pişmiş ile cümle
pişmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Pişmiş buğday tüm tane bulgur niteliği taşır.Alle snoepgoed brengt een laatste wals.
Hem çiğ hem pişmiş olarak tüketilebilir.Ze kunnen zowel rauw als gekookt gegeten worden.
Bu yöntem yalnızca pişmiş kile uygulanabilmektedir.Dit kan echter alleen via dure werkcoupons.
Kuyudan alınan pişmiş etler askılarda satışa sunulur.Drewno z rozbiórki zostało sprzedane na licytacji.
Yaklaşık dokuz ay sonra bebek maması sebzeleri hızla pişmiş sebzeler ile değiştirilmektedir.Dziewięć miesięcy po zapłodnieniu dojrzałe nasiona są przenoszone przez wiatr.
Hem çiğ hem pişmiş olarak tüketilebilir.Den äts både rå och tillagad.
Eski Romalılarda ise "panus mellitus", yani "balla pişmiş ekmek" gibi biliniyordu.I äldre tider ansågs det som syndigt slöseri med ”tvesovling”, det vill säga dubbelt pålägg på smörgåsen.
Büyük salonun döşemeleri altın tuğlalarla (pişmiş çamur balçık) kaplandı.В них сіль виварювали у великих сковородах (чренах).
Bu balık iyi pişmiş.Ця риба готова.
Onlar da Sümerler gibi tapınaklarını ve saraylarını pişmiş kil tuğlalarla yaptılar.Podobně i Keltové ozdobenými stromky či větvemi uctívali boha Slunce.
Pişmiş topraktan yapılma idollerin çoğu hayvan heykelcikleridir.Převážná většina prodávaných ryb pochází z umělého chovu.
Bu yöntem yalnızca pişmiş kile uygulanabilmektedir.Acestea puteau produce doar abur saturat.
Kubbeler, sütunlar ve taraçalar pişmiş tuğla ve asfalttan yapılmıştı.A pillérek, boltozatok és a teraszok égetett téglából és aszfaltból készültek.”
İyi pişmiş, kabarmış çöreğe benzer.Se on hyvin keitettynä syömäkelpoinen.
Kuru fasulye, Türk mutfağında pişmiş bir fasulye yemeğidir.Turkkilaisessa keittiössä keittoa vastaa kuru fasulye ja arabialaisessa keittiössä fasoulia.
Az pişmiş bifteği sever.Rakastaa juustopurilaisia.
Bazı durumlarda, tteok pişmiş tanelerden dövülür.Joissain tapauksissa jyvät irrotettiin polkemalla.
Az pişmiş bifteği sever.Hun elsker peanut butter.
Pişmiş toprak figürin parçaları insan ve hayvan betimlemeleridir.De mangefarvede kalkmalerier består af mennesker og dyrefigurer.
Hem çiğ hem pişmiş olarak tüketilebilir.Det kan spises råt og tilberedt.
Khanom thuai talai (Tayca: ขนมถ้วยตะไล) - Buharda pişmiş tatlı hindistan cevizi jölesi ve krema.Kanom tan (Thai: ขนมตาล): kue kelapa.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."また同地で大石組を旗揚げし確固たる地盤を築いた。
İyi pişmiş, kabarmış çöreğe benzer.ぬたに似た料理である。
Eski Romalılarda ise "panus mellitus", yani "balla pişmiş ekmek" gibi biliniyordu.古代ローマの市民には、「パーヌス・メリトゥス (panus mellitus)」すなわち蜂蜜を塗って焼いたパンは馴染みのあるものだった。
Genelde pişmiş topraktan yapılır.これらは通常トウモロコシの生地で作る。
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."俺答薄京師,國忠趨入衞,壁沙河北。
Küçük buluntular içinde pişmiş topraktan hayvan figürinleri büyük çoğunluğu oluşturmaktadır.微生物侵襲大部分大型動物暴露的大面積垃圾碎片。
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."만년에는 단강(丹江) 근처에 영귀정(詠歸亭)을 짓고 시사(詩詞)로 소일(消日)하였다.
