Pijaman var mı?Do you have a pyjamas?
İşte buradayım, size niçin bu ninja pijamalarını giydiğimi açıklayacağım.So I'm here to explain why I'm wearing these ninja pajamas.
Şimdi, bu ninja pijamalarına gelince.And now about these ninja pajamas.
Burada bir pijama partisinde, Fransız Vogue çekiminden birkaç gün önceHere's me at a slumber party a few days before I shot French Vogue.
Aşırı dar, kesik, balonlu alt pijamam hoşunuza gidebilir.You might enjoy the awkwardly tight, cut-off pajama bottoms with balloons.
(Azra) Melis, bizim pijamalar nerede?Melis, where are our pajamas?
Pijamaların nerede?[Matt:] Where's your pyjamas?
Tamam, şimdi pijamalarını giy.[Matt:] Okay, go get your PJ's on.
"En sevdiğim pijamalarım mor renk ve balık desenli. Bir pankek alabilir miyim lütfen?""My favorite pajamas are purple with fish, can I get a pancake please?"
Bir pijama partisi düzenledik.We had a pajama party.
Pijamalarıyla birlikte mi doğmuş yani?Does he mean he was born wearing pajamas?
Bay Pijama, lütfen!Mr. Pajamas, please!
Bu kürk kaplı bir kedi pijaması.It is cat pajamas with fur on it.
-Bu el yapımı bir pijama, büyük bir özveriyle yapılmış.- It is a personally-made cat pajama filled with devotion. <br />- Thank you very much.
Evet, Tae Ik pijamayı giydi ve çıktı.Yes, Tae Ik personally put on the pajamas and came out.
Ama Tae Ik, bu kedili pijamaya alamaz mı?But, can't Tae Ik have these cat pajamas?
O, bunu bir pijama olarak giymek istiyor.He would like to wear it as pajamas.
Kadınlar pijama sahnesinde birbirlerini tutuyorlar.The women are holding each other during the sleepover scene.
O, okulda bir pijama pantolon giydi.Sie trug in der Schule eine Schlafanzughose.
Bir pijama partisinde Alison kaybolur ve hiçbir yerde bulunamaz.Alison verschwindet nach einer Pyjama-Party spurlos.
Günümüzde pijamalar uzun paçalı geniş kesimli bir pantolonla uzun kollu bir üstten oluşur.Heutige Pyjamas bestehen aus einer beinlangen, weit geschnittenen Hose und aus einem langärmligen Oberteil.
Hem de pijamaları kelebeklidir(!)Es gibt aber noch einige andere!) das PET.
Bea, bir geceliğine kızlarla takılmak için bir pijama partisi düzenler.Max veut organiser une soirée pyjama.
Şalvarlar bol pijamalar olup pantolon benzeridir.Le Salwar est un pantalon ample similaire à un pyjama.
Heath o gece bana kendi pijamalarını vermişti.Alfred Cortot lui a légué ses pianos.
Pijamalarımla kahvaltı yaptım.Desayuné en pijama.
Tom pijamalarını giyiyor.Tom lleva puesto su pijama.
Slumber Party Slaughter (Katliam Pijama Partisi) Amerikan slasher türü bir korku filmi.Slumber Party Slaughter (Masacre en Fiesta de Pijamas) es una película de horror americana del género slasher.
Hem de pijamaları kelebeklidir(!)Eat my shorts! (en inglés).
Şimdi ara sıra o pijamaları giyerek onu hatırlıyorum" diye demeç verdi.Lo que nunca sabré es cómo hizo para ponerse pijama».
Hem de pijamaları kelebeklidir(!)E i maiali voleranno.)
Günümüzde pijama kelimesi genellikle gecelik eşanlamlısı olarak kullanılır.Oggigiorno il jinbei si usa spesso come pigiama.
Tom elbisesini çıkardı ve pijamasını giydi.Том снял одежду и надел пижаму.
Hem de pijamaları kelebeklidir(!)(Слава башмаку!)
Slumber Party Slaughter (Katliam Pijama Partisi) Amerikan slasher türü bir korku filmi.Slumber Party Slaughter é de filme de terror americano do gênero slasher.
