peygamberin ile cümle
peygamberin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Den unge Mand, Profetens Tjener, drog så til Ramot i Gilead;
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.És elment az ifjú, a próféta tanítványa, Rámóth Gileádba.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Foi, pois, o jovem profeta, a Ramote-Gileade.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Gre torej tisti mladenič, mlad prorok, v Ramot v Gileadu.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Il giovane andò a Ramot di Gàlaad
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.I odšel mládenec ten služebník prorokův do Rámot Galád.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.그 소년 곧 소년 선지자가 드디어 길르앗 라못으로 가니라
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Le jeune homme, serviteur du prophète, partit pour Ramoth en Galaad.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Nabi yang muda itu berangkat ke Ramot
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Như vậy, người tôi tớ trai trẻ của đấng tiên tri đi đến Ra-mốt tại Ga-la-át.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Như_vậy , người tôi_tớ trai_trẻ của đấng tiên_tri đi đến Ra-mốt tại Ga-la-át .
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Niin nuorukainen, profeetan palvelija, meni Gileadin Raamotiin.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Så gick då den unge mannen, profetens tjänare, åstad till Ramot i Gilead.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Så gikk den unge mann - den unge profet - til Ramot i Gilead.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Tak odišiel mládenec, služobník prorokov, do Rámot-gileáda.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Tedy odszedł on młodzieniec, sługa prorocki, do Ramot Galaadskiego.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Tînărul, slujitorul proorocului, a plecat în Ramot din Galaad.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Und der Jüngling, der Diener des Propheten, ging hin gen Ramoth in Gilead.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.Και υπηγεν ο νεος, ο νεος ο προφητης, εις Ραμωθ-γαλααδ.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.И пошел отрок, слуга пророка, в Рамоф Галаадский,
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.И тъй, младежът, младият пророк, отиде в Рамот-галаад.
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.וילך הנער הנער הנביא רמת גלעד׃
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.فانطلق الغلام اي الغلام النبي الى راموت جلعاد
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.於 是 那 少 年 先 知 往 基 列 的 拉 末 去 了
Böylece peygamberin uşağı Ramot-Gilata gitti.於是 那 少年 先知 往 基列 的 拉末 去了
Gelecek, İslam'ın peygamberine iftira atanlara ait olmamalıdır.Die Zukunft muss nicht zu denen gehören, die der Prophet des Islam zu verleumden.
Gelecek, İslam'ın peygamberine iftira atanlara ait olmamalıdır.المستقبل لا ينتمي إلى هؤلاء الذين قذفو نبي الإسلام
Gelecek, İslam'ın peygamberine iftira atanlara ait olmamalıdır.ただし 信用を得るには こういった中傷を非難する人々は イエス・キリストの神聖が汚され
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Albowiem sam Jezus świadectwo wydał, iż prorok w ojczyźnie swojej nie jest we czci.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Căci El însuş spusese că un prooroc nu este preţuit în patria sa.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.car il avait déclaré lui-même qu`un prophète n`est pas honoré dans sa propre patrie.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Denn er selber, Jesus, zeugte, daß ein Prophet daheim nichts gilt.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.for Jesus vidnet selv at en profet blir ikke aktet på sitt eget hjemsted.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Hij had gezegd dat een profeet in zijn vaderland niet geëerd wordt.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Kajti Jezus sam je pričal, da prorok nima časti v svoji domovini.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.친히 증거하시기를 선지자가 고향에서는 높임을 받지 못한다 하시고
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.lebo sám Ježiš vysvedčil, že prorok nemá cti vo svojej vlasti.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Ma Gesù stesso aveva dichiarato che un profeta non riceve onore nella sua patria
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Mert Jézus maga tett bizonyságot arról, hogy a prófétának nincs tisztessége a maga hazájában.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Nebo sám Ježíš byl svědectví vydal, že prorok v vlasti své v vážnosti není.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Porque Jesus mesmo testificou que um profeta não recebe honra na sua própria pátria.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.porque Jesús mismo dio testimonio de que un profeta no tiene honra en su propia tierra
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Sillä Jeesus itse todisti, ettei profeetalla ole arvoa omassa isiensä maassa.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Thi Jesus vidnede selv, at en Profet ikke bliver æret i sit eget Fædreland.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Ty Jesus vittnade själv att en profet icke är aktad i sitt eget fädernesland.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.( vì chính Ngài đã phán rằng một người tiên_tri chẳng bao_giờ được tôn_kính trong quê_hương mình ) .
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.(vì chính Ngài đã phán rằng một người tiên tri chẳng bao giờ được tôn kính trong quê hương mình).
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Yesus sendiri telah berkata, "Seorang nabi tidak dihormati di negerinya sendiri.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Διοτι αυτος ο Ιησους εμαρτυρησεν οτι προφητης εν τη πατριδι αυτου δεν εχει τιμην.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.ибо Сам Иисус свидетельствовал, что пророк не имеет чести в своем отечестве.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Сам бо Ісус сьвідкував, що пророк у своїй отчинї чести не має.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.כי הוא ישוע העיד כי נביא בארץ מולדתו איננו נכבד׃
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.لان يسوع نفسه شهد ان ليس لنبي كرامة في وطنه.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.因 為 耶 穌 自 己 作 過 見 證 說 、 先 知 在 本 地 是 沒 有 人 尊 敬 的
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.因 為耶穌 自己 作 過見 證說 、 先知 在 本地 是 沒 有 人 尊敬 的
Leviathan değilse Eski Nick take me hasta İş hayatında asil Musa peygamberin tarafından açıklanmıştır. "Antiguo Nick me lleve si no es el Leviatán descrito por el noble profeta Moisés en la vida del paciente Job ".
Leviathan değilse Eski Nick take me hasta İş hayatında asil Musa peygamberin tarafından açıklanmıştır. "환자 작업의 인생에서 가장 고귀한 선지자 모세에 의해 설명했다. "
Leviathan değilse Eski Nick take me hasta İş hayatında asil Musa peygamberin tarafından açıklanmıştır. "Old Nick levar-me se não é Leviathan descrito pelo nobre profeta Moisés na vida de Jó paciente. "
Leviathan değilse Eski Nick take me hasta İş hayatında asil Musa peygamberin tarafından açıklanmıştır. "Old Nick mă ia dacă nu este Leviathan descrise de profetul Moise nobil în viaţa lui Iov pacientului. "
Leviathan değilse Eski Nick take me hasta İş hayatında asil Musa peygamberin tarafından açıklanmıştır. "Old Nick membawa saya jika tidak Leviathan dijelaskan oleh Nabi Musa yang mulia dalam kehidupan Ayub pasien. "
İlgili Sayfalar