit is een Bentobox-lamp: een soort plastic rijstlamp; heel vriendelijk.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.Esta en un lámpara caja Bento: es como una lápmara de arroz plástico; es muy amigable.
Bu Bento kutusu lambası: bir nevi plastik pirinç lambası; çok arkadaşça.쌀로 만든 플라스틱 램프 같은 것이고; 매우 친숙합니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod