pi ile cümle
pi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom pizza ve patates kızartmasını seviyor.Tom loves pizza and french fries.
Buna pişman olacaksın.You're going to regret this.
Bundan pişman olacağım.I'm going to regret this.
O bundan pişman olacak.She's going to regret this.
Hiçbir şeyden pişmanlık duymadım.I have no regrets.
Mary annesinin yemek pişirmesine yardım eder.Mary helps her mom cook.
Bu, Pierrot'nun kız kardeşidir.This is Pierrot's sister.
Bu, Pierrot'un kız kardeşi.That is Pierrot's sister.
O, Pierrot'nun kız kardeşi.That is Pierrot's sister.
O dans pistinde.He's on the dance floor.
Yağmur nedeniyle, piknik spor salonunda gerçekleştirildi.Because of the rain, the picnic was held in the gymnasium.
Papua Yeni Gine'ye Tok Pisin'de "Papua Niugini" denir.Papua New Guinea is called "Papua Niugini" in Tok Pisin.
Bize pil alın.You buy us batteries.
Yeni romanımız gelecek ay piyasaya çıkacak.Our new novel will come out next month.
Tom ben masadan uzaktayken pilavımın birazını yedi.Tom ate some of my rice while I was away from the table.
Tom kahvaltı için kalan pizayı yedi.Tom ate the leftover pizza for breakfast.
Tom neredeyse her gün pilav yer.Tom eats rice almost every day.
Tom açtı, bu yüzden Mary'nin bir şey pişirmesini istedi.Tom was hungry, so he asked Mary to cook something.
Yağmur yağdığı için piknik öğle yemeğimizi evde yedik.Since it was raining, we had to eat our picnic lunch indoors.
Cuma geceleri, sık sık arkadaşlarımla birlikte pizza yemeye giderim.On Friday nights, I often go eat pizza with my friends.
Domuz etini az pişmiş olmasına rağmen yedim.I ate the pork even though it was undercooked.
Geçen hafta her gün pizza yedim.I ate pizza every day last week.
Her gün ne kadar pirinç yiyorsun?How much rice do you eat every day?
Kaç kase pilav yedin?How many bowls of rice did you eat?
Her kişi için iki dilim pizza var.There are two slices of pizza for each person.
Pizarro kimi öldürdü?Who did Pizarro kill?
iPhone 5 dün piyasaya sürüldü.The iPhone 5 was released yesterday.
Tom yeni bir pikap satın aldı.Tom bought a new pickup.
Tom genellikle ipek pijama giyer.Tom usually wears silk pajamas.
Bu pisliği temizleyelim.Let's clean up this mess.
Tom Mary'nin fırında pişirdiği bir parça kek yedi.Tom ate a piece of the cake that Mary baked.
Tom pizzayı çatalla yiyor, Mary ise elleriyle.Tom eats pizza with a fork, but Mary eats it with her hands.
Eğer yiyeceksen, onu pişiririm.I'll cook it if you eat it.
Eğer yiyecekseniz, onu pişiririm.I'll cook it if you eat it.
Piyanoyu yalnız kaldıramazsın.You can't lift the piano by yourself.
Hayattaki yegâne gizem, kamikaze pilotlarının neden kask taktığıdır.The only mystery in life is why the kamikaze pilots wore helmets.
Pişmiş et hala ettir.Cooked meat is still meat.
Saat durmuş. Yeni bir pil gerekli.The clock has stopped. A new battery is needed.
Gerçekten kim olduğumu sana anlattığıma beni pişman etme.Don't make me regret telling you who I really am.
Burada kalmana izin verdiğime pişman etme.Don't make me regret letting your stay here.
Sana bu parayı ödünç verdiğime beni pişman etme.Don't make me regret lending you this money.
Tom bize bisküviler pişirirdi.Tom used to bake us cookies.
Tom bana nasıl yemek pişireceğimi öğretti.Tom taught me how to cook.
Tom Mary'ye nasıl pişirmeyi öğretti.Tom taught Mary how to cook.
Tom pizza ısmarladı.Tom ordered pizza.
Tom bir pislik gibi davrandı.Tom acted like a jerk.
Tom, pikniğe bizimle kimin geldiğini Mary'ye sorması gerektiğini söylüyor.Tom says he needs to ask Mary who's coming with us on the picnic.
O pireyi deve yapıyor.She is making a mountain out of a molehill.
Marc hatasından pişmanlık duyuyor.Marc regrets his mistake.
Onları nerede pişirdin?Where did you cook them?
Tom kapıyı açtığında pijamasını giyiyordu.Tom was wearing his pajamas when he opened the door.
Tom köpeğine bir pire tasması taktı.Tom put a flea collar on his dog.
Tom Mary'nin akşam yemeğini pişirmeye bile başlamadığını fark etti.Tom noticed Mary hadn't even started to cook dinner.
O önümüzdeki cumartesi piknik yapacak.He will have a picnic next Saturday.
Tom'un pişirdiği keki denedin mi?Did you try the cake that Tom baked?
Sana bir somun ekmek pişirdim.I baked you a loaf of bread.
Sana biraz çikolatalı kek pişirdim.I baked you some brownies.
Ben sana bazı kurabiyeler pişirdim.I baked you some cookies.
Sanırım her yıl burada bir piknik yapmalıyız.I think we should have a picnic here every year.
Tom'u pikap kamyonumun arkasında hastaneye götürdüm.I took Tom to the hospital in the back of my pickup truck.