peynir ile cümle
peynir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
- Tamam, biraz sođan. Oo, bir de peynir!SPARO
- Tamam, biraz sođan. Oo, bir de peynir!SUNET DE ÎMPUȘCĂTURĂ
- Tamam, biraz sođan. Oo, bir de peynir!VÝSTREL
Tamam, kimochi. Peynir de.D'accord, kimochiii,dites "cheese".
Tamam, kimochi. Peynir de.Rendben, kimochii, mondjátok "cheese".
Teşekkürler. Adam: Al, ördeklere biraz peynir ver.người đàn ông: đây, ném một số pho mát cho những con vịt.
Ve bilirsin, içinde peynir yok.Azzal, hogy megszórják sajttal, jellegzetes sós keksz ízt kap.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.A wiesz, że krakersy z definicji służą do jedzenia z serem.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Chỉ vì ta hay ăn phó mát kèm theo mà điều đó đã trở thành điều kiện để 1 cái bánh trở thành bánh lạt.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Iets waar je kaas op doet... ...is altijd 'n cracker.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Kau pasti tahu, keju seperti bahan yang boleh... ...dijadikan untuk membuat keropok.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Keksin päälle pitää voida laittaa juustoa.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Lo que define a las galletas saladas es si pueden... ...comerse con queso.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Na kreker pa lahko daš sir.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Når man smører ost på noget, er det jo det, man forstår ved en kiks.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.O queijo é o traço distintivo de uma bolacha.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Şi faptul că pui brânză pe ceva e caracteristica definitorie, a ce face un cracker să fie cracker.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Si tu peux mettre du fromage dessus, c'est que c'est un vrai cracker.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Solo ci metti del formaggio, li puoi chiamare cracker.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Wenn man Käse draufmachen kann, das macht einen Cracker zu einem Cracker.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.Τυρί βάζεις μόνο σε κάτι που έχει χαρακτηριστικά του κράκερ.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.За да се определят като соленки, трябва да имат сирене.
Ve bilirsin, içinde peynir yok. Yani krakeri kraker yapan... ...hiçbir şey yok içinde.За да се определят като соленки, трябва да имат сирене.
Ve bilirsin, içinde peynir yok.وأنتى تعلمين أن وضع الجبن على شىء إنه نوع من الخصائص الأساسية
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.A mimochodem, můj Bůh se nemusí ukazovat na toustovém chlebu.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.A mimochodom, môj Boh sa nemusí ukazovať na toastovom chlebe.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.Dan lagipula, mengapa Tuhan tidak perlu muncul di kue keju.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.E, per inciso, il mio Dio non ha bisogno di manifestarsi su una fetta di pane.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.És különben is, Istennek nem kell megjelennie egy sajtos kenyéren.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.Et, soit dit en passant, mon Dieu n'apparaît pas sur des tartines de fromage.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.그런데, 제 하나님은 치즈빵위에 나타나실 필요가 없습니다.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.Şi, apropo, Dumnezeul meu nu trebuie să se arate pe plăcinta cu brânză.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.Tak na marginesie, mój Bóg nie musi ujawniać się na bułce serowej.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.Trouwens, mijn God heeft het niet nodig om te verschijnen in een kaasbroodje.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.Übrigens, mein Gott hat es nicht nötig, sich auf einem Käsebrot zu zeigen.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.Và, nhân tiện, Chúa không cần phải xuất hiện trên chiếc bánh mì pho mát.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.Y, a propósito, mi Dios no tiene necesidad de aparecerse en un pan de queso.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.Και, παρεμπιπτόντως, ο Θεός μου δεν χρειάζεται να εμφανιστεί πάνω σε τυρόψωμο.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.И, между другото, моя Бог не трябва да се показва на хляб.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.И, между прочим, моему Богу не обязательно появляться на хлебе с сыром.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.І, до речі, мій Бог не мусить проявлятись на сирному хлібі.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.ודרך אגב, אלוהים שלי לא צריך להופיע על פרוסת לחם.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.وبالمناسبة، إن ربي لا ينبغي عليه الظهور على رغيف بالجبن.
Ve, bu arada, benim Tanrım bir peynirli ekmekte görünmek zorunda değildir.もし神が出現するとしたら チーズパンの上には現れません
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor.그들이 학습을 통해 지식을 쌓아갈 때, 일반적으로 그 기반에
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor.Och det beror ofta på att de har kunskapsluckor - likt en schweizisk ost
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.A wszystko dlatego, że mają luki w wiedzy wielkości kraterów na księżycu i nic z tym się nie robi.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.És általában azért, mert ezek az emmentáli sajtlyukak elkezdenek felhalmozódni a tudásuk alapjaiban.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.Ini biasanya karena pemahaman mereka berlubang-lubang dan lubangnya terus bertambah sepanjang belajar.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.Ja se johtuu yleensä siitä, että heidän ymmärryksessään on reikiä kuin Emmental-juustossa.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.Och det är vanligen eftersom de har dessa schweizerost luckor som hålls byggnad under hela deras foundation.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.Příčinou tohoto jsou většinou tyto díry jak v Ementálu, které se hromadily v jejich základních znalostech.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.Şi asta de obicei e din cauză că au aceste lacune care s-au tot strâns prin fundamentul lor.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.Som regel har de huller som i en schweizer-ost som kun bliver større.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.Weil sich dann meistens Löcher wie im Schweizer Käse in ihren Wissengrundlagen aufgebaut haben.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.Zvyčajne je to preto, že majú vo vedomostiach najprv malé medzery, ktoré sa postupne zväčšovali.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor. Temelden itibaren bu olmaya devam ediyor.Это происходит потому, что у них есть дыры, как в швейцарском сыре, которые пронизывают весь каркас их знаний.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor.Річ у тому, що в їхніх знаннях є такі дірки, як у швейцарському сирі.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor.ומתחילים פתאום להיכשל באינפי, למרות שהם פיקחים, למרות שיש להם מורים טובים.
Ve bu İsviçre peyniri deliklerine sahip oldukları için oluyor.وانها عادة لأن لديهم هذه الثغرات الجبن السويسري