pişirme ile cümle

pişirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yarın akşam yemeği için ne pişirmeyi planlıyorsun?What are you planning on cooking for dinner tomorrow?
Sen hiç onları kızartma yerine patateslerini fırında pişirmeyi düşündün mü?Have you ever thought about baking your potatoes instead of frying them?
Tom Mary'nin ona yiyecek bir şey pişirmesini istedi.Tom wanted Mary to cook him something to eat.
Çorba pişirmek için büyük bir tencere kullanırım.I use a big pot to cook soup.
Pişirmeye gelince Tom bir uzmandır.Tom is an expert when it comes to cooking.
Tom'un yemek pişirmesi umduğumdan daha lezzetliydi.Tom's cooking was more delicious than I expected.
Domuzu biraz daha pişirmeliydim.I should've cooked the pork longer.
Tom Mary'nin akşam yemeği için ne pişirmeyi planladığını biliyordu.Tom knew what Mary was planning to cook for dinner.
Neden akşam yemeğini henüz pişirmedin?Why haven't you cooked dinner yet?
Pişirme süresini 1 dakika 45 saniyeye ayarlayın.Set cooking time for 1 minute 45 seconds.
Tom Mary'nin sebze pişirme tarzını sevmiyordu.Tom didn't like the way Mary cooked vegetables.
Tom Mary'nin pişirme tarzını sevmiyordu.Tom didn't like the way Mary cooked.
Biz bir günde binden fazla tavuk pişirmeyi başardık.We managed to cook more than a thousand chickens in one day.
Yemek pişirmede iyi değildir.She is not good at cooking.
Tom bana yemek pişirmeyi isteyip istemediğimi sordu.Tom asked me if I would like to cook.
Annemin yemek pişirmesini özlüyorum.I miss my mom's cooking.
Yemek pişirmede size yardım etmemi ister misiniz?Do you want me to help you with the cooking?
Güzel yemek pişirmenin püf noktası, kaliteli ve taze malzemeler kullanmaktır.The key to cooking good food is using high-quality, fresh ingredients.
Yemek pişirmekten hoşlanırım ama sonrasında temizlik yapmayı sevmiyorum.I enjoy cooking, but I don't like the cleaning up afterwards.
Eti pişirmeden önce buzunu çöz.Defrost the meat before cooking it.
Ne tür yemek pişirmeyi seversin?What kind of food do you like to cook?
Pastayı pişirmeyi bitirin.Finish baking the pie.
Mary bana kek pişirmeye söz verdi ama sonra sözünden döndü.Mary promised to bake me a cake, but then she reneged.
Bu pişirme tekniği unutulmaya yüz tuttu.This cooking technique has passed into oblivion.
Tom, Mary'nin ona akşam yemeği pişirmesini istedi.Tom wanted Mary to cook him dinner.
Tom gerçekten yemek pişirmekten hoşlanır.Tom really enjoys cooking.
Tom yemek pişirmede çok iyidir.Tom is very good at cooking.
Prenses yemek pişirmeye düşkündü.The princess was fond of cooking.
Neden yemek pişirmede bu kadar iyisin?Why are you so good at cooking?
Bunu mikrodalgada ne kadar pişirmem lazım?How long should I microwave this?
Bir pasta pişirmek için ipuçları.Tips to bake a cake.
Senin için bir şey pişirmemi ister misin?Would you like me to cook something for you?
Sebzeleri çok pişirmemek için dikkatli olun.Be careful not to overcook the vegetables.
Ben profesyonel olarak hiç yemek pişirmedim.I've never cooked professionally.
Tom yemek pişirmede Mary'ye yardımcı olur.Tom helps Mary with the cooking.
Tom'dan yemek pişirmeyi öğrendim.I learned to cook from Tom.
Çocuk annesinin yemek pişirmesini izledi.The kid watched her mother cook.
Mutfakta ekmek pişirmek için bir fırın var.There is an oven to bake bread in the kitchen.
Gerildiğimde, ben saatlerce yemek pişirmeye başlarım.When I'm stressed, I start cooking for hours.
Tom fotoğrafçılığı, yemek pişirmeyi ve video oyunlarını sever.Tom likes photography, cooking and video games.
Onları kızgın yağda pişirmeden önce çöreklerin bazılarının içine elma dilimleri koydum.I put apple slices into some of the doughnuts before I deep-fried them.
Birlikte yemek pişirmemize izin ver.Let us cook dinner together!
Tom Mary'yi John'un doğum günü partisi için bir kek pişirmeye ikna etti.Tom talked Mary into baking a cake for John's birthday party.
Tom Mary'yi John'un doğum günü partisi için bir kek pişirmeye ikna edemedi.Tom wasn't able to talk Mary into baking a cake for John's birthday party.
Hobilerim yemek pişirme ve okuma.My hobbies are cooking and reading.
Ben yemek pişirmekten nefret ederim, ya sen?I hate cooking. How about you?
Ben yemek pişirmem.I don't cook.
Tom yemek pişirmede çok iyi değildir.Tom isn't very good at cooking.
Bugün Tom'un yemek pişirmesini isteyeceğim.I'll ask Tom to cook today.
Böyle yemek pişirmeyi nerede öğrendin?Where did you learn to cook like this?
Evin arkasında ekmek pişirmek için bir tuğla fırın var.Behind the house there is a brick oven for baking bread.
Tom yemek pişirmede iyi değildir.Tom isn't good at cooking.
Tom yemek pişirmeyi sever.Tom loves cooking.
Canım yemek pişirmek istemiyor.I don't feel like cooking.
Bugün canım yemek pişirmek istemiyor.I don't feel like cooking today.
Bu gece canım yemek pişirmek istemiyor.I don't feel like cooking tonight.
Tom'un bu akşam yemek pişirmesine gerçekten izin vereceksin değil mi?Are you really going to let Tom cook dinner tonight?
Tom yemek pişirmenin erbabıdır.Tom is a dab hand at cooking.
Tom çok gençken fırında pişirmekle ​​ilgilenmeye başladı.Tom became interested in baking when he was very young.
Açıkçası yemek pişirmeyi seviyorsun.Obviously you love cooking.
İlgili Sayfalar