Son pişmanlık fayda etmez.It is no use crying over spilt milk.
Bütün hatalarına rağmen hiç bir pişmanlık hissetmedi.For all his failures, he did not feel so at all.
İleride pişmanlık duymak istemiyorsan elinden geleni yapmalısın.You must do all you can lest you should regret later.
Okuldayken tembel olduğum için pişmanlık duyuyorum.I regret having been lazy in my school days.
Yapmış olduğumdan hiçbir pişmanlık duymuyorum.I have no regrets for what I have done.
Hatamdan pişmanlık duydum.I came to regret my mistake.
Bence herkes biraz pişmanlık ile kendi çocukluğuna geri bakar.I think everyone looks back on their childhood with some regret.
Pişmanlıkla iç çekti.He sighed with regret.
Suçu için hiç pişmanlık göstermedi.He exhibited no remorse for his crime.
Ona kaba davrandığı için pişmanlık hissetti.She felt regret for having been rude to him.
Karardan pişmanlık duyduğunu söyledi.He said he regretted the decision.
Tom'un yaptığından pişmanlık duyup duymayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom regrets what he did.
Tom gece geç saatlerde verdiği karardan pişmanlık duyuyor.Tom regrets the decision he made late last night.
Tom, Mary'yi John'a tanıştırdığından pişmanlık duyuyor.Tom regrets having introduced Mary to John.
Tom yaptığından pişmanlık hissetti.Tom felt remorse for what he had done.
Tom'un çok sayıda pişmanlıkları var.Tom has many regrets.
Annesinin kaybı ona acı ve pişmanlık getirdi.The loss of her mother brought upon him pains and regrets.
Sana söylediğim için pişmanlık duyuyorum.I regret telling you.
Pişmanlık duymuyor.He has no remorse.
Hiçbir şeyden pişmanlık duymadım.I have no regrets.
Marc hatasından pişmanlık duyuyor.Marc regrets his mistake.
Tom durduğuna pişmanlık duyuyor.Tom regrets stopping.
Bana kalırsa pişmanlık en sert cezadır.For me, regret is the harshest punishment.
Tom daha çok çalışmadığı için pişmanlık duyuyor.Tom regrets not having studied harder.
Sanrı kısa ömürlüdür ama pişmanlık uzun bir zaman sürer.Delusion is short-lived, but remorse lasts a long time.
Bundan hiç pişmanlık duymuyorum.I don't regret it one bit.
Tom onun yaptığından pişmanlık duyar.Tom regrets doing what he did.
Yüzü derin üzüntü ve pişmanlık ifade ediyor.His face expresses deep sorrow and repentance.
Dün gece olanlar için pişmanlık duyuyor musun?Do you regret what happened last night?
Tecavüzcü, yargılanması sırasında hiçbir pişmanlık işareti göstermedi.The rapist showed no signs of remorse during his trial.
Annesinin kaybı ona üzüntü ve pişmanlık getirdi.The loss of his mother brought him sorrow and regret.
Tom sana karşı kaba davranmaktan pişmanlık duyduğunu söylüyor.Tom says he regrets having been rude to you.
Sosyopatlar işledikleri suçlar için nadiren pişmanlık ya da suçluluk hissi duyarlar.Sociopaths rarely display remorse or feelings of guilt for their crimes.
Tom, savaş sırasındaki eylemleri için pişmanlık duymaya başladı.Tom began to experience remorse for his actions during the war.
Bu kararından pişmanlık yaşamayacaksın.You're going to live to regret this decision.
Yaptıkların için pişmanlık duyuyor musun?Do you regret what you did?
Hepimizin pişmanlıkları var.We all have regrets.
Tom kararından pişmanlık duymadığını söyledi.Tom said that he doesn't regret his decision.
Hiçbir şeyden pişmanlık duymuyorum.I don't regret anything.
Kesinlikle hiç pişmanlıklarım yok.I have absolutely no regrets.
O kesinlikle hiçbir pişmanlık belirtisi göstermedi.She showed absolutely no sign of remorse.
Benim bir sürü pişmanlıklarım var.I have a lot of regrets.
Tom pişmanlıkları olmadığını söyledi.Tom said he had no regrets.
Pierrette'nin ölümüyle ilgili olanların en ufak pişmanlıkları yoktu.The people who were involved in Pierrette's death do not have the slightest regrets.
En çok neyden pişmanlık duyuyorsun?What do you regret most?
Tom hiçbir pişmanlık ifade etmedi.Tom expressed no remorse.
Tom hiçbir pişmanlık göstermedi.Tom expressed no remorse.
Tom hatasından pişmanlık duyuyor.Tom regrets his mistake.
Hayatımın en büyük pişmanlıklarından biri.It's one of the biggest regrets of my life.
Emeklilik konusunda pişmanlık duymuyorum.I have no regrets about retiring.
Eylemleri için hiçbir pişmanlık göstermedi.He didn't show any remorse for his actions.
Fadıl pişmanlık duyuyordu.Fadil sounded remorseful.
Pişmanlık, Leyla'yı mahvetti.Remorse overwhelmed Layla.
Onu daha önce yapmadığın için pişmanlık duyuyor musun?Do you regret not doing that earlier?
Sami o konuda hiç pişmanlık duymadı.Sami had no remorse about that.
Boston'a gitmekten gerçekten pişmanlık duyuyorum.I really regret going to Boston.
Bunu yapmaktan pişmanlık duyuyor musun?Do you regret having done that?
Tom bunu yapmaktan pişmanlık duyduğunu söyledi.Tom said he regrets doing that.
Tom bana hiç pişmanlık duymadığını söyledi.Tom told me he had no regrets.
Hiç pişmanlıklarım yoktu.I haven't had any regrets.