peynir ile cümle
peynir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bilim insanlarına göre, bütün zor kararlarınızın çözümü bir peynirli sandviçtir.그렇습니다. 과학자들에 따르면, 치즈 샌드위치가 여러분이 결정하기 힘든 상황에 해답을 준답니다.
Bilim insanlarına göre, bütün zor kararlarınızın çözümü bir peynirli sandviçtir.Nach Aussage von Wissenschaftlern ist ein Käsesandwich die Lösung all Ihrer schwierigen Entscheidungen.
Bilim insanlarına göre, bütün zor kararlarınızın çözümü bir peynirli sandviçtir.Potrivit oamenilor de știință, sandwich-ul cu brânză este soluția tuturor deciziilor grele.
Bilim insanlarına göre, bütün zor kararlarınızın çözümü bir peynirli sandviçtir.Přesně tak. Podle vědců je sýrový sandwich řešením pro všechna vaše těžká rozhodnutí.
Bilim insanlarına göre, bütün zor kararlarınızın çözümü bir peynirli sandviçtir.Secondo gli scienziati, un sandwich al formaggio è la soluzione a tutte le decisioni difficili.
Bilim insanlarına göre, bütün zor kararlarınızın çözümü bir peynirli sandviçtir.Именно! По мнению учёных, бутерброд с сыром — это ключ к принятию всех трудных решений.
Bilim insanlarına göre, bütün zor kararlarınızın çözümü bir peynirli sandviçtir.אכן כך. לדברי המדענים, כריך גבינה הוא הפתרון לכל ההחלטות הקשות שאנו מקבלים.
Bilim insanlarına göre, bütün zor kararlarınızın çözümü bir peynirli sandviçtir.نعم هذا صحيح، بالنسبة للعلماء، شطيرة جبن هي الحل لكافة قرارتنا الصعبة
Bilim insanlarına göre, bütün zor kararlarınızın çözümü bir peynirli sandviçtir.困難な決断全ての 解決策となるそうです なぜそう言えるのか 私がその研究をした 科学者だからです
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Als God zich gaat vertonen zal Hij niet verschijnen in een kaasbroodje.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Anda tahu, jika Tuhan ingin memunculkan diriNya Dia tidak akan muncul di roti keju.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Bạn biết đấy, nếu Chúa định xuất hiện, Ông ấy sẽ không xuất hiện trên chiếc bánh mỳ pho mát.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir. (Gülüşme)Viete, keď sa bude Boh chcieť ukázať, nebude to na toastovom chlebe.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir. (Gülüşme)(笑)
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Ha Isten fel akarna vágni, akkor nem sajtos kenyéren mutatná meg magát.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Je veux dire, si Dieu doit se montrer, il ne va pas le faire sur une tartine de fromage.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.하나님께서 나타나시려 한다면, 치즈빵위에 나타나시지는 않을겁니다.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Porque si El ha de aparecerse, No lo va a hacer en un pan de queso.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Sapete, se Dio decide di manifestarsi, non lo farà su una fetta di pane.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Ştiţi, dacă Dumnezeu se va arăta, nu se va arăta pe plăcinta cu brânză.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Víte, když se bude chtít Bůh ukázat, nebude to na toustovém chlebu.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Wenn Gott sich wirklich zeigen will, dann wird er sich nicht gerade auf einem Käsebrot zeigen.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Wiecie, jeżeli Bóg będzie zamierzał zdemaskował się, nie zdemaskuje się na bułce serowej.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Ξέρετε, αν ο Θεός είναι να εμφανιστεί, δεν θα εμφανιστεί πάνω σε τυρόψωμο.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Знаете, ако Бог иска да се покаже, той няма да се покаже на хляб.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Знаете, если Бог собирается появиться, Он не появится на хлебе с сыром.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.Знаєте, якщо Бог і має прийти, то він не зробить це через сирний хліб.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.אתם יודעים, אם אלוהים יופיע, הוא לא יופיע על פרוסה.
Bilirsiniz, Tanrı görünecekse, peynirli ekmekte görünmeyecektir.تعلمون، إذا كان الخالق سيظهر، فإنه لن يظهر على رغيف بالجبن.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Abruptamente, ele chicoteou para baixo o pão e queijo, e Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Äkillisesti hän kermavaahdon alas leipää ja juustoa, ja Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Đột ngột, ông đánh xuống bánh mì và pho mát, và Ông Hall chỉ nắm con dao trên bảng trong thời gian để lưu nó.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.갑자기 그는 빵과 치즈를 채찍질하고, 홀씨가 칼을 파악
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Nagle porywał się chleb i ser, i pan Hall po prostu chwycił nóż na stole w czasie, aby go zapisać.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Najednou Prudce dolů chléb a sýr, a pan Hall jen nepochopili nůž na stůl včas zachránit.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Plötsligt han piskade ner bröd och ost, och Mr Hall bara förstått kniven på bordet i tid för att spara den.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Zrazu Prudko dolu chlieb a syr, a pán Hall len nepochopili nôž na stôl včas zachrániť.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Внезапно он взбитыми вниз хлеб и сыр, и г-н Холл просто схватил нож
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.Раптово він збитими вниз хліб і сир, і пан Хол просто схопив ніж
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.جلد فجأة نزل الخبز والجبن ، والسيد عادل قاعة اغتنامها السكين
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr. Hall bıçağı kavradı zaman tabloya kaydedin.時間内のテーブルに保存する。オフには、見知らぬ人の左の手袋を来たとWAS
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Hirtelen vert meg a kenyeret és sajtot, és Mr.
Birdenbire o ekmek ve peynir aşağı şanti ve Mr.Nenadoma je stepeno navzdol kruh in sir, in g.
Bir keresinde biraz peynir yemiştim, ve kolestrolüm 900 e fırladı.Ein Mal hab eich an einem Stück Käse geknabbert und mein Cholesterinspiegel ist angestiegen auf 900.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Als een kubus, op een zwarte achtergrond, zoals je hem zou zien door een stuk Zwitserse kaas.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Als einen Würfel vor einem schwarzen Hintergrund, durch einen Schweizer Käse hindurchgesehen.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Ca pe un cub pe un fundal negru, ca și cum l-am privi printr-o bucată de șvaițer.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Come un cubo su uno sfondo nero visto attraverso un pezzo di formaggio Svizzero.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Como um cubo, num fundo preto, visto através de um bocado de queijo suíço.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Como un cubo sobre un fondo negro, como se vería a través de un pedazo de queso suizo.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Jako sześcian na czarnym tle, widziany przez plaster szwajcarskiego sera.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.스위스 치즈 조각의 구멍들을 통해서 보이는, 검은 배경 위의 입방체로 말이지요.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Kot kocka na črnem ozadju, ki jo gledamo skozi švicarski sir.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Mint egy kockát, fekete háttérrel, egy darab svájci sajton keresztül nézve.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Mustaa taustaa vasten olevana kuutiona, jota katsotaan reikäjuuston läpi.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Můžete ji vidět i jako kostku na černém pozadí, viděnou přes kus švýcarského sýra.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Như một khối lập phương, trước một nền đen, được nhìn qua một chiếc pho mát Thụy Sỹ.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Sebagai sebuah kubus, dengan latar belakang hitam, tapi dilihat melalui sepotong keju Swiss.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Voyez un cube, sur un fond noir, que l'on aperçoit à travers un morceau de gruyère.
Bir parça İsviçre peynirinde görüldüğü gibi siyah bir zeminde bir küp olarak.Ως ένα κύβο σε μαύρο φόντο, όπως αν τον βλέπατε μέσα από ένα κομμάτι Ελβετικό τυρί.