pişirmek ile cümle

pişirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tuz, yemek pişirmek için gereklidir.Salt is necessary for cooking.
Jack bizim için yemek pişirmekle meşgul.Jack is busy cooking for us.
Jane bana yemek pişirmek isteyip istemediğimi sordu.Jane asked me if I would like to cook.
Karım dışarıda yemeyi sever ve bu yüzden yemek pişirmek zorunda değildir.My wife likes to eat out and so she doesn't have to cook.
Annem akşam yemeği pişirmekle meşgul.My mother is busy cooking supper.
Şu anda yemek pişirmekle meşgulüm.I am busy cooking at the moment.
Bugün akşam yemeği pişirmek zorundayım.I have to cook dinner today.
Annesi yemek pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking the dinner.
Annesi akşam yemeğini pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking the dinner.
Herkes için yemek pişirmek zorunda kalacak.She will have to cook for everyone.
O, akşam yemeği pişirmekle meşgul.She is busy cooking dinner.
Annem, akşam yemeğini pişirmekle meşgul.Mother is busy cooking the dinner.
Annesi akşam yemeği pişirmekle meşguldü.Her mother was busy cooking dinner.
Mangal et pişirmek için bir yoldur.Barbecuing is one way to cook meat.
Bu gece tavuk pişirmek istiyorum.I'd like to cook chicken tonight.
Fasulye pişirmek için favori tarzın nedir?What's your favorite way to cook beans?
Patates pişirmek için favori tarzınız nedir?What's your favorite way to cook potatoes?
Alabalık pişirmek için favori tarzın nedir?What's your favorite way to cook trout?
Tom, akşam yemeğinde pişirmek için biraz pahalı et satın aldı.Tom bought some expensive meat to cook for dinner.
Tom tavuğu Mary'nin hoşlandığı şekilde pişirmektedir.Tom cooks chicken just the way Mary likes it.
Aileme yemek pişirmek için gereğinden daha fazla zaman harcamayacağım.I didn't want to spend any more time than necessary cooking for my family.
Çoğu kişi yağla yemek pişirmek yerine tereyağıyla yemek pişirmeyi tercih eder.Many people prefer to cook with butter instead of oil.
Tom'un canı yemek pişirmek istemiyor.Tom doesn't feel like cooking.
Yemek pişirmek istemiyorum.I don't want to cook.
Evde yemek pişirmek bir lokantada yemek yemekten daha sağlıklıdır.Cooking at home is healthier than eating out at a restaurant.
Tom bu akşam akşam yemeğini pişirmek zorunda.Tom has to cook dinner tonight.
Benim hobim pişirmektir.My hobby is cooking.
Yemek pişirmek çok zaman alır.Cooking takes too much time.
Annem akşam yemeğini pişirmekle meşguldü.My mother was busy cooking dinner.
Mary ekmek pişirmekten hoşlanır.Mary likes to bake bread.
Daha çok yemek pişirmek zorunda kalacaksın.You'll have to cook more food.
Biz spagetti pişirmek için su kaynatıyoruz.We boil water to cook spaghetti.
Yumurtaları pişirmek için suyu kaynatırsın.You boil water to cook eggs.
Bunu pişirmek birkaç saatimi aldı.It took me several hours to cook it.
Onların işi askerler için yemek pişirmek.Their job is to cook for the soldiers.
Sizin için yemek pişirmek istiyorum.I want to cook for you.
Senin için yemek pişirmek istiyorum.I want to cook for you.
Canım yemek pişirmek istemedi.I didn't feel like cooking.
Ben sadece yemek pişirmekten daha fazlasını yapabilirim.I can do more than just cook.
Makarna pişirmek kolaydır.Cooking pasta is easy.
Tom canı nadiren yemek pişirmek ister.Tom seldom feels like cooking.
Akşam yemeğini pişirmek zorundayım.I have to cook dinner.
Bu gece yemek pişirmek için kimin sırası?Whose turn is it to cook tonight?
Tom Çin yemeği pişirmekle ilgilenmiyordu. Sadece yemek istiyordu.Tom wasn't interested in learning how to cook Chinese food. He just wanted to eat it.
Yemek pişirmek benim gizli tutkumdur.Cooking is my secret passion.
Bugün ne pişirmek istiyorsun?What do you want to cook today?
Pastayı pişirmek yumurta kızartmaktan çok daha fazla zaman alır.Baking a cake takes more time than frying an egg.
Çorba pişirmek için büyük bir tencere kullanırım.I use a big pot to cook soup.
Yemek pişirmekten hoşlanırım ama sonrasında temizlik yapmayı sevmiyorum.I enjoy cooking, but I don't like the cleaning up afterwards.
Tom gerçekten yemek pişirmekten hoşlanır.Tom really enjoys cooking.
Bir pasta pişirmek için ipuçları.Tips to bake a cake.
Mutfakta ekmek pişirmek için bir fırın var.There is an oven to bake bread in the kitchen.
Ben yemek pişirmekten nefret ederim, ya sen?I hate cooking. How about you?
Evin arkasında ekmek pişirmek için bir tuğla fırın var.Behind the house there is a brick oven for baking bread.
Canım yemek pişirmek istemiyor.I don't feel like cooking.
Bugün canım yemek pişirmek istemiyor.I don't feel like cooking today.
Bu gece canım yemek pişirmek istemiyor.I don't feel like cooking tonight.
Tom çok gençken fırında pişirmekle ​​ilgilenmeye başladı.Tom became interested in baking when he was very young.
Tom ve Mary'nin her ikisi de yemek pişirmekten hoşlanır.Tom and Mary both like to cook.
Teyzem yemek pişirmekle meşguldü.My aunt engaged herself in teaching cooking.
İlgili Sayfalar