Ana içeriğe geç
Sözlük

peygamberli ile cümle

peygamberli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.A keď prestal prorokovať, prišiel na výšinu.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.A přestav prorokovati, přišel na horu.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Cînd a sfîrşit de proorocit, s'a dus pe înălţime.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Da hans profetiske henrykkelse hadde hørt op, kom han til offerhaugen,
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Da hans profetiske Henrykkelse var ovre, gik han til Gibea.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.És mikor elvégezé a prófétálást, felment a hegyre.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.In neha prorokovati in pride na višavo.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.I przestał prorokować, a przyszedł na górę.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Khi Sau-lơ thôi nói tiên tri, thì đi lên nơi cao.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Khi_Sau - lơ thôi nói tiên_tri , thì đi lên nơi cao .
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.사울이 예언하기를 마치고 산당으로 가니라
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Lorsqu`il eut fini de prophétiser, il se rendit au haut lieu.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Men när hans profetiska hänryckning hade upphört, gick han upp på offerhöjden.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Päästyään hurmoksista hän meni uhrikukkulalle.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Quando ebbe terminato di profetare andò sull'altura
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Saúl cesó de profetizar y llegó al lugar alto
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Setelah Saul selesai menari-nari dan berteriak-teriak, pergilah ia ke mezbah di atas bukit
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Tendo ele acabado de profetizar, foi ao alto.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Toen Saul was opgehouden te profeteren, klom hij verder de heuvel op.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Und da er ausgeweisagt hatte, kam er auf die Höhe.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.Και αφου ετελειωσε προφητευων, ηλθεν εις τον υψηλον τοπον.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.И като свърши пророкуването си, дойде на високото място.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.И перестал он пророчествовать, и пошел на высоту.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.ויכל מהתנבות ויבא הבמה׃
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.ولما انتهى من التنبي جاء الى المرتفعة.
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.掃 羅 受 感 說 話 已 畢 、 就 上 邱 壇 去 了
Saul peygamberlikte bulunduktan sonra tapınma yerine çıktı.掃羅 受 感說話 已 畢 、 就 上 邱壇去了
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.Dragostea nu va pieri niciodată. Proorociile se vor sfîrşi; limbile vor înceta; cunoştinţa va avea sfîrşit.
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.El amor nunca deja de ser. Pero las profecías se acabarán, cesarán las lenguas, y se acabará el conocimiento
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.사랑은 언제까지든지 떨어지지 아니하나 예언도 폐하고 방언도 그치고 지식도 폐하리라
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.La carità non avrà mai fine. Le profezie scompariranno; il dono delle lingue cesserà e la scienza svanirà
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.La charité ne périt jamais. Les prophéties prendront fin, les langues cesseront, la connaissance disparaîtra.
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.Láska nikdy neprestáva. Ale buď proroctvá, budú zmarené; buď jazyky, umĺknu; buď veda, bude zmarená.
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.Láska nikdy nevypadá, ačkoli proroctví přestanou, i jazykové utichnou, i učení v nic přijde.
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.Ljubezen nikoli ne mine; če pa so darovi proroštva, ponehajo, ali jeziki, umolknejo, ali spoznanje, preide.
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.Rakkaus ei koskaan häviä; mutta profetoiminen, se katoaa, ja kielillä puhuminen lakkaa, ja tieto katoaa.
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.Любовь никогда не перестает, хотя и пророчества прекратятся, и языки умолкнут, и знание упразднится.
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.האהבה לא תבל לעולם אך הנבואות הנה תבטלנה והלשנות תכלינה והדעת תבטל׃
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.المحبة لا تسقط ابدا. واما النبوات فستبطل والألسنة فستنتهي والعلم فسيبطل.
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.愛 是 永 不 止 息 . 先 知 講 道 之 能 、 終 必 歸 於 無 有 . 說 方 言 之 能 、 終 必 停 止 、 知 識 也 終 必 歸 於 無 有
Sevgi asla son bulmaz. Ama peygamberlikler ortadan kalkacak, diller sona erecek, bilgi ortadan kalkacaktır.愛是 永不 止息 . 先知 講道 之 能 、 終必歸於無 有 . 說方言 之 能 、 終必 停止 、 知識 也 終必歸於 無有
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Faren efter kärleken, men varen ock ivriga att undfå de andliga gåvorna, framför allt profetians gåva.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Higer efter Kærligheden, og tragter efter de åndelige Gaver men mest efter at profetere.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Jag efter kjærligheten! Streb efter de åndelige gaver, men mest efter å tale profetisk!
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.사랑을 따라 구하라 신령한 것을 사모하되 특별히 예언을 하려고 하라
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Naśladujcie miłości, starajcie się usilnie o dary duchowne; lecz najwięcej, abyście prorokowali.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Následujtež tedy lásky, horlivě žádejte duchovních věcí, nejvíce však, abyste prorokovali.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Prizadevajte si za ljubezen, hrepenite pa tudi po duhovnih darovih, a najbolj, da prorokujete.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Recherchez la charité. Aspirez aussi aux dons spirituels, mais surtout à celui de prophétie.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Ricercate la carità. Aspirate pure anche ai doni dello Spirito, soprattutto alla profezia
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Seguid el amor; y anhelad los dones espirituales, pero sobre todo, que profeticéis
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Segui o amor; e procurai com zelo os dons espirituais, mas principalmente o de profetizar.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Stíhajte lásku a snažte sa horlive o duchovné dary, ale viacej, aby ste prorokovali.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Strebet nach der Liebe! Fleißiget euch der geistlichen Gaben, am meisten aber, daß ihr weissagen möget!
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Tavoitelkaa rakkautta ja pyrkikää saamaan hengellisiä lahjoja, mutta varsinkin profetoimisen lahjaa.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Urmăriţi dragostea. Umblaţi şi după darurile duhovniceşti, dar mai ales să proorociţi.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.vessétek a szeretetet, kívánjátok a lelki [ajándékokat,] leginkább pedig, hogy prófétáljatok.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Ακολουθειτε την αγαπην και ζητειτε μετα ζηλου τα πνευματικα, μαλλον δε το να προφητευητε.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Дбайте про любов і жадайте духовного, найбільше ж, щоб пророкувати.
Sevginin ardınca koşun ve ruhsal armağanları, özellikle peygamberlik yeteneğini gayretle isteyin.Достигайте любви; ревнуйте о дарах духовных, особенно же о том,чтобы пророчествовать.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod