Pikasonun skeçleri hakkında özel bir sergi var.There's a special exhibit of Picasso's sketches.
Yarın hava güzel olursa, piknik yapacağız.If the weather is nice tomorrow, we will have a picnic.
Pikniğimiz böcekler tarafından berbat edildi.Our picnic was ruined by insects.
Birlikte pikniğe gittiğimiz zamanı hâlâ hatırlayabiliyorum.I can still remember the time when we went on a picnic together.
Bir piknik masası yapmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to build a picnic table.
Bir piknik masasını kurmanın bu kadar zor olacağını asla düşünmemiştim.I never thought it'd be this hard to build a picnic table.
Biz piknikleri seviyoruz.We love picnics.
Biz piknikleri gerçekten çok severiz.We really like picnics a lot.
Görüntüyü büyütürsen pikselleşebilir.If you scale the image up it might pixelate.
Tom pikolo çalamaz.Tom can't play the piccolo.
Tom, Mary'nin niçin Tom'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.Tom knows why Mary decided not to go on the picnic with him.
Tom Mary ile yarın pikniğe gidiyor.Tom is going on a picnic tomorrow with Mary.
Tom ve Mary yağmur yağdığı için pikniğe gidemediler.Tom and Mary couldn't go on a picnic because it was raining.
Benimle birlikte pikniğe gitmek istiyor musunuz?Do you want to go on a picnic with me?
Hava dışında, harika bir piknikti.Except for the weather, it was a great picnic.
Tom da pikniğe gitmek istiyor, onu davet etmeliyiz.Tom would like to go on the picnic, too. We should invite him.
Tom pikniği iptal etmek zorunda kalabilir.Tom may have to cancel the picnic.
Önemli bir iş toplantısı olduğundan dolayı Tom bizimle pikniğe gidemedi.Tom couldn't go on the picnic with us today because he had an important business meeting.
Tom ve arkadaşlarının üçü pikniğe gitti.Tom and three of his friends went on a picnic.
Tom ve Mary öğle yemeklerini yerken boyanmamış bir piknik masasında oturdular.Tom and Mary sat at an unpainted picnic table eating their lunch.
Tom ve Mary boş bir piknik masası bulamadı.Tom and Mary couldn't find an empty picnic table.
Piknik için harika bir gün gibi görünüyor.It looks like a great day for a picnic.
Yarın yağmur yağmazsa, Tom Mary ile birlikte pikniğe gitmeyi planlıyor.If it doesn't rain tomorrow, Tom plans to go on a picnic with Mary.
Biz pikniklere gitmeyi severiz.We love going on picnics.
Yağmur nedeniyle piknik iptal edildi.The picnic was cancelled due to the rain.
Piknik içi tarih kararlaştıralım.Let's decide on the date for the picnic.
O bir pikap kamyon kullanıyor.He drives a pickup truck.
O bir pikap kullanıyor.He drives a pickup truck.
Yağmur nedeniyle, piknik spor salonunda gerçekleştirildi.Because of the rain, the picnic was held in the gymnasium.
Yağmur yağdığı için piknik öğle yemeğimizi evde yedik.Since it was raining, we had to eat our picnic lunch indoors.
Tom yeni bir pikap satın aldı.Tom bought a new pickup.
Tom, pikniğe bizimle kimin geldiğini Mary'ye sorması gerektiğini söylüyor.Tom says he needs to ask Mary who's coming with us on the picnic.
O önümüzdeki cumartesi piknik yapacak.He will have a picnic next Saturday.
Sanırım her yıl burada bir piknik yapmalıyız.I think we should have a picnic here every year.
Tom'u pikap kamyonumun arkasında hastaneye götürdüm.I took Tom to the hospital in the back of my pickup truck.
Bu, piknik için güzel bir yer.This is a nice place for a picnic.
Tom'la bir pikniğe gitmek istemiyorum.I don't want to go on a picnic with Tom.
Pikniğinize gelemeyeceğimi bilmenizi istiyorum.I just want you to know that I won't be able to come to your picnic.
Piknik için harika bir gün, değil mi?Isn't it a beautiful day for a picnic?
Otomatik pikapta çalan bir ülke şarkısı vardı.There was a country song playing on the jukebox.
Pikniği iptal ettim.I called off the picnic.
Piknik yapmak için güzel bir yer buldum.I found a nice place to have a picnic.
Yağmura rağmen pikniğe gittik.In spite of the rain, we went to picnic.
Sanırım pikniğe gitmek için biraz çok fazla soğuk.I think it's a little too cold to go on a picnic.
Pikachu bir Pokémon'dur.Pikachu is a Pokémon.
Tom Mary'nin neden John'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.Tom knows why Mary decided not to go on the picnic with John.
Eğer hava düzelmezse içeride piknik yapacağız.We'll have our picnic inside if the weather doesn't improve.
Tom ve diğer üç kişi piknikten sonra bizim temizlik yapmamıza yardımcı olacak.Tom and three other people will help us clean up after the picnic.
Gelecek hafta sonu Tom ve ailesiyle pikniğe gideceğim.I'll be going on a picnic with Tom and his family next weekend.
Tom bir kamyon sürüyor ve karısı bir pikap sürüyor.Tom drives a truck and his wife drives a station wagon.
Piknikte kaç kişi olacağına dair bir fikrim yok.I have no idea how many people will be at the picnic.
Tom ve Mary John ve Alice ile birlikte pikniğe gitti.Tom and Mary went on a picnic with John and Alice.
Bu piknik için harika bir gün.It's a great day for a picnic.
Tom muhtemelen pikniğin neden ertelendiğini bilmiyor.Tom probably doesn't know why the picnic was canceled.
Tom'un bir Pikaçu yastığı var.Tom has a Pikachu pillow.
Tom bütün ofis için bir piknik düzenledi.Tom arranged a picnic for the whole office.
Piksellerle aran iyi mi?Are you good with pixels?
Neden Mary onunla pikniğe gidiyor?Why is Mary going on a picnic with him?
Tom Cadılar bayramı için Pikachu gibi giyinmeye karar verdi.Tom decided to dress as Pikachu for Halloween.
Tom ve Mary gölde bir piknik planlıyorlar.Tom and Mary are planning a picnic at the lake.