pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Sincap pizza yiyor.The squirrel is eating pizza.
Beğenseniz de beğenmeseniz de, keki ya ben pişireceğim ya da hiç pişirilmeyecek!Whether you like it or not, either I bake the cake or no one will!
Tom bana piyano çalıp çalamadığımı sordu.Tom asked me if I could play the piano.
Tom bütün ofis için bir piknik düzenledi.Tom arranged a picnic for the whole office.
Piemonte'yi kim yönetti?Who ruled Piedmont?
Piksellerle aran iyi mi?Are you good with pixels?
Pilot olmaya karar verdi.He has decided to become a pilot.
Neden Mary onunla pikniğe gidiyor?Why is Mary going on a picnic with him?
Piyasadaki bir arkadaş, sandıktaki paradan daha iyidir.A friend in the market is better than money in the chest.
Bu gece akşam yemeğini pişirmene yardım edeceğim.I'll help you cook dinner tonight.
Benim aptallığım sadece pişman olmama neden olmuyor fakat aynı zamanda beni utandırıyor.My foolishness not only causes me regret but also shames me.
Biz de onun piç olduğunu düşünüyoruz.We also think that he's a bastard.
Yemek pişirme kitaplarını okuduğumda ağzım sulanır.My mouth waters when I read cooking books.
Balık ve pirinç pilavı yedik.We ate fish and rice.
Pirinci seviyorum.I like rice.
Piller dahil değildir.Batteries not included.
Aslında bir pınar vardı, ama kurumuştu.There was a spring indeed, but it was dry.
Kim bu pisliği yapmaktan sorumluysa onu temizlemek zorunda kalacak.Whoever is responsible for making this mess will have to clean it up.
Tom Cadılar bayramı için Pikachu gibi giyinmeye karar verdi.Tom decided to dress as Pikachu for Halloween.
Gözyaşları onun gözlerinde pırıldadı.Tears shimmered in her eyes.
Tom'un pijamalarına basılmış sevimli küçük kırmızı bir sincap resmi var.Tom's pajamas have a picture of a cute little red squirrel printed on them.
Bu piyanonun yalnızca 87 tane tuşu var.This piano has only 87 keys.
Tom ve Mary gölde bir piknik planlıyorlar.Tom and Mary are planning a picnic at the lake.
Tom pisliği temizlememe yardımcı oldu.Tom helped me clean up the mess.
Tom üç somun ekmek pişirdi.Tom baked three loaves of bread.
Tom üç düzine kurabiye pişirdi.Tom baked three dozen cookies.
Tom piyano çalışıyor.Tom is practicing piano.
Tom pisliği temizledi.Tom cleaned up the mess.
Tom bir elmalı tart pişirdi.Tom baked an apple pie.
Tom buna pişman olacak.Tom will regret this.
Tom bana akşam yemeği pişirdi.Tom cooked me dinner.
Tom yemek pişirmeyi seviyor.Tom loves to cook.
Oldukça uygun olduğu için her zaman internette pizza siparişi veririm.I always order pizza over the Internet, which is quite convenient.
Margarita margarita içerken margherita pizza yapıyor.Margarita is making a margherita pizza while drinking margaritas.
Tom genellikle fasulye, pirinç patates ya da makarna yer.Tom often eats beans, rice, potatoes or pasta.
Tom yemek pişiremeyecek kadar çok tembel.Tom is too lazy to cook.
Piknik için bir zaman ayarlayalım.Let's set up a time for the picnic.
Bu, piller zayıf olduğu için iyi çalışmıyor.It's not working well because the batteries are weak.
Yemek pişirmene yardım edebilir miyim?Can I help you cook?
Yumurta sıcak suda pişmeyecek.The egg won't cook in warm water.
Bu pipo lüle taşından oyulmuş.This pipe is carved from meerschaum.
Mary Tom'a doğum günü için bir pipo verdi.Mary gave Tom a pipe for his birthday.
Bu sigara içme piposu yaban gülü kökünden yapılır.This smoking pipe is made from briar root.
Tom kendi sigara piposunu oydu.Tom carved his own smoking pipe.
Tom pipo oymayı seviyor.Tom likes carving pipes.
Tom Mary için bir pipo oydu ama o sigara içmiyor.Tom carved a pipe for Mary, but she doesn't smoke.
O benden daha iyi bir piyanisttir.She's a much better pianist than me.
Tom çok iyi piyano çalar.Tom plays the piano very well.
Tom pijamasının içinde gazete okuyordu.Tom was reading a newspaper in his pajamas.
Ben bir tane pişirdim.I baked one.
Bir şey pişirmedin.You baked nothing.
O, eti pişirdi.She cooked the meat.
O pilav yaptı.She made rice.
O, hayır kurumuna bir piyano verdi.She gave a piano to charity.
Ben geçen hafta sonu pikniğe gittim.I went on a picnic last weekend.
Hayır, senin için yemek pişirmeyeceğim.No, I won't cook for you.
Hiç kimse Emily'den daha iyi elmalı kek pişiremez.No one can bake apple cake better than Emily can.
Biraz kurabiye pişirdim.I baked some cookies.
Bu piknik için güzel bir gün.It's a pleasant day for a picnic.
Mary piliçten tüyleri yolmakla meşgul.Mary is busy plucking the feathers from the chicken.