Persse hala Angelica'nın peşindedir.布里辛斯也是弗蕾亞的追求者。
Pesendî'ye göre gönül, nefsini bilmeli ve tanımalıdır.得定心已,則知上如真。
Ancak yaratık da peşinden gelmiştir.在曇鸞之後,淨土宗信仰的基幹被確立了。
Alay düzen peşrevi, At Peşrevi, Hünkar Peşrevi, Elçi Peşrevi bunlardandı.穿著牛仔靴,武器是撲克牌,魂神為消失的使徒(きえゆくしと)。
Beş gün sonra ise hava destekli Peşmerge güçleri Yezidi halkına ulaşmayı başarmıştır.五曰勸農,農不勸則資澤不流。
Dediğim gibi asla pes etmedim, hep çalıştım.我從來不隱瞞,就像是它們說的。
Kendisinin peşinden gitse de kendisine yetişemez.識為了別能起於染著,故不應依。
( Olgun kişi, iyiyi gözlemleyerek onun peşinden gider, kötüyü gözlemleyerek düzeltmeye çalışır. )追我前兮不逮,懷後來兮何處,屢回顧。
Bu, Fransa’nın 1911’deki Moroccan Crisis (Agadir Crisis) in hemen peşine denk düşen bir tarihtir.法國征服摩洛哥,是1911年阿加迪爾危機後的結果。
Savaşın eşiğindeki iki ülkenin askerleri de Tenten'in peşindedir.就在兩軍對峙的當口,織田信孝舉兵。
Genellikle daha kuvvetli ve daha pes bir ses bekler.这通常是最强也是最长的一波。
Peşte, Macaristan'ın başkenti Budapeşte'nin doğu yakasında şehrin üçte ikisini oluşturan kısmının adıdır.佩斯(匈牙利语:Pest)是匈牙利首都布达佩斯的东部地区,约占城市面积的三分之二,与城市的另一部分布达隔河相望。
Bu sırada Suriye Lejyonları Pescennius Niger'i imparator ilan etmişti.叙利亚的军团宣布佩森尼乌斯·奈哲尔为新皇帝。
Amcası peşinden gider.出后其叔。
Daha sonra dolandırıldığını anlayan Veli, Ali’nin peşine düşer.發現自己受騙的村民,逮住了波恩。
Peştunlar Afganistan'daki en büyük ve Pakistan'daki en büyük ikinci etnik gruptur.他們在阿富汗是最大的民族,并且在巴基斯坦是第二大的民族。
Hep Önem'in peşinde gider.總是跟在臣身後。
Hunor ve Magor onun peşinden giderek Macar yurdunu bulmuşlardır.天華樹和華迴光是追隨他來學院的同族後輩。
Adam da peşinden oraya gelir.我们知道她后面就会追上去的。
Gayet yüksek derecede eğitim görmüştü ve devamlı olarak yeni şeyler öğrenmek peşinde idi.他訓練刻苦,永遠想要不斷學習和進步。
Ne var ki talihsizlik ve yokluk, burada da peşini bırakmaz.窮其理然後足以致之,不窮則不能致也。
Arjantin pesosu, (İspanyolca: Peso argentino) Arjantin'in para birimidir. $ işaretiyle gösterilir.阿根廷比索(Peso)是阿根廷当前流通货币。
Bu nedenle Rayne'in peşindedir.其後他被雷恩相中。
Yine Pest'de, Albina (Arı) Gazetesi'nde çalışmaya başladı.在他晚期生涯中,他嘗試在現場表演及錄音室內吹奏長笛(包括Live at the Village Vanguard Again!
