pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Piyasa yükseldi.The market rallied.
Ben akşam yemeğini pişirdim.I cooked dinner.
Piyano çalmam zordur.It is difficult for me to play the piano.
Eve geldiğimde, akşam yemeği pişiriyordu.When I came home, he was cooking dinner.
Eve geldiğimde kız kardeşlerim yemek pişiriyordu.My sisters were cooking when I came home.
Mutfağa girdiğimde, o pilavlı tavuk köri yapıyordu.When I entered the kitchen, she was making chicken curry with rice.
Piknik tabaklarımız plastikten yapılmıştır.Our picnic plates are made of plastic.
Biz pikniği çok severiz.We adore picnics.
Tıka basa pizza ve bira aldık.We pigged out on pizza and beer.
Biz Hanako'nun piyano çalmasını rica ettik.We asked Hanako to play the piano.
Biz oturma odamızın yarısını kaplayan büyük bir piyano aldık.We bought a grand piano which took up half of our living room.
Pikniğe gitmek için güneşli havadan yararlandık.We took advantage of the sunny weather to go on a picnic.
Önümüzdeki Pazar bir pikniğe gideceğiz.We'll go on a picnic next Sunday.
Biz genellikle pişmiş balık yeriz.We usually eat cooked fish.
Biz pirinç yetiştiririz.We cultivate rice.
Bir pirinç tanesini bile harcamamamız gerekir.We shouldn't waste even one grain of rice.
Yarın bir pikniğe gideceğiz.We are to go on a picnic tomorrow.
Benim pilot olan bir arkadaşım var.I have a friend who is a pilot.
Karısı piyanist olan bir arkadaşım var.I have a friend whose wife is a pianist.
Benim piyano derslerinin fiyatı piyano kullanımını içermektedir.The price of my piano lessons includes the use of the piano.
Neden evime gelip piyano çalmıyorsun?Why don't you come to my house and play the piano?
İşim motosikletle pizza teslim etmekti.My work was to deliver pizza by motorcycle.
Kız kardeşimin bir piyanosu var.My sister has a piano.
Kız kardeşim her gün piyano çalar.My sister plays the piano every day.
Kız kardeşim yemek pişirmeye alışkın değildir.My sister isn't used to cooking.
Babam pizayı çok sever.My father likes pizza very much.
Babam iç hatlarda çalışan bir pilot.My father is a pilot on the domestic line.
Pişirmede anneme yardım ettim.I helped my mother with the cooking.
Annem iyi piyano çalar.My mother plays the piano well.
Annem her sabah ekmek pişirir.My mother bakes bread every morning.
Annem akşam yemeği pişirmekle meşgul.My mother is busy cooking supper.
Kız kardeşim iyi bir piyanist oldu.My sister has become a good pianist.
Kız kardeşim haftada iki gün piyano dersleri alır.My sister takes piano lessons twice a week.
Hayalim bir pilot olmak.My dream is to become a pilot.
Kızım piano istiyor.My daughter wants a piano.
Kızım bir piyano istiyor.My daughter wants a piano.
Bunu söylediğime pişmanım.I regret saying this.
On beş yıldır her gün piyano çalıştım.I have practiced piano every day for fifteen years.
Büyüdüğüm zaman bir pilot olmak istiyorum.I want to be a pilot when I grow up.
Buraya geldiğime pişman değilim.I don't regret coming here.
Ekmeği pirinçten daha çok severim.I like bread more than rice.
Böyle bir şey yaptığıma pişmanım.I regret having done such a thing.
Jill'in piyano çaldığını duydum.I heard Jill play the piano.
Ben Jill'in piyano çaldığını duydum.I heard Jill play the piano.
Bifteğimi orta pişmiş severim.I like my steak cooked medium well.
Öyle söylediğime pişmanım.I regret having said so.
Oraya gittiğime pişmanım.I regret going there.
Onun gerçek bir Picasso olduğuna inanıyorum.I believe it is a genuine Picasso.
Akşam yemeğini nasıl pişireceğimi biliyorum.I know how to cook dinner.
Tenis oynamaktan daha iyi yemek pişirebilirim.I can cook better than I can play tennis.
Pirinci ekmeğe tercih ederim.I prefer rice to bread.
Bir piyanist olmak istiyorum.I want to be a pianist.
Ben piyano çalamam fakat o çalabilir.I can't play the piano, but she can.
Piyano çalmada iyiyim.I'm good at playing the piano.
Ben piyanonun sesini seviyorum.I like the sound of the piano.
Piyano çalmayı seviyorum.I like playing the piano.
Biraz piyano çalarım.I play the piano a little.
Piyano çalarak iki saat geçirdim.I spent two hours playing the piano.
Piyano çalmam.I do not play the piano.
Picasso'nun çalışmalarını severim.I like the works of Picasso.