"Biz insanı pişmiş çamurdan, değişmiş cıvık balçıktan yarattık."(וְ)חָנֵּנוּ מֵאִתָּךְ (יש מנקדים מֵאִתְּךָ) דֵּעָה בִינָה וְהַשְכֵּל.
Az pişmiş bifteği sever.אוהב חביתה עם פטריות.
Hem çiğ hem pişmiş olarak tüketilebilir.И двете части могат да се ядат сурови или сготвени.
Bunlara göre maza hem pişmiş hem de çiğ olarak servis edilebilirdi.Kao što joj i ime kaže, ova gljiva se može jesti i sirova.
Onda onarıcı izler Pişmiştir söylenen sözler.Vznikajú deformáciou slov, ktoré Polepetko poplietol.
Hem çiğ hem pişmiş olarak tüketilebilir.Korenje lahko uživamo tako surovo kot kuhano.
İyi pişmiş, kabarmış çöreğe benzer.Valgomas gerai išvirtas, menkavertis.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Chcem, aby ste vedeli, že ja, môj brat a sestra naozaj radi jeme pečené kelové lupienky.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Haluan teidän tietävän, että minä, veljeni ja sisareni itse asiassa pidämme paistetuista kaalilastuista.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Ik wil dat u weet dat ik, mijn broer en zus gebakken boerenkoolschijfjes lekker vinden.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Jag vill att ni ska veta att jag, min bror och min syster faktiskt gillar att äta grönkålschips.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Já, můj bratr a moje sestra máme rádi chipsy z pečené kapusty.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Jeg, min bror og min søster kan faktisk godt lide at spise grønkålschips.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Je veux que vous sachiez que moi, mon frère et ma soeur aimons vraiment manger des chips de choux.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.저는 여러분이, 저와 저의 형제 자매들이 실제로 구운 케일 칩을 먹는 것을 좋아한다는 걸 아셨으면 합니다.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.lubimy chipsy z kapusty włoskiej.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Quero que saibam que eu e os meus irmãos gostamos de comer folhas de couve assadas no forno.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Quiero que sepan que a mi hermano, a mi hermana y a mí nos gusta la col verde al horno.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Saya ingin kita tahu bahwa saya, dan saudara-saudara saya sebenarnya menyukai kripik kubis.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Sie sollten wissen, dass mein Bruder und meine Schwester Fritten aus Kohl wirklich gerne essen.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Tôi muốn các bạn biết rằng tôi, anh trai và chị gái thực sự rất thích ăn các loại snack rau cải nướng.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Tudniuk kell, hogy én és a testvéreim tényleg szeretjük a sült kelkáposzta szirmot.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Vreau să ştiţi că mie, fratelui meu şi surorii mele ne place într-adevăr să mâncăm chipsuri de napi.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Θέλω να ξέρετε ότι σε εμένα, στον αδερφό μου και την αδερφή μου μας αρέσουν τα τσιπς από ψημένο λάχανο.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Искам да знаете, че аз, брат ми и сестра ми, всъщност обичаме да ядем чипс oт печено зеле.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Я хочу, чтобы вы знали, что я, мой брат и сестра любим есть чипсы из капусты.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.Я хочу, щоб ви знали, що я, мої брат та сестра насправді любимо їсти печені чіпси з капусти.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.אני רוצה שתדעו שאני, אחי ואחותי באמת אוהבים לאכול צ'יפס כרוב אפוי.
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.واريدكم ان تعلموا .. انني . .واخي .. واختي نحب اكل رقائق الكرنب
Benim, abimin ve kız kardeşimin gerçekten de fırında pişmiş lahana yemeği sevdiğimizi bilmenizi istiyorum.ケールチップを食べているんです この様な考えをこれから行く先々で広めたいです
"Ben şeker saçımı gerekir, ben de kahverengi pişmiş var.""Ai prea copt mi-maro, trebuie să zahăr parul meu."
"Ben şeker saçımı gerekir, ben de kahverengi pişmiş var.""Ali ste me pečejo tudi rjave, moram sladkorja moje lase."