Ana içeriğe geç
Sözlük

pir ile cümle

pir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Geri kalan piramitlerin hangi Firavun için kim tarafından inşa ettirildiği bilinmemektedir.Bis heute konnte nicht geklärt werden, zu welchem Herrscher oder zu welcher Pyramide das Pyramidion gehörte.
Pirus'un İtalya'da yaptığı askeri kampanya ise sonuçsuz kaldı.Die Kriegsführung des Furius Philus in Spanien führte zu keinen Erfolgen.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.Die etwa acht Arten kommen in Feuchtgebieten der gemäßigten bis subtropischen Zonen vor.
Piroklastik Maddeler.Funktionale poröse Materialien.
1910 yılı turu Pirene dağlarına giren ilk turdu.1953 entstand an der Bergstraße die erste städtische Turnhalle.
İsveç'te kurulan Piratpartiet'ten esinlenerek 10 Eylül 2006'da Berlin'de kurulmuştur.Am 10. September 2006 fand hier die Gründungsversammlung der Piratenpartei Deutschland statt.
Gotlar Savaşı Bizans İmparatorluğu için Pirus zaferi olarak nitelendirilebilir.Godas Revolte erwies sich für das vandalische Reich als verheerend.
Sigara içilen masalarda, masa tablasını ateşten korumak için pirinç levha bulunur.Rauchertische haben eine Messingplatte, um die Tischplatte vor Brand zu schützen.
Üst üste bir piramit gibi yığılır.Darauf sitzt eine Pyramide auf.
Piraziz Kaymakamlığı.Rache der Piraten.
Pirinç ayaklanmaları modern Japonya tarihinde kapsamı, boyutu ve şiddeti bakımından eşsizdi.Die Reisunruhen übertrafen alle Unruhen der jüngeren japanischen Geschichte in Größe und Gewalttätigkeit.
Özellikle pirinç yetiştirilir.Angebaut wird vor allem Reis.
Büyük Piramidin orijinal halinde dış kısmı taş levhalarla kaplıydı.Ursprünglich war das abschließende Pyramidendach mit Steinplatten gedeckt.
Pirelli'de grev.Kriminalfall Golgatha.
Nisan 2008'de hükümet pirinç ihracını durdurdu.Im April 2008 hat die kambodschanische Regierung ein Exportverbot verhängt.
Piramitlerin mezar içerdiklerine de rastlanmaktadır.Wahrscheinlich beinhalteten die Tumuli Verbrennungsgräber.
Su pirelerinin içindeki larvalar dört aya kadar hayatta kalabilir.In der Außenwelt überlebt das Bakterium bis zu vier Monate.
Otto Nicktoons: Pirate Planet'da oynanabilecektir.Arthur Schnitzler: Spiel im Morgengrauen.
2014'ten sonra Güney Kore pirinç pazarı tamamen açılacaktı.Im Jahr 2014 wurde der Westflügel der Markthalle völlig neu gestaltet.
Tarihi Urartulara kadar uzar. pirabat ve toprakkale bölgeleri urartulardan kalmadır.Beide sind Bodendenkmal und Grabungen bleiben den Archäologen vorbehalten.
Bektaşiliğin ikinci piri Balım Sultan'dan el aldı.Für die 2. Staffel wurde Check my soul von azusa verwendet.
Yeniden düzenleme ile istasyon, piramit şeklinde dizayn edilmiştir.In einer zweiten Bauphase wurde die Anlage dann allerdings als echte Pyramide konzipiert.
Bu da diğer piramitleri Adım Piramidi'nden ayırır.Dafür schließen sie sogar Frieden mit den Pygmäen.
Onlar çok pirinç yiyorlar.Ils mangent beaucoup de riz.
Soğuk hava pirinçlerin yetişmesini yavaşlattı.Le temps froid a ralenti la croissance des plants de riz.
Pirincin tadı güzeldir.Le riz a bon goût.
Soğuk hava dalgası pirinçlerin yetişmesini yavaşlattı.La vague de froid a ralenti la croissance des plants de riz.
Sen her zaman pireyi deve yaparsın!Tu fais toujours d'une mouche un éléphant !
Asyalılar pirinç yer.Les asiatiques mangent du riz.
Kapitalizm bir piramit şeması.Le capitalisme est une pyramide de Ponzi.
Kesme taşlardan sekiz köşeli gövdesi ve tuğla ile örülmüş sekizgen piramit (ehrami) külahı vardır.Les voûtes sont divisées, en huit voûtains, par des ogives et des liernes.
