pi ile cümle

pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un sevdiği yemeklerden biri domates çorbası ile ızgarada pişirilmiş peynirli sandviç.One of Tom's favorite meals is a grilled cheese sandwich with tomato soup.
Yangın alarmımız annem mutfakta yemek pişiriyorken bazen çalar.Our fire alarm sometimes goes off when my mother is cooking something in the kitchen.
Tom gerçekten iyi elmalı turtalar pişirebilir.Tom can bake really good apple pies.
Tom akşam yemeğini pişirdiği için Mary'ye teşekkür bile etmedi.Tom didn't even thank Mary for cooking dinner.
Tom daha çok çalışmadığı için pişmanlık duyuyor.Tom regrets not having studied harder.
Yağmura rağmen pikniğe gittik.In spite of the rain, we went to picnic.
Sanırım fırında biraz artık pizzam var.I think I have some leftover pizza in the fridge.
Sanırım pikniğe gitmek için biraz çok fazla soğuk.I think it's a little too cold to go on a picnic.
Söylediğime pişman oldumI regret what I said.
Sanrı kısa ömürlüdür ama pişmanlık uzun bir zaman sürer.Delusion is short-lived, but remorse lasts a long time.
Ben spagetti pişirmede oldukça iyiyim.I'm pretty good at cooking spaghetti.
Pizza yapmada çok iyi değilim ama Tom iyidir.I'm not very good at making pizza, but Tom is.
Oğlan piyanoyu çalıyor.The boy plays the piano.
Oğlan piyanoyu çalar.The boy plays the piano.
Hiçbir şey için pişman değilim.I regret nothing.
Pizza için teşekkürler.Thanks for the pizza.
Bir pislik gibi davranmayı kes.Stop acting like a jerk.
O bir pirinç yetiştiricisi.He's a rice farmer.
Helikopter pilotuna aşağıya bir halat göndermesini söyle!Tell the helicopter pilot to throw down a rope!
Her gün fırında pişirir misin?Do you bake every day?
Pirinç nemi sevmez. Onu iyi sakladığından emin ol.Rice does not like moisture. Be sure to store it well.
Tom bana bir pislik dedi.Tom called me a scumbag.
Pikachu bir Pokémon'dur.Pikachu is a Pokémon.
Piyanist yeniden sahneye çağırıncaya kadar alkışladılar.They clapped until the pianist played an encore.
O yemek pişirmeyi bilmiyor.She doesn't know how to cook.
O gitar çalar, o piyano çalar.She plays the guitar, he plays the piano.
Bu kurabiyeleri senin için pişirdim.I baked these cookies for you.
Tom Mary'nin neden John'la birlikte pikniğe gitmemeye karar verdiğini biliyor.Tom knows why Mary decided not to go on the picnic with John.
İyi piyano çalarım.I play the piano well.
Pil bitmiş.The battery is dead.
O, olağanüstü yetenekli piyanist olarak kabul edilirdi.He was considered an extraordinarily gifted pianist.
O, olağanüstü yetenekli piyanist olarak kabul edilir.He is considered an extraordinarily gifted pianist.
Eğer hava düzelmezse içeride piknik yapacağız.We'll have our picnic inside if the weather doesn't improve.
Makarna pişirmek kolaydır.Cooking pasta is easy.
Tom nasıl makarna pişireceğini bilmiyor.Tom doesn't know how to cook pasta.
Yavaş pişiren bir ocak aldım.I bought a slow cooker.
Tom'un saçı daima yağlı ve pis.Tom's hair is always greasy and dirty.
Çünkü saatimin pili çok küçük. Kendim değiştiremiyorum.Because the battery of my watch is very small, I can't change it by myself.
O er ya da geç buna pişman olacak.He'll regret it sooner or later.
On beş yaşından beri piyano çalıyorum.I have been playing the piano since I was fifteen.
Tom ve diğer üç kişi piknikten sonra bizim temizlik yapmamıza yardımcı olacak.Tom and three other people will help us clean up after the picnic.
Babanın gitarını satarsan pişman olacağını düşünüyorum.I think you'll regret it if you sell your father's guitar.
Tom az önce piyangoyu kazandığına inanamadı.Tom couldn't believe that he had just won the lottery.
Daha çok Fransızca çalışmadığıma pişman olmaya başlıyorum.I'm beginning to regret not studying French harder.
Okuldan ayrılırsan pişman olacağını düşünüyorum.I think you'll regret it if you drop out of school.
Tom piyano başına oturdu ve çalmaya başladı.Tom sat down at the piano and started playing.
Ben zengin olacağım. Az önce piyangoyu kazandım.I'm going to be rich. I just won the lottery.
Tom'u Mary'nin pişirdiği hiçbir şeyi yememesi konusunda uyardım.I warned Tom not to eat anything Mary cooked.
Sanırım bizimle gitmezsen pişman olacaksın.I think you'll regret it if you don't go with us.
Tom odaya girdi, iki pizza taşıyordu.Tom entered the room, carrying two pizzas.
Tom ve Mary şimdi pisliği temizliyor.Tom and Mary are cleaning up the mess now.
Tom neredeyse her gün piyano çalışır.Tom practices the piano almost every day.
Tom'un oturma odasında kuyruklu bir piyanosu var.Tom has a grand piano in his living room.
Pişirdiğin hiçbir şeyi yemeyeceğim.I'm not going to eat anything you cook.
Tom onun için pişirdiğim hiçbir şeyi yemeyecek.Tom won't eat anything I cook for him.
Tom eve dönerken bir pizza aldı.Tom picked up a pizza on his way home.
Sen lisanslı bir pilotsun, değil mi?You're a certified pilot, aren't you?
Tom er ya da geç pişman olacaktır.Tom will regret that sooner or later.
Tom klasik olarak eğitilmiş bir piyanist.Tom is a classically trained pianist.
Keşke Tom bize biraz ekmek pişirse.I wish Tom would bake us some bread.

İlgili Sayfalar