pervaz ile cümle

pervaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Büyük bir kuş pencerenin pervazına indi.A large bird landed on the window sill.
Tom pencere pervazına oturdu.Tom sat on the window sill.
Bir kağıt havluyla pencere pervazını sildim.I wiped the window sill with a paper towel.
Tom pencere pervazından uzaklaştı.Tom moved away from the ledge.
Tom pencere pervazına yaslandı.Tom leaned on the window-sill.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.I raised the glass, and he went off over the window-sill in that crippled state.
Ve bu pervazlardaki düğmeler -- tam buradaki -- onlar amerikan cevizleri.And then these buttons on the corbels here -- right there -- those are hickory nuts.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Let's take a look at the jamb figures on the royal portal.
Pervaz figürlerin kapının iki kenarındaki figürler.The jamb figures are the figures on either side of the doorway.
Masayı saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.You shall overlay it with pure gold, and make a gold molding around it.
İçini de dışını da saf altınla kapladı. Çevresine altın pervaz yaptı.He overlaid it with pure gold inside and outside, and made a molding of gold for it around it.
Masayı saf altınla kapladı. Çevresine altın pervaz yaptı.He overlaid it with pure gold, and made a gold molding around it.
Pervazın çevresine dört parmak eninde bir kenarlık yaparak altın pervazla çevirdi.He made a border of a handbreadth around it, and made a golden molding on its border around it.
Sonra otelin pervazına çıkar ve görünüşe göre intihar etmeye hazırdır.Er wird daraufhin am Fuß des Mönchsbergs gefunden und es hat den Anschein, er habe Selbstmord begangen.
Çocuğu olmasını isteyenler pencere pervazlarına leylekler için şekerlemeler bırakırdı.ومن يرغب في الإنجاب كان يترك حلوى على باب النافذة من أجل إحضار اللقالق.
Kapıların en ihtişamlıları çift pervazlı kapılar olarak adlandırılanlarıdır.و تسمى الأبواب الأكثر زهواً بالأبواب مزدوجة الدعامة.
Sonra otelin pervazına çıkar ve görünüşe göre intihar etmeye hazırdır.Morre na parte final da obra, aparentemente por suicídio.
Sonra otelin pervazına çıkar ve görünüşe göre intihar etmeye hazırdır.Daarna is hij te zien in een hotelkamer, zich klaar te maken om te vertrekken.
Tabandaki altı pervaz iki bölüme ayrılmıştır.Malowane strony każdego ze skrzydeł podzielono na dwie kwatery.
Tabandaki altı pervaz iki bölüme ayrılmıştır.Camera de vară de la subsol a fost împărțită în două părți.
Sonra otelin pervazına çıkar ve görünüşe göre intihar etmeye hazırdır.Πηγαίνει όμως σε ένα ξενοδοχείο σκοπεύοντας να αυτοκτονήσει.
Tabandaki altı pervaz iki bölüme ayrılmıştır.Havnens Perle er flyttet i to dele.
Vikisözlük'te Pervaz ile ilgili tanım bulabilirsiniz.サイコロでランダムに決めても良い。
Hazansız bir zemîn isterse, şâyet rûh-ı serbâzın, Ufuklar, bu'd-i mutlaklar bütün mahkûm-ı pervâzın.如果他意欲,他就使你們消逝,而以他所意欲的人繼承你們,猶如從別的民族的後裔中使你們興起一樣。
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Aj pozdvihol pohár, a on odišiel po okennej rímse v tom štáte, zmrzačený.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Aku mengangkat gelas itu, dan ia pergi ke jendela-ambang dalam keadaan lumpuh.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Am ridicat din sticlă, şi a plecat peste fereastra-pervaz în această stare infirm.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Azt emelte a poharat, és ő elment át Az ablakpárkányon ebben a nyomorék állapotban.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Eu levantei o vidro, e ele saiu mais o peitoril da janela em que o estado aleijado.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Ho alzato il bicchiere, e se ne andò oltre davanzale della finestra in quello stato paralizzato.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Ich hob das Glas, und er ging über das Fensterbrett in die verkrüppelten Zustand.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Ik hief het glas, en hij ging weg op de vensterbank in die kreupele toestand.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.I pozvedl sklenku, a on odešel po okenní římse v tom státě, zmrzačený.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Jag höjde glaset och han gick över fönsterbrädan i den lamslog tillstånd.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.J'ai soulevé le verre, et il s'en alla plus rebord de la fenêtre dans cet état infirme.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Jeg løftede glasset, og han gik bort over i vindueskarmen i den forkrøblede tilstand.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.더, 그는 달성. 나는 유리를 제기하고, 그 이상 떠났고 그 절름발이 상태에서 윈도우 창문.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Me levantó el vaso, y se fue a el alféizar de la ventana en ese estado paralizado.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Nostin lasin, ja hän meni pois yli ikkuna-kynnys siinä rampa valtiossa.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Podniosłem szkła, i poszedł na parapet w tym kaleka państwa.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Sem dvignil steklo, in je šel čez to okno-pragovi v tem pohabljene stanju.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.that不自由な状態で窓枠。 彼は最終的に、戦闘を生き延び、そしていくつかで彼の日の残りの部分を費やしているかどうか
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Tôi lớn lên kính, và ông đã đi tắt qua sill cửa sổ trong trạng thái tê liệt.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Σήκωσα το ποτήρι, και πήγε με την πάροδο του το παράθυρο-περβάζι στο ακρωτηριασμένο κράτος.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Вдигнах чашата, и той отиде на разстояние над перваза на прозореца в този осакатен състояние.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Я підняв скло, і він відправився за підвіконні в тому, що каліка держави.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.Я поднял стекло, и он отправился за подоконнике в том, что калека государства.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.יותר, הוא מושלם. הרמתי את הכוס, והוא הלך על אדן החלון באותה מדינה נכה.
Ben cam kaldırdı ve onun üzerine gitti bu sakat durumda pencere pervazına.أكثر من ذلك ، أنجزه. تربيت على الزجاج ، وذهب أكثر من إيقاف على عتبة النافذة في تلك الدولة المشلولة.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım. (Çekiçler çınlıyor)Kijk eens naar de figuren in de vorstelijke ingang. hamer geluid
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım. (Çekiçler çınlıyor)Podívejte se na postavy na královském portálu (zvuk kladiv)
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Jetons un regard sur les statues sur le portail royal.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Przypatrzmy się postacion w ościeżach królewskiego portalu.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Давайте посмотрим на фигуры на столбах между вратами.
Büyük kapının pervazındaki figürlere bakalım.Поглянемо на фігури Королівського порталу.
İçini de dışını da saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.A obložíš ji zlatem čistým, vnitř i zevnitř obložíš ji; a uděláš nad ní vůkol korunu zlatou.
İçini de dışını da saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.Du sollst sie mit Gold überziehen inwendig und auswendig, und mache einen goldenen Kranz oben umher.
İçini de dışını da saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.E cobri-la-ás de ouro puro, por dentro e por fora a cobrirás; e farás sobre ela uma moldura de ouro ao redor;
İçini de dışını da saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.In prevleci jo s čistim zlatom, odznotraj in odzunaj jo prevleci; in napravi vrhu nje zlat venec naokrog.
İçini de dışını da saf altınla kapla. Çevresine altın pervaz yap.I powleczesz ją złotem czystem; z wierzchu i wewnątrz powleczesz ją, a uczynisz nad nią koronę złotą w około.

İlgili Sayfalar