Pirinç, Edo’da Fudasashi pazarında satılırdı.Le riz est vendu au marché fudasashi à Edo.
Pirinç, Endonezya mutfağının temelini oluşturur.Le riz compose la base de la cuisine indonésienne.
Tüm bu veri alışverişi PirateBox ile sınırlıdır ve internetten bağımsızdır.Tous ces échanges de données restent confinés à la PirateBox, sans aucun lien avec l'Internet.
Piramit içerisinde dört mezar yer almaktadır.Quatre tombes ont été localisées dans la pyramide.
Çoğunlukla kahverengi pirinçten yapılır ve genellikle şekersizdir.Il est majoritairement composé de riz brun, souvent non sucré.
Ressam Maurice Pirenne'in kardeşidir.Un de ses frères est le peintre Maurice Pirenne.
Uluslararası Korsan Parti Hareketi'nin bir parçası ve Pirate Parties International üyesidir.Elle est membre de la Société numérique, de parti pirate international et du parti pirate européen.
Daimyo köylülerden pirinç şeklinde vergiler toplarken, pirinç ekonominin temelini oluşturuyordu.Le riz est la base de l'économie, comme les daimyo perçoivent les impôts des paysans sous la forme de riz.
Pirinç temel üründür.Le riz est l'aliment de base.
Pirinç sütü, pirinçten elde edilen bir tahıl sütüdür.Le lait de riz est un lait végétal fabriqué à base de riz.
Pir Budak (d.Fils de p*** !
Yemek olarak ise pirinç atılır ve sadece balık yenir.Au moment de le manger, le riz fermenté était jeté et seul le poisson était consommé.
Bu yapışkan pirinçten yapılan gerçek mochiden farklıdır.Il diffère du véritable mochi fabriqué à partir de riz gluant.
Taksi, Gérard Pirès tarafından yönetilen, 1998 yapımı Fransız komedi filmi.Il s'agit d'une reprise du film français Taxi de Gérard Pirès (1998).
Sahne aldığı ilk film 2008 yılında çekilen Pirates II: Stagnetti's Revenge olmuştur.Pirates a fait l'objet d'une suite, sortie en 2008 et intitulée Pirates 2 : La Vengeance de Stagnetti.
Bu arada Mikerinos Piramidi'ne büyük zararlar verdi.Il parvint cependant à endommager la pyramide de Mykérinos.
Pirkanmaa, 11'i şehir olmak üzere 22 belediyeye ayrılmaktadır.Le GATIA se retire de la ville le 22,,.
Chitose Ame plastiğe benzeyen ama yenebilen ince ve şeffaf pirinç kağıdı ile sarılır.Chitose ame est enveloppé dans un film clair et mince de papier de riz qui ressemble au plastique.
Pirinç boğa, Sicilya boğası veya bronz boğa Antik Yunanistan'da icat edilen bir tür işkence aleti.Le taureau d'airain ou taureau de Phalaris est un instrument de torture inventé en Grèce antique.
Piros ile çatışmaların Roma üzerinde büyük bir etkisi olacaktı.La guerre contre Pyrrhus a dû avoir un grand retentissement à Rome.
Gize Piramitleri.Pianos droits.
Bunun üzerine Epidirus'lu Pirus İtalya anakarasına geri döndü.C'est à Cinecittà que s'opère la renaissance du péplum italien grâce aux Américains.
Gücü ise en nadir psişik güçlerden biri olan pirokinezi yeteneğidir.De plus, cette même force lui donne d'étonnants pouvoir pyrokinétiques.
Ung Pirat (İsveççe: Genç Korsan), İsveç Korsan Partisi'nin gençlik örgütüdür.Ung Pirat Ung Pirat (en français : « Jeune Pirate ») est une association étudiante du Parti pirate suédois.
Kayıtlı olduğu liman ise Pire limanıydı.Le port situé en bordure était appelé port-au-Plâtre.
"Pyramidalis" - Piramit çalı formunda.Obpyramidal : en forme de pyramide renversée.
Kyknos, piramiti tamamlamak üzeredir.Le clocher se termine en pyramide.
1876) 1935 - Henri Pirenne, Belçikalı tarihçi (d.1862 : Henri Pirenne, historien belge († 25 octobre 1935).
En yüksek noktası 687 metredir ve Meksika Piramidi olarak adlandırılır.Son point le plus haut, appelé la Pyramide mexicaine, culmine à 687 mètres.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod