pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Patenciler pistin çevresinde hızla kaydı.The skaters glided rapidly around the rink.
Pimi sökün.Unfasten the pin.
Pislik olma.Don't be a jerk.
Karım yemek pişirmez.My wife doesn't cook.
Tom bir pislik.Tom is a mess.
Tom bir pilot.Tom is a pilot.
Tom bir pısırık .Tom is a worm.
Tom benim yardımcı pilotum.Tom is my copilot.
Tom okulu astığından pişman.Tom regrets skipping school.
Bundan pişman olmayacaksınız.You won't regret this.
Canım yemek pişirmek istemedi.I didn't feel like cooking.
Senin pişirdiğini bilmiyordum.I didn't know you cooked.
Gerçekten çok yemek pişirmem.I don't really cook much.
Ben bir şeyden pişman değilim.I don't regret a thing.
Mary bir piliç.Mary is a babe.
O gerçekten nasıl pişirileceğini biliyor.She really knows how to cook.
Tom'u işe aldığına pişman olmayacaksın.You won't regret hiring Tom.
Pizza seversin, değil mi?You like pizza, don't you?
Ayakkabıların pis kokuyor.Your shoes stink.
Buna zaten pişmanım.I already regret it.
Her hafta fırında iki ya da üç somun ekmek pişiririm.I bake two or three loaves of bread every week.
Bu öğleden sonra iki turta pişirdim.I baked two pies this afternoon.
O, piyano çaldı.He played the piano.
Pikniği iptal ettim.I called off the picnic.
Pisliği temizledim.I cleaned up the mess.
Dün gece akşam yemeği pişirdim.I cooked dinner last night.
Bunu özellikle senin için pişirdim.I cooked this especially for you.
Dün gece olandan pişman değilim.I don't regret what happened last night.
Pizza istemiyorum. Aç değilim.I don't want pizza. I'm not hungry.
Çocuklar donmuş gölet üzerinde bir hokey pisti kurdular.The boys set up a hockey rink on the frozen pond.
Yaşlı adam biraz pirinç lapası yedi.The old man ate some rice porridge.
Piknik yapmak için güzel bir yer buldum.I found a nice place to have a picnic.
O, piyadeye katıldı.He joined the infantry.
Sanırım pil bitmiş olmalı.I guess the battery must be dead.
Bana kalırsa pişmanlık en sert cezadır.For me, regret is the harshest punishment.
Öğle yemeği için pizza yedim, bu yüzden akşam yemeği için pizza istemiyorum.I had pizza for lunch, so I don't want pizza for dinner.
Ben öğle yemeği için pizza yedim.I had pizza for lunch.
Kız kardeşler piyano ve kemanla düet yaptılar.The sisters played a duet on the violin and piano.
Yarın akşam akşam yemeği pişireceğim.I will cook dinner tomorrow evening.
Yemek pişirmeyi de severim.I also love to cook.
Karım öldüğünden beri evde pişmiş yemek yemedim.I haven't had a home-cooked meal since my wife died.
Ben yemek pişirme hakkında bir şey bilmiyorum.I don't know anything about cooking.
Ben piyano çalmam.I don't play the piano.
Bundan pişman olmayacağına garanti veriyorum.I guarantee you won't regret it.
Ben bundan pişman olmamayı umuyorum.I hope I don't regret this.
Tom'a bir bıçak vermekten pişman olacağımızı biliyordum.I knew we'd regret giving Tom a knife.
Bilgisayarınıza PIN kodunuzu girdiniz mi?Did you enter your PIN into your computer?
Buna pişman olacağımı biliyorum.I know I'm going to regret this.
Soğuk pizzayı seviyorum.I like cold pizza.
Her türlü yemeği pişirmeyi severim.I like to cook all kinds of food.
Ailem için yemek pişirmeyi seviyorum.I love cooking for my family.
Yemek pişirmeni izlemeyi seviyorum.I love watching you cook.
Bunu yaptığıma pişman olabilirim.I may regret doing this.
Bir pizza sipariş edebilirim.I might order a pizza.
Bir pizza sipariş ettim.I ordered a pizza.
Biz İtalyan pizzacısına gittik.We went to an Italian pizzeria.
Bunu yaptığıma pişmanım.I regret doing that.
Bu karara pişmanım.I regret that decision.
Bu lokantada pilav olup olmadığını merak ederek içeriye girdim.Wondering if that restaurant had plov, I went inside.
Ben sadece yemek pişirmekten daha fazlasını yapabilirim.I can do more than just cook.