pişirme ile cümle
pişirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Kadının büyük bir aile yemeği için domuz pişirmesi.ハムの端を切り落とし
Kenardaki yemek tariflerini görüyor musunuz? Bunlar yemek pişirme derslerimde çocukların öğrendiği tarifler.Z boku są przepisy na potrawy, które dzieci przygotowują na lekcjach gotowania.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.ומתתיה מן הלוים הוא הבכור לשלם הקרחי באמונה על מעשה החבתים׃
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.En af Leviterne, Mattitja, Koraiten Sjallums førstefødte Søn. havde det Hverv at tillave Bagværket.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.In Matitiju, izmed Levitov – on je bil prvenec Saluma Korahovca – je bilo poverjeno, kar se je peklo v ponvi.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.고라 자손 살룸의 장자 맛디댜라 하는 레위 사람은 남비에 지지는 것을 맡았으며
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.Matatiáš pak z Levítů, prvorozený Salluma Choritského, správcí byl těch věcí, kteréž se na pánvi smažily.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.Matitia, unul din Leviţi, întîiul născut al lui Şalum Coreitul, avea grijă de turtele coapte în tigaie.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.Matthithia, l`un des Lévites, premier-né de Schallum le Koréite, s`occupait des gâteaux cuits sur la plaque.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.Och Mattitja, en av leviterna, koraiten Sallums förstfödde, hade på heder och tro uppsikten över bakverket.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.Og Mattitja, en av levittene, korahitten Sallums førstefødte sønn, var betrodd å tillage bakverket.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.Und Matthithja, aus den Leviten, dem ersten Sohn Sallums, des Korahiters, waren vertraut die Pfannen.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.А Мататия, който бе от левитите, първородният на корееца Серум, надзираваше печените в тава жертви .
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.Маттафии из левитов, – он первенец Селлума Кореянина, – вверено было приготовляемое на сковородах.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.ومتثيا واحد من اللاويين وهو بكر شلوم القورحي بالوظيفة على عمل المطبوخات.
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.利 未 人 瑪 他 提 雅 是 可 拉 族 沙 龍 的 長 子 、 他 緊 要 的 職 任 是 管 理 盤 中 烤 的 物
Korahoğullarından Şallumun ilk oğlu Levili Mattitya sacda pide pişirme görevine atanmıştı.利未 人 瑪 他 提雅 是 可拉族 沙龍 的 長子 、 他 緊要 的 職任 是 管理 盤 中 烤 的 物
KORO. (Hangi pişirmek ve bebek katıldı):(Ve kterém vaří a dítě připojili):
KORO. (Hangi pişirmek ve bebek katıldı):"うわー! WOW!すごい!"
Kristal met mi pişirmek istiyorsun?Chcesz gotować metę?
Kristal met mi pişirmek istiyorsun?¿Tú quieres cocinar metanfetamina?
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Ada kerahasiaan sebagai banyak tentang memasak seolah-olah dia memiliki desain untuk meracuni Anda.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.C'è segretezza tanto circa la cucina come se avesse un progetto per avvelenare voi.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Có càng nhiều bí mật về nấu ăn như ông đã có một thiết kế độc.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Der er så meget hemmelighedskræmmeri om madlavning som om han havde et design at forgifte dig.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Det är så mycket hemlighetsmakeri om matlagning som om han hade en konstruktion för att förgifta dig.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Er is zo veel geheimhouding over de koken alsof hij een ontwerp voor u te vergiftigen.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Es gibt so viel Verschwiegenheit über das Kochen als ob er ein Design für Sie Gift hatte.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Il ya le secret autant sur la cuisine, comme s'il avait une conception de vous empoisonner.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.그가 당신에게 독약을 디자인이있다면 같은 요리에 대한 많은 비밀이있다.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Não há sigilo tanto sobre a cozinhar como se tivesse um projeto para envenená-lo.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.No es el secreto tanto de la cocina como si hubiera un diseño para el veneno.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Nu este secret la fel de mult despre gătit de parcă ar fi un design pentru a vă otravă.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Obstaja toliko skrivnosti o kuhanju kot če bi imel v primeru modela za vas strup.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.On niin paljon salaperäisyyttä ruoanlaitto kuin hän oli suunnittelusta myrkkyä sinulle.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Tam je tolik tajemství o vaření, jako by měl návrh otrávit vás.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Tam je toľko tajomstvo o varení, ako by mal návrh otráviť vás.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Tyle tajemnicy na temat gotowania, jak gdyby projekt otruć Ciebie.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Van annyi titok a főzés, mintha egy tervezési megmérgezni téged.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Υπάρχει τόση μυστικότητα για το μαγείρεμα σαν να είχε ένα σχέδιο για να σας δηλητήριο.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Има толкова тайна за готвене, като ако той имаше дизайн, за да ви отрова.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Існує стільки про таємницю приготування їжі, як ніби він дизайну отруїти вас.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.Существует столько о тайне приготовления пищи, как будто он дизайна отравить вас.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.יש סודיות כל כך הרבה על בישול, כאילו יש לו עיצוב להרעיל אותך.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.هناك الكثير عن السرية الطبخ كما لو كان لديه تصميم لتسميم لك.
O zehir bir tasarım sanki pişirme hakkında çok gizlilik yoktur.私は多くの人の敷地内でされていることを承知し、かつ合法的にだったかもしれない
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Ale on rzekł do mnie: Oto daję ci łajna wołowe miasto łajen człowieczych, abyś sobie przy nich napiekł chleba.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››A riekol mi: Vidz, dal som ti kravský trus miesto lajna človeka, a teda pripravíš svoj chlieb na tom.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Egli mi rispose: «Ebbene, invece di escrementi umani ti concedo sterco di bue; lì sopra cuocerai il tuo pane»
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››És mondá nékem: Nézd, marhaganéjt engedek néked emberi tõzeg helyett, hogy annál süsd meg a te kenyeredet.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››여호와께서 내게 이르시되 쇠똥으로 인분을 대신하기를 허하노니 너는 그것으로 떡을 구울지니라
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Kterýž řekl mi: Aj, dávámť kravince místo lejn lidských, abys sobě jimi napekl chleba.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Ngài đáp rằng : Ta cho_phép ngươi lấy phân bò thay phân người ; ngươi khá dùng nó mà hấp bánh .
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Ngài đáp rằng: Ta cho phép ngươi lấy phân bò thay phân người; ngươi khá dùng nó mà hấp bánh.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Tedaj mi reče: Glej, dovolim ti govejaka namesto človeškega blata, da na njem pripraviš kruh svoj.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Toen zei de HERE: "Goed, u mag uitwerpselen van koeien gebruiken, in plaats van menselijke."
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››Тогава ми рече: Виж, давам ти говежди нечистотии вместо човешки нечистотии; с него опечи хляба си.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››ויאמר אלי ראה נתתי לך את צפועי הבקר תחת גללי האדם ועשית את לחמך עליהם׃
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››فقال لي انظر. قد جعلت لك خثي البقر بدل خرء الانسان فتصنع خبزك عليه.
‹‹Peki›› dedi, ‹‹Ekmeğini insan dışkısı yerine tezek yakıp üzerinde pişirmene izin vereceğim.››於 是 他 對 我 說 、 看 哪 、 我 給 你 牛 糞 代 替 人 糞 、 你 要 將 你 的 餅 烤 在 其 上