Babamın pijamalarının üzerine smokin giymesi çılgıncaydı ve babam o pijamalarla evlendi".Ele era preguiçoso demais para colocar um terno então ele se casou de pijama!"
Heath o gece bana kendi pijamalarını vermişti.Nesse mesmo ano, Renato lançou o livro Meus Caminhos.
20. yüzyılı 30'lu yıllarında, kadınların hafif bir tatil giysisi olarak plaj pijaması giymeleri moda oldu.No século XIX, as mulheres faziam uso de calções bufantes por baixo de túnicas para frequentar as praias.
Hem de pijamaları kelebeklidir(!)As flores marginais são pistiladas.)
Babamın pijamalarının üzerine smokin giymesi çılgıncaydı ve babam o pijamalarla evlendi".Hij was te lui om een smoking aan te doen, dus trouwde hij in zijn pyjama.'
Ağustos 2006'da, Elle magazine babasının ünlü, kahverengi örme hırkası ve pijamalarıyla poz vermiştir.In augustus 2006 werd ze gefotografeerd voor ELLE Magazine in haar vaders beroemde bruine vest en pyjamabroek.
Ancak bu kısa akımdan sonra pijamalar tekrar unutuldu.Na een kort geding dienden deze palen weer verwijderd te worden.
Ancak bu kısa akımdan sonra pijamalar tekrar unutuldu.Po tym czasie ponownie puszczano odc.
Şimdi ara sıra o pijamaları giyerek onu hatırlıyorum" diye demeç verdi.Hur han kom in i min pyjamas vet jag inte."
Yine başka bir maç türü olan Pijamalı Yastık Kavgasında ise katılımcılar bu sefer pijama giymektedir.Det man gör på ett pyjamasparty är upp till den som håller i det.
Ancak gece, Kedi Çocuk, Baykuş Kız ve Kertenkele Pijamaskeliler'e dönüşürler.Men på natten förvandlas de till Pyjamashjältarna Kattpojken, Ugglis och Gecko.
Babamın pijamalarının üzerine smokin giymesi çılgıncaydı ve babam o pijamalarla evlendi"."En morgon sköt jag en elefant iklädd min pyjamas.
Pijama, hafif, genellikle iki parçadan oluşan ve yatmak için giyilen bir giysidir.Піжама – костюм для сну, який, зазвичай, складається із двох речей – сорочки із ґудзиками та довгих штанів.
Ancak bu kısa akımdan sonra pijamalar tekrar unutuldu.Později opět pyramida padla do zapomnění.
Barbara pijamaları ve sabahlığı üstünde odadan ayrılır.Mabel, oděná pouze v pyžamu, se pro míček vydá a zabouchne si dveře svého pokoje.
Günümüzde pijama kelimesi genellikle gecelik eşanlamlısı olarak kullanılır.V současné době je pyžamo běžný druh nočního prádla.
Heath o gece bana kendi pijamalarını vermişti.Patrick mu pak věnoval svá raná díla.
Şalvarlar bol pijamalar olup pantolon benzeridir.Legíny jsou dalším typem kalhot.
Babamın pijamalarının üzerine smokin giymesi çılgıncaydı ve babam o pijamalarla evlendi".Îi furam mingile lui tata din vestiar să mă duc să joc fotbal.”
Tom çıplak uyumayı sever ama ben pijama giymeyi tercih ederim.Lui Tom îi place să doarmă dezbrăcat, dar eu prefer să port pijama.
Tom çıplak uyumayı sever ama ben pijama giymeyi tercih ederim.Lui Tom îi place să doarmă gol dar, eu prefer să port pijama.
Ben flanel pijama giyerim.Eu port pijama din flanel.
Tom genellikle ipek pijama giyer.Tom poartă de obicei pijamale de mătase.
Tom hâlâ pijama giymeye devam ediyor.Tom încă mai continuă să poarte pijamale.
Heath o gece bana kendi pijamalarını vermişti.A nyár folyamán Piave viszonozta a látogatást.