pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O restoranda sundukları pizza ne kadar büyük?How large is the pizza they serve at that restaurant?
O bir pislik.He's a jerk.
Bunu biraz daha uzun pişirmen gerekiyor gibi görünüyor.It looks like you need to cook this a bit longer.
Bu, piknik için güzel bir yer.This is a nice place for a picnic.
Belki bu eski piyanoyu isteyip istemediğini Tom'a sormalıyız.Maybe we should ask Tom if he wants this old piano.
Tom piposunu içiyor.Tom is smoking his pipe.
Bu tavuk çok pişmiş.This chicken is overcooked.
O, Pierre'in itiraf etmek istediğinden daha fazlasını bildiğine ikna olmuştu.She was convinced that Pierre knew more than he wanted to confess.
Şimdi her şeyi anlıyorum ve Tom'un şimdi burada benimle olmadığına pişmanım.I understand everything now and I regret that Tom is not here with me now.
Bir yüzme havuzu ve bir bovling pisti var.There's a swimming pool and a bowling alley.
O buna pişman olacak.He will regret this.
Tom tam bir pislik.Tom is full of shit.
Sen pis bir yalancısın.You're a filthy liar!
O pis bir yalancı.He's a filthy liar.
O bir pis yalancı.She's a filthy liar.
O, pisliği temizlememe yardım etti.She helped me clean up the mess.
Yemek pişiremem.I can't cook.
Gece çok geç saatlerde Tom'un piyano çalışmasına izin veremeyiz.We can't let Tom practice piano so late at night.
O pijama giyer.He wears pajamas.
Tom'un bir pislik olduğunu düşünüyordum.I thought Tom was a jerk.
Tom'un bir pislik olduğunu söylediğini sandım.I thought you said Tom was a jerk.
O acımasız bir pislik.He's a cold-hearted jerk.
İddialara göre, bir örgüt Avrupa uyuşturucu piyasasını kontrol ediyor.One organization allegedly controls the European drug market.
Bunu nasıl pişirdin?How did you cook this?
Tüm yolcular öldü, ancak pilot ve yardımcı pilot hayatta kaldı.All the passengers died, but the pilot and copilot survived.
Çok iyi yemek pişirebildiğini bilmiyordum.I didn't know you could cook so well.
Et pişiyor.The meat is cooked.
Pilot, kapıyı kapatır.The pilot closes the door.
Pişman olacağımız bir şey yapmayalım.Let's not do something we'll regret.
Bir doğum günü pastası pişirelim.Let's bake a birthday cake.
Yemek pişirmeyi sever misin?Do you like to cook?
Sizin için yemek pişirmek istiyorum.I want to cook for you.
Senin için yemek pişirmek istiyorum.I want to cook for you.
Biri pizza istiyor mu?Does anybody want a pizza?
Tom hiç pizza istemiyor.Tom doesn't want any pizza.
Tom pizzasında peperoni istiyor.Tom wants pepperoni on his pizza.
Benim için akşam yemeği pişirirsen onu isterim.I'd like it if you would cook dinner for me.
Tom Mary'nin onun bir pislik olduğunu düşünmesini istemedi.Tom didn't want Mary to think he was a jerk.
Bu pis iş ve onu yapmak istemiyorum.That's a filthy job and I don't want to do it.
Tom'la bir pikniğe gitmek istemiyorum.I don't want to go on a picnic with Tom.
Piyano çalmamı istiyorsan piyano çalacağım.If you want me to play the piano, I'll play the piano.
Senin pis işini benim yapmamı istiyorsun, değil mi?You want me to do your dirty work for you, don't you?
Bir yengeci nasıl pişireceğini biliyor musun?Do you know how to cook a crab?
Bir ıstakozu nasıl pişireceğini biliyor musun?Do you know how to cook a lobster?
Pikniğinize gelemeyeceğimi bilmenizi istiyorum.I just want you to know that I won't be able to come to your picnic.
Tom Mary'nin onun yumurtalarını pişirme tarzından mutlu değildi.Tom wasn't happy with the way Mary cooked his eggs.
Piknik için harika bir gün, değil mi?Isn't it a beautiful day for a picnic?
Biraz piyano çal.I play a little piano.
Tom piyano çalmayı durdurdu.Tom has stopped playing the piano.
Otomatik pikapta çalan bir ülke şarkısı vardı.There was a country song playing on the jukebox.
Biz odaya girer girmez Tom piyano çalmayı durdurdu.Tom stopped playing the piano as soon as we walked into the room.
Sabahleyin bundan pişman olacaksın.You'll regret this in the morning.
Almanların tipik birası pilsenerdir.The typical beer of Germans is pilsener.
Marco aç olduğu zaman bir kilo pişmiş ürünü aç kurt gibi yiyebilir.When he's hungry, Marco is capable of wolfing down a kilogram of baked goods.
Marco aç olduğunda bir kilo pişmiş yiyeceği tıka basa yiyebilir.When he's hungry, Marco is capable of stuffing himself with a kilogram of baked goods.
Yemek pişirmeyi öğrenmek zorunda kalacaksın.You'll have to learn to cook.
Pizza yapmak Tom'dan öğrendiğim bir şeydir.Making pizza is something I learned from Tom.
O, pişman olacağın bir şey.That's something you'll regret.
Pişman olacağın bir şey yapma.Don't do something you'll regret.
Pişman olacağınız bir şey yapmayın.Don't do something you'll regret.