Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.만약 여러분이 구글에서 '후회'와 '문신'을 같이 검색하신다면 여러분은 천백오십만 개의 검색 결과를 얻게 됩니다
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Nếu bạn tra Google chữ hối hận và vết xăm, bạn sẽ có 11.5 triệu kết quả.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Pokud "vygooglíte" lítost a tetování, dostanete 11 a půl milionu výsledků.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Se cercate "rimorso" e "tatuaggio" su Google, ottenete 11,5 milioni di risposte.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Se pesquisarem no Google "arrependimento" e "tatuagem", vão encontrar 11,5 milhões de respostas.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Si googlean arrepentimiento y tatuaje, obtendrán 11,5 millones de visitas.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Si vous cherchez regret et tatouage dans Google, vous obtenez 11,5 millions de réponses.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Wenn Sie Bedauern und Tattoo googeln, kriegen Sie 11,5 Millionen Treffer.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Αν ψάξετε στο Google τις λέξεις μετάνιωμα και τατουάζ, θα βρείτε 11.5 εκατομμύρια αποτελέσματα.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Если вы наберете в Гугл сожаление и татуировка, вы получите 11,5 миллионов ответов.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.Якщо ви загуглите "шкодувати" та "тату" ви одержите 11.5 мільйонів співпадіннь.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.אם תחפשו בגוגל "חרטה" ו-"קעקוע", תקבלו 11.5 מליון לינקים.
Google'da pişmanlık ve dövme diye arama yaparsanız, 11.5 sayfa karşınıza çıkar.إن قمتم بالبحث عن كلمة ( الوشم + الندم )، سوف تحصلون على 11.5 مليون نتيجة بحث
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.Dennoch, sterben zu können ohne besondere Reue, nicht hingeschlachtet oder versklavt worden zu sein.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.E pure, poter morire senza particolare contrizione, senza essere stato assassinato, o fatto schiavo.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.Jednak, móc umrzeć bez specjalnego żalu nie w rzezi czy w zniewoleniu,
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.아직, 특별한 뉘우침 없이 죽을 수 있는 것은 살육당하지 않았고, 노예로 구속당하지 않았던 것은.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.Ser capaz de morir sin especial arrepentimiento, sin que me hayan matado, o esclavizado.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.Şi totuşi, să poţi muri fără nicio remuşcare specială, fără să fi fost măcelărit, sau supus sclaviei.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.И все пак да можеш да умреш без никакво специално угризение, без да си бил посечен или поробен.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.Но, чтобы смочь умереть без особого раскаяния, чтобы не убили и не поработили.
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.ועם זאת, להיות מסוגל למות בלי נקיפות-מצפון מיוחדות, מבלי שיטבחו או ישעבדו אותך,
Hala ölebilecek olmak özel bir pişmanlık duymadan, öldürülmeden ya da esir edilmeden.مازلت قادر على الموت مع عدم وجود ندم خاص لم تذبح , ولم تستعبد
Hmm, tamam, puff, hayatımdaki pişmanlıklardan biri hiç bir zaman köpeğimin olamayacağı.OK, ähm, was ich am meisten bereue im Leben ist das ich niemals einen Hund hatte.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Alles in allem war es einfach ein komplett sinnfreier Austausch von Geld, den ich bereuen würde.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.A tím pádem to bude naprosto zbytečná ztráta peněz, které budu litovat.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Átlagát véve, ez csak egy teljesen értelmetlen pénzcsere, amit megbánnék.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Em média, era apenas uma troca de dinheiro completamente inútil que eu viria a lamentar.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.En moyenne, ce n'était qu'un échange tout à fait inutile d'argent que j'allais regretter.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.En promedio sería un simple intercambio de dinero sin sentido, lo que lamentaría.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Gemiddeld genomen was het een onzinnige gelduitwisseling waar ik spijt van zou hebben.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.I gennemsnit ville det være en fuldstændig vilkårlig udveksling af penge, som jeg ville fortryde.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.În medie, era doar un schimb de bani complet inutil pe care l-aş regreta.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.평균적으로는, 제가 후회하게 될 완전히 의미없는 돈의 교환이겠지요.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Ma sarebbe stato un inutile scambio di denaro di cui mi sarei pentito.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Rata-rata, itu hanyalah pergantian kepemilikan uang yang tidak bermakna yang akan saya sesali.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.W uśrednieniu: całkowicie bezcelowa wymiana gotówki, której bym żałował.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Вийде цілковито безцільний рух грошей, про який я згодом шкодуватиму.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.Като цяло това е едно напълно безсмислено разменяне на пари, за което ще съжалявам.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.בממוצע, יהיה זה חילוף כספים מיותר לחלוטין שאני אתחרט עליו.
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.في الواقع، كان هدر للمال لا منطق له ندمت عليه لاحقاً
İşin özü, bu sonucunda pişmanlık duyacağım manasız bir para değişimiydi.今では後悔しています。 笑
Kalbim pişmanlıkla doluMon cœur est si plein de regret
Katillerin ve hırsızların varlığı pişman hissetmemize yol açıyor. Ancak savaşlardan pişmanlık duymuyoruz!Възмутени сме от убиец или крадец, но не сме възмутени от войната.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.A ideia não é viver sem quaisquer arrependimentos.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Cái chính không phải là sống không nuối tiếc.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Es geht nicht darum, ohne Bedauern zu leben.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Het punt is niet te leven zonder spijt.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Il punto non è vivere senza rimorsi.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Ini bukanlah tentang hidup tanpa penyesalan.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.어떤 후회도 없이 사는 것이 중요한 게 아닙니다
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.La cuestión no es vivir sin ningún remordimiento.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.La question n'est pas de vivre sans aucun regret.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Nejde o to, žít bez lítosti.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Nem az a lényeg, hogy sajnálkozás nélkül éljünk.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Nie chodzi tu o życie, w którym niczego nie żałujemy.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Pointen er ikke at leve uden fortrydelse.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Scopul nu este să trăim fără regrete.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Το νόημα δεν είναι να ζούμε χωρίς να μετανιώνουμε.
Mesele hiç pişmanlık duymamak değil.Й суть не в тім, щоб жити не шкодуючи.