Piknik için bir zaman ayarlayalım.Let's set up a time for the picnic.
Ben geçen hafta sonu pikniğe gittim.I went on a picnic last weekend.
Bu piknik için güzel bir gün.It's a pleasant day for a picnic.
Tom'un yatağı bir Pikachu battaniye ile örtülüdür.Tom's bed is covered by a Pikachu blanket.
Biraz soğuk olmasına rağmen hâlâ pikniğe gitmeyi planlıyoruz.Even though it's a bit cold, we still plan on having a picnic.
Tom piknik sepetini açtı ve bir jambon ve peynirli sandviç kaptı.Tom opened the picnic basket and grabbed a ham and cheese sandwich.
Tom kahve kupasını piknik masasına koydu.Tom put his coffee mug on the picnic table.
Tom yanındaki yolcu koltuğuna büyük bir piknik sepeti koydu.Tom put the large picnic basket on the passenger seat next to him.
Piknikte olan garip bir şey hatırlıyor musun?Do you remember anything odd happening at the picnic?
Bugün piknik için güzel bir gün.Today is a beautiful day for a picnic.
Piknik için harika bir gün.It's a wonderful day for a picnic.
Pikniği severim.I like picnics.
Piknik için mükemmel bir gündü.It was the perfect day for a picnic.
Tom'un annesi piknik sepetini sandviçlerle doldurdu.Tom's mother packed the picnic basket with sandwiches.
Tom ve Mary nehrin yanında romantik bir piknik yaptı.Tom and Mary had a romantic picnic by the river.
Piknik yapalım mı?What about a picnic?
Bu, romantik bir piknik için mükemmel yer.This is the perfect place for a romantic picnic.
Bizim için bir piknik öğle yemeği hazırladım.I've made a picnic lunch for us.
Ben piknik hakkında Tom'a söylemeyi unuttum.I forgot to tell Tom about the picnic.
Tom ve Mary bir ağacın altında piknik öğle yemeği yiyerek oturdu.Tom and Mary sat under a tree eating a picnic lunch.
Orası, pikniğimiz için mükemmel bir yerdir.It's a perfect spot for our picnic.
Kendimi iyi hissetmediğim için pikniğe gitmiyorum.I am not going to the picnic, because I don't feel well.
Yarın pikniğe gidiyoruz.We're going on a picnic tomorrow.
Parkta bir piknik yapacağız.We'll have a picnic in the park.
Bir piknik için güzel bir gün.It's a good day for a picnic.
Piknik için kesinlikle güzel bir gün.It certainly is a good day for a picnic.
Tom ve Mary geçen hafta sonu birlikte pikniğe gitti.Tom and Mary went on a picnic together last weekend.
Piknik yapamadık.We couldn't picnic.
Dün akşam sahilde piknik yapamadık.We couldn't picnic on the beach yesterday.
Piknik için büyük göle gittik.We went to big lake for picnic.
Yağmurdan dolayı pikniğimizi içeride yedik.Because of the rain, we had to eat our picnic inside.
Geçen hafta sonu piknik için dağlara gittim.Last weekend I went for a picnic in the mountains.
Tom bir piknik battaniyesinin üzerinde oturuyor.Tom is sitting on a picnic blanket.
Piknik yapmak için daha iyi bir yer düşünemedim.I couldn't think of a better place to have a picnic.
Piknikte çok eğleneceğini düşünüyorum.I think you're going to have a lot of fun at the picnic.
Piknikte birçok erkek yoktu.There weren't many boys at the picnic.
Piknikten hoşlanacağınızı düşünüyorum.I think you'll enjoy the picnic.
Piknik bütün gün sürdü.The picnic lasted the whole day.
Dün piknik nasıldı?How was the picnic yesterday?
Piknikte bir sürü güzel yiyecek olacağını biliyorum.I know that there will be a lot of good food at the picnic.
Bu, piknik için harika bir yer gibi görünüyor.This looks like a great place for a picnic.
Piknik nerede olacak?Where will the picnic be?
Tom bir pikap sürebilir mi?Does Tom drive a station wagon?
Bu piknik yapmak için mükemmel bir gün gibi görünüyor.It looks like a perfect day for a picnic.
Tom ve Mary şelâlenin yanında piknik yaptı.Tom and Mary had a picnic by the waterfall.
Tom piknik masasında Mary'nin karşısında oturdu.Tom sat across the picnic table from Mary.
Piknik oldukça eğlenceliydi.The picnic was quite fun.
Piknik iptal edilmedi.The picnic hasn't been cancelled.
Ailem piknikten hoşlandı.My family enjoyed the picnic.
Biletler 13 dolar ve oyundan sonra bir piknik öğle yemeği dahildir.Tickets are $13 and include a picnic lunch after the game.
Hava iyi olursa pazar günü piknik yapacağız.We'll have a picnic on Sunday, weather permitting.
Piknik için mükemmel bir gün.It's a perfect day for a picnic.
Yarın bir piknik yapacağız, hava müsait olursa, elbette.We'll have a picnic tomorrow, weather permitting, of course.
Piknik yağmur nedeniyle iptal edildi.The picnic was canceled because of rain.
Piknik alanına kara yolu ile kolayca ulaşılabilir.The picnic area is easily accessible by road.
Tom neden Mary ile pikniğe gidiyor?Why is Tom going to the picnic with Mary?
Kendi piknik yeğini getir.Bring your own picnic lunch.
Biz küçük bir tepe üzerindeki bir yeşil alanda piknik yaptık.We had a picnic in a green field on a small hill.
Nehrin yanında piknik yapabiliriz.We could have a picnic by the river.
Biz nehir kenarında bir piknik yaptık.We had a picnic by the river.