Haberci İz Peşinde (her biri 30 dakikadan oluşan 13 bölümlük belgesel dizisi.每集長度為30分鐘,共13集。
İnsanları sürüklemişim peşimden.不可長期地跟蹤女僕。
Doğru zaman ve yerde Tanrısizin peşinize düşecektir.明命初年,封中等神,祀會同廟。
Arabaya atlayıp iblisin peşine düşerler.賞賜錦直垂,跟從車駕進入京師。
Kabullenen onlar oldu ama sadece pes ettiler.太宗被打动,但最终还是拒绝了。
Ölüm yine onu kandırmaya çalışanların peşindedir.本欲處爾等死罪,特以舊人寬貸之。
Pesendî'nin şiirleri defter şeklindeki bir cönk içerisindedir.钱谦益尝录其诗于《吾炙集》中。
Dominik pesosu Dominik Cumhuriyeti Merkez Bankası tarafından dağıtılır.多明尼加比索是多明尼加共和國的流通貨幣。
İngilizler de peşindedirler.国人追之。
Hapisten kaçınca ailesiyle güzel bir hayat kurmak için paranın (5 milyon dolar) peşine düşer.死之日,家无余财,帝嗟叹久之,赐其家钱五百万。
Bu yönden Budapeşte (Buda-Peşte) ile benzerlik gösterir.그것은 (같은 결합) B-H와 상호작용하고 있다.
İnsanları büyüleyip peşine takar.사람됨이 총달하고 영민하였다.
Ancak felaket burada da peşlerine bırakacak gibi değildir.성재는 여기서 비롯된 것이 아니겠는가!"
Ancak bu kez biz pes ediyoruz.그 때도 다르면 항복하게 된다.
Mişna (Pes.인 (イン): 개.
Zevkten aldığın haz için zevkin peşinden koşma.개인적 즐거움을 위하여 부동산을 사지 마십시오.
Ancak kötü şans hep onun peşindedir.그러나, 불행은 끊임없이 그들을 따라다녔다.
Ferrara ve Pesaro'ya yaptığı yolculuk sırasında hastalandı ve Pesaro'da 1574 yılında hayatını kaybetti.페라라와 페사로를 여행한 뒤에 병에 걸린 그는 1574년에 사망하였다.
Amcası peşinden gider.미당이 그에 따른다.
Peseta 1999 yılında belirlenen 1 Euro=166,386 peseta kurundan değiştirilmiştir.유로와의 교환 비율은 1 유로 = 166.386 페세타이다.
Hep bu ve bunun gibi çabaların peşindedirler.또한 이에 대한 고민과 대안도 지속적으로 제시되고 있다.
Erişim tarihi: 2009-08-24. ^ "Messi E3 Trailer + Ekran görüntüleri". pesfan.com.2009년 9월 16일에 확인함. “Messi E3 Trailer + Screenshots”. 《pesfan.com》.
Lezzetli yiyeceğin peşine düşme.우상에게 바쳐서 더러워진 것을 먹지 말라.
Uzun uğraşlar ardından Saruman pes ederek geri döndü ;ancak Mavi Büyücüler orada kaldılar.이후 유인원은 손인사와 함께 군사를 거느리고 돌아갔으며, 유인궤가 병사를 나누어 사비성에 주둔하였다.
İsrail’de Pesah (mayasız ekmek festivali) yedi gün kutlanır.할라(히브리어: חלה)는 명절에 주로 먹는 이스라엘의 빵이다.
Sürekli yemek peşindedir.따라서 먹이를 항상 여유 있게 가지고 있다.
Fakat aynı şeyin peşinde olan başka birileri daha vardır.그 외에 다음과 같은 뜻이 있다.
Bu durum, Winnie'nin 'Benim peşimde misin, Willie, yoksa başka bir şeyin mi?Moving On, 또는 Movin' On(무빙 온)은 다음을 가리키는 말이다.
2006 yılının devamında yine Luxemburgo'nun peşinden gitmiştir.2005년 시즌이 끝나고 2006년에 미국으로 다시 돌아갔다.
23 günün sonunda tam pes edecektik ki, doğa yeniden kendi rutinine döndü.결국, 32라운드가 종료된 시점에서야 본래 정상의 일정을 되찾았다.
İngilizler de peşindedirler.영국군은 추격하지 않았다.
Tom için endişelenen Judy de onların peşine takılır.이에 감동을 받는 그는 바로 김구를 찾아간다.
Cinayetler peş peşe başlar.뒤이어 살인사건들이 연달아 발생한다.
Onların peşinden gitmeyin.뒤에서 쫓아오는 놈들에게 잡히면 안 돼!
Nurettin de peşinden yollara düşer.쌍정은 {1011}면을 따라 자란다.
Ayrıca tuş ve pes ettirme sistemleri de geliştirildi.또한 조선 및 선박 수리도 활발해졌다.