pişirme ile cümle

pişirme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Aslında o da hiç pişirmezdi.Hon lagade heller aldrig mat.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Hun lavede heller aldrig mad.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Valójában, ő se főzött soha.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Ούτε αυτή μαγείρευε...
Aslında o da hiç pişirmezdi.Всъщност тя не готвеше.
Aslında o da hiç pişirmezdi.Тя никога не е храна.
Aslında o da hiç pişirmezdi..למעשה, גם היא לא בישלה
Aslında o da hiç pişirmezdi.في الحقيقة لم تطبخ قط هي أيضا
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Agora, cozinhar também permitiu que nos tornássemos numa espécie migrante.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Cocinar nos ha permitido también convertirnos en una especie migrante.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Gătitul ne-a permis şi să devenim o specie migratoare.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Gotowanie pozwoliło nam również stać się gatunkiem wędrującym.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.지금, 요리는 또한 우리가 이주성을 띄는 종이 되도록 허용했습니다.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Koken stond ons ook toe om te gaan zwerven, om te migreren.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Lalu berkat memasak pula spesies kita dapat berpindah tempat.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Maintenant, la cuisson a aussi permis que nous devenions un espèce migrante.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Matlagning tillät också oss att bli en resande art.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Namost, a főzésnek köszönhetjük azt is, hogy vándorló fajjá lehettünk.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Nấu ăn cũng cho phép chúng ta trở thành một một chủng di cư.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Nun, kochen erlaubte uns auch, dass wir eine wandernde Spezies wurden.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Ora, il cuocere ci ha anche permesso di diventare una specie 'migrante'.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Varenie nám totiž umožnilo aj stať sa migrujúcim druhom.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Βεβαίως, η μαγειρική επίσης μας επέτρεψε να αναπτυχθούμε σε μεταναστευτικό είδος.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Готвенето също така ни позволи да се преселваме.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Приготовление пищи позволило нам перестать быть оседлым видом.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.Приготування їжі дозволило нам також стати кочовим видом.
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.המשך השחרור של הפוטנציאל האנושי. הבישול גם איפשר
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.الآن الطبخ سمح لنا أن نصبح من الانواع المهاجرة
Bakın, yemek pişirmek aynı zamanda göç eden bir tür olmamızı sağladı.移住性も獲得しました 人類はアフリカから二度旅立ちました
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Dalším důležitým faktorem, který jsem zpočátku nevzala v potaz, byla doba vaření.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Een andere belangrijke factor die ik aanvankelijk niet in rekening bracht, was de duur van het bakken.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Inny ważnym czynnikiem, którego nie wzięłam początkowo pod uwagę, był czas przyrządzania.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.제가 처음에 고려하지 않았던 중요한 요인은 조리 시간입니다.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Một chỉ số quan trọng khác mà tôi không đưa vào lúc đầu là thời gian nấu.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Otro factor importante que no tuve en cuenta en un principio fue el tiempo de cocción.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Outro fator importante que inicialmente não tomei em consideração foi o tempo de cozedura.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Un alt factor important, pe care nu l-am luat în considerare iniţial, a fost timpul de preparare.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Un altro importante fattore che inizialmente non avevo considerato era il tempo di cottura.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Un autre facteur important dont je n'ai pas tenu compte au début est le temps de cuisson.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Zuerst vernachlässigte ich einen wichtigen Faktor, nämlich die Kochzeit.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Друг важен фактор, който първоначално не взех предвид, бе времето на готвене.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.Другим важным фактором, который я изначально не принимала во внимание, было время приготовления.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.עוד גורם חשוב שלא לקחתי בחשבון בהתחלה היה זמן הבישול.
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi., ثمة عامل آخر مهم لم آخذه بعين الإعتبار في البداية .كان مدة الطهي
Başta hesaba katmadığım çok önemli bir faktör de pişirme süresiydi.加熱時間があります 加熱時間が長くなると
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Dan bata ini sedikit remuk, dan kami kehilangan energi saat bata ini remuk saat dipakai memasak.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.E le formelle si sgretolavano un pò, e disperdevamo energia quando si rompevano mentre cuocevano.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.E os briquetes desfaziam-se um bocado, e perdíamos energia à medida que se iam desfazendo quando se cozinhava.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Iar brichetele se sfărâmau puţin şi pierdeam energie pe măsură ce se dezintegrau în cursul gătitului.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.조리중에 부서지면서 열량이 소모되었죠.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Những mẩu than bị vỡ vụn ra, và chúng mất năng lượng khi vỡ ra lúc đang nấu.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Und die Briketts waren recht bröckelig und wir verloren Energie, während sie beim Verbrennen zerfielen.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Y los bloques se desmoronaban un poco, y perdíamos energía cuando se deshacían mientras cocinábamos.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Και τα τούβλα θρυμματίζονταν κάπως και χάναμε ενέργεια καθώς διαλύονταν την ώρα του μαγειρέματος.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Брикетите се ронеха малко и губехме енергия, докато се разпадаха по време на готвене.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.Ще брикети кришились і ми втрачали енергію, коли вони розпадались при готуванні.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.ושאיבדנו אנרגיה כשהן התפוררו במהלך הבישול.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.وبالتالي نخسر طاقة عندما تنفصل خلال عملية الطهي.
Birketler pişirme esnasında ufalanıyor, ve küçük parçalara ayrılarak enerji kaybediyorlardı.私達はハイチで作った 木炭にも負けない
Böylece insanlar bunu kömür gibi yemek pişirmede kolaylıkla kullanabilecekler.숯 같이, 사람들이 요리할 때 쉽게 이용할 수 있는 그런 연료로 말이예요.
İlgili Sayfalar