peynir ile cümle

peynir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(Râsete)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(Rires)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(Risas)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(Smeh)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(smích)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(Smiech) ["A nakoniec, na celú večnosť: francúzsky, nivový alebo americký dressing?"]
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(Śmiech)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(Заради вічності, фразцузький блакитний сир чи ранчо?) (Сміх)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(Смех)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(смях)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)["ולבסוף, לנצח נצחים, רוטב צרפתי, בלו צ'יז או ראנץ'?"] (צחוק)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)(ضحك)
(Gülüşmeler) (Ve son kez, sonsuza dek Fransız bleu mü, çiftlik peyniri mi?)今後無限に影響を及ぼす決断は 正しく下したいですよね?
Hatta, o kadar işe yaradı ki şu anda Limburger peyniri aromasının사실, 너무 잘 먹혀서 지금은 림버거 치즈향이 나는
Hatta, o kadar işe yaradı ki şu anda Limburger peyniri aromasınınלמעשה, זה הצליח כל-כך, שכעת יש לנו תערובת מלאכותית
Hatta, o kadar işe yaradı ki şu anda Limburger peyniri aromasınınفى الحقيقة، لقد نجحت لدرجة أننا الآن لدينا خليط اصطناعي
Hatta, o kadar işe yaradı ki şu anda Limburger peyniri aromasınınタンザニアではすでに使っており
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Cepat dan dengan matanya berair dengan puas, ia makan satu demi satu keju, sayuran, dan saus.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Gyorsan és szemével öntözés elégedetten, evett egymás után a sajt, a zöldségek, és a mártást.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Hitro in z očmi zalivanje z zadovoljstvom, je jedel enega za drugim sir, zelenjavo in omako.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.신속하고 만족과 물을 자신의 눈으로, 그는 다른 후 하나를 먹었어요
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Nopeasti ja hänen silmänsä juotto tyytyväisenä, hän söi yksi toisensa jälkeen juusto, vihannekset ja kastike.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Rapid şi cu ochii udare cu satisfacţie, el a mancat unul după altul brânza, legumele, şi sos.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Rychle a očima zálivku s uspokojením, snědl jednu po druhé sýr, zeleninu a omáčky.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Rýchlo a očami zálievku s uspokojením, zjedol jednu po druhej syr, zeleninu a omáčky.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Snabbt och med ögonen vattnas med tillfredsställelse, åt han den ena efter den andra osten, grönsaker och sås.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Snel en met zijn ogen water geven met voldoening, at hij de ene na de andere de kaas, de groenten en de saus.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Szybko i oczami podlewania z satysfakcją, że zjadł jeden po drugim ser, warzywa i sos.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Бързо и с очите си, поливане със задоволство, той яде една след друга сирене, зеленчуци и сос.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Быстро и с его слезящиеся глаза с удовлетворением, он съел один за другим сыр, овощи и соус.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.Швидко і з його очі, що сльозяться із задоволенням, він з'їв один за іншим сир, овочі і соус.
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.במהירות כשעיניו דומעות בסיפוק, הוא אכל אחד אחרי השני
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.بسرعة وعينيه سقي مع الارتياح ، فأكل واحدا تلو الآخر
Hızlı ve memnuniyeti ile sulama gözlerini birlikte, birbiri ardına yedik peynir, sebze ve sos.チーズ、野菜、そして醤油。生鮮食品は、対照的に、味しなかった
İçinde, et, peynir ve marul aromalı 'O'lar var.Det er kød-, ost-og salat-aromatiseret O'er
İçinde, et, peynir ve marul aromalı 'O'lar var.Harry! Was?
İçinde, et, peynir ve marul aromalı 'O'lar var. Hem de tortilla kasesi içinde yeniyor.E' carne-, formaggio- e verdura- condita O's in una ciotola di tortilla.
İçinde, et, peynir ve marul aromalı 'O'lar var.토르티아에 싸먹는 고기, 치즈, 상추맛이
İçinde, et, peynir ve marul aromalı 'O'lar var.انه لحم و جبن و الخس بنكهة ال(تاكو)..
İçinde, et, peynir ve marul aromalı 'O'lar var.トルティーヤ用の食器に入れて食べる
İşte peynir bu, göstermek istedim.2つ目の実験も素晴らしいものです
İşte peynir bu, göstermek istedim.Asta-i brânza, ca să știți.
İşte peynir bu, göstermek istedim.C'est le fromage, juste pour vous montrer.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Dat is de kaas, om te laten zien.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Đó là phô mát, chỉ để cho bạn thấy.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Este é o queijo, só para vos mostrar.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Este es el queso, solo para mostrarles.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Ez az a sajt, csak hogy lássátok.
İşte peynir bu, göstermek istedim.자, 이게 그 치즈에요. 그냥 한번 보시라구요.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Nur damit Sie es sehen, das ist der Käse.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Questo è il formaggio, tanto per mostrarvelo.
İşte peynir bu, göstermek istedim.To właśnie ser limburski.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Να και το τυρί, για να το δείτε.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Вот, взгляните на этот сыр.
İşte peynir bu, göstermek istedim.Ось цей сир, просто щоб показати вам.
İşte peynir bu, göstermek istedim.זאת הגבינה, רק כדי שתיראו אותה.
İşte peynir bu, göstermek istedim.هذه هى الجبنة، فقط لتروها.
İşte, tulum peyniri böyle yapılır.Det er sådan her, man laver brynza-ost.
İşte, tulum peyniri böyle yapılır.Így készül a brindza sajt.
İşte, tulum peyniri böyle yapılır.Il formaggio di bryndza si fa così.

İlgili Sayfalar