peynir ile cümle
peynir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır. Ofis çalışanı:Ei, que bom, o que é que tem aí? — Pão com presunto e queijo? — Não. — Ok.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Pracownik: "Z szynką i serem?" BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Úředník: Chcete s hermelínem a se šunkou? BM:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Κλητήρας: Ζαμπόν και τυρί με σίκαλη; Μπ.Μ: Όχι,
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.[Декілька годин після ланчу] (Сирена)
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.Офисный работник: Ветчина с сыром на ржаном хлебце? БМ:
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.עובד משרד: יש לי כריך חזיר מעושן? בוב: לא.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.موظف التوصيل: تريد لحم مقدد مع جبنة سويسرية؟ بي أم: لا.
Ofis çalışanı:Domuz ve isviçre peyniri ile çavdar?BM:Hayır.同僚「そうか パストラミサンド?」 ボブ「いいや」
Ofis Çalışanı: Yağda kızarmış peynir?BM: Hayır.עובד משרד: טוסט גבינה? בוב: לא.
Ofis Çalışanı: Yağda kızarmış peynir?BM: Hayır.موظف التوصيل: جبن مشوي؟ بي أم: لا.
Ofis Çalışanı: Yağda kızarmış peynir?BM: Hayır.同僚「BLTか?」 ボブ「ちがう」
Ofis Çalışanı: Yağda kızarmış peynir?BM:판매원: 그릴에 구운 치즈는요?
Peynir de.Ναι, χαμογελάστε!
Peynir de.نعم قولوا جبن
"Peynir" diyin.Dite "cheese".
"Peynir" diyin.Dites "sexe".
"Peynir" diyin.Lachen.
"Peynir" diyin.Powiedźcie "cheese".
"Peynir" diyin.Sagt "cheese".
"Peynir" diyin. Teşekkürler adamım.Скажите 'сыр'.
"Peynir" diyin.サンキュー
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.Có lần anh ấy còn bán một tác phẩm nghệ thuật để lấy một khối pho mát bởi người đó rất muốn có nó.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.Dokonca raz predal svoje dielo za tehlu syra, pretože tá osoba po ňom strašne túžila.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.Egyszer elcserélt egy alkotást egy darab állami sajtra, mert az a személy annyira akarta.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.Ele uma vez até trocou uma obra de arte por um queijo da assistência social porque a pessoa a desejava muito.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.Hij verhandelde ooit een kunstwerk voor een blok overheidskaas omdat de persoon het zo graag wilde.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.Jednou dokonce vyměnil své dílo za cihlu vládního sýra, protože ho ten člověk tak chtěl.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.한 번은 어떤 사람이 그의 작품을 간절히 원했기에 그는 그 작품을 정부에서 만든 치즈 한 조각과 바꿔주기도 했어요
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.Odată chiar a schimbat o operă de artă pe o bucată de caşcaval pentru că acea persoană o dorea atât de tare.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.Raz sprzedał komuś dzieło sztuki za rządową rację sera, bo ta osoba tak strasznie chciała je mieć.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.Однажды он продал свою работу за головку сыра, потому что человек так хотел её купить.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.פעם אחת הוא אפילו מכר יצירת אמנות עבור גוש גבינה ממשלתית כי הבן אדם רצה אותה כל כך.
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.ففي مرة باع عملاً مقابل قطعة جبن مما توزعه الحكومة لأن الرجل كان يريده بشدة
Peynirin için sanatının bir çalışmasını ticarete döktü... ...çünkü kişiye çok kötü bir şekilde lazımdı.引き換えに自分の作品を渡したことさえありました 次はオーストラリアの芸術家ジャニーン・ジャクソンです
Peynirli, Light, Robusto,Brânză, Uşor, Robusto,
Peynirli, Light, Robusto,"Cheese", "Light", "Robusto",
Peynirli, Light, Robusto,Cheese, Light, Robusto,
Peynirli, Light, Robusto,Formaggio, Leggero, Robusto,
Peynirli, Light, Robusto,Fromage, Light, Corsé,
Peynirli, Light, Robusto,Keju, Light, Robusto,
Peynirli, Light, Robusto,Ost, Light, Robusto,
Peynirli, Light, Robusto,Queijo Leve, Robusto,
Peynirli, Light, Robusto,Queso, Light, Robusto,
Peynirli, Light, Robusto,Sýrová, Dietní, Robusto,
Peynirli, Light, Robusto,Syrové, Diétne, Robusto,
Peynirli, Light, Robusto,Τυρί, Ελαφριά, Ρομπούστο,
Peynirli, Light, Robusto,Сирене, Лек, Як,
Peynirli, Light, Robusto,Сирний, Легкий,
Peynirli, Light, Robusto,Сырный, Лёгкий, Пикантный,
Peynirli sandviçUn sándwich de queso.
Peynir Web Kamerası StandıCheese Webcam Booth
Philadelphia'da peynirli biftek rulosu bulabilrsiniz필라델피아 치즈 스테이크 롤이 있지요.
Philadelphia'da peynirli biftek rulosu bulabilrsinizיש לכם רול של עוגת גבינה פילדלפיה,
Philadelphia'da peynirli biftek rulosu bulabilrsinizلديك لفت الجبن الستيك فيلادلفيا ،
Philadelphia'da peynirli biftek rulosu bulabilrsiniz外からは春巻きみたいに見えますが
Psikopatlık belirti listesinin üzerinden geçiyordu ve onu "Peynirimi Kim Aldı?"ya dönüştürdü. (ç.n.Hij liep de psychopathische checklist af totdat er slechts "Wie heeft mijn kaas gepikt?" overbleef.
Psikopatlık belirti listesinin üzerinden geçiyordu ve onu "Peynirimi Kim Aldı?"ya dönüştürdü. (ç.n.Parcurgea lista de semne psihopatologice de parcă citea "Cine mi-a mutat brânza?"
Psikopatlık belirti listesinin üzerinden geçiyordu ve onu "Peynirimi Kim Aldı?"ya dönüştürdü. (ç.n.Przebrnął ze mną przez tę listę, zamieniając ją w "Kto zabrał mój ser?"
Psikopatlık belirti listesinin üzerinden geçiyordu ve onu "Peynirimi Kim Aldı?"ya dönüştürdü. (ç.n.Takže prechádzal psychopatický zoznam odbíjal ho ako zo sebamotivačnej príručky.