Saçımı kesen bayana perçemden hoşlanmadığımı söyleyebilmek isterdim.I'd love to be able to tell the lady who cuts my hair that I don’t like bangs.
Mücadeleden galip çıkan Halkçılar, Perçemci grubu partiden tasfiye ettiler.The survivors held a lottery in which the loser (a sailor) was eaten.
Bir çift perçemli tarsal tırnak taşırlar.They make a charming pair.
Hiçbir canlı yoktur ki O, onun perçeminden tutmuş olmasın (onu dilediği gibi yönetmesin).There is no creature that moves on the earth who is not held by the forelock firmly by Him.
Hayır, (olmaz böyle şey), eğer bundan vazgeçmezse (onu) perçem(in)den yakalar(ateşe sürükler)iz,And yet indeed if he does not desist We shall drag him by the forelock,
O yalancı, günahkar perçem(den)!By the lying, the sinful forelock.
Ama bundan vazgeçmezse, and olsun ki, onu perçeminden,And yet indeed if he does not desist We shall drag him by the forelock,
Yalancı ve günahkar perçeminden cehenneme sürükleriz.By the lying, the sinful forelock.
Suçlular, yüzlerindeki alametten tanınırlar da perçemlerinden ve ayaklarından tutulurlar.The sinners will be recognised by their marks, and seized by the forelock and their feet.
İş öyle değil, vaz geçmezse eğer elbette tutarız perçeminden.And yet indeed if he does not desist We shall drag him by the forelock,
Yalan söyleyenin, yanlış hareket edenin perçeminden.By the lying, the sinful forelock.
Hiçbir canlı yoktur ki O, onu perçeminden yakalamış olmasın.There is no creature that moves on the earth who is not held by the forelock firmly by Him.
Suçlular, yüzlerinden tanınır da yakalanırlar perçemlerinden ve ayaklarından.The sinners will be recognised by their marks, and seized by the forelock and their feet.
Çünkü yürüyen hiçbir varlık yoktur ki, O, onun perçeminden tutmuş olmasın.There is no creature that moves on the earth who is not held by the forelock firmly by Him.
Suçlular, simalarından tanınır, perçemlerinden ve ayaklarından yakalanırlar.The sinners will be recognised by their marks, and seized by the forelock and their feet.
Hayır, hayır! Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), yakalarız (cehenneme atarız).And yet indeed if he does not desist We shall drag him by the forelock,
O yalancı, günahkar alından (perçemden),By the lying, the sinful forelock.
Doğrusu, buna son vermezse, yakalarız perçeminden,And yet indeed if he does not desist We shall drag him by the forelock,
O yalancı ve günahkar perçeminden.By the lying, the sinful forelock.
Eğer vazgeçmezse, derhal onu alnından (perçeminden), yakalarız (cehenneme atarız).If he desist not We shall seize and deal him by the forelock -
Omuzlarının üzerine kadar dağılan bu perçem, kızdığı zaman kabarır.Doch wer sich dieser Wunderlampe bemächtigen würde, über den bringe sie Verderbnis.
Bir çift perçemli tarsal tırnak taşırlar.Tienen una pareja de huesos nasales.
Dağ gorillerinin başında uzun bir saç perçemi bulunur.I gorilla di montagna hanno il pelo notevolmente più lungo.
Omuzlarının üzerine kadar dağılan bu perçem, kızdığı zaman kabarır.На леске способен распуститься, поскольку вяжется на сухую.
"Perçemli Sokak" adlı kitabıyla Türk şiirinde İkinci Yeni denilen anlayışa, anlamca kapalı bir şiire yöneldi.اتجه إلى الشعر المغلق بالمعانى التى أطلق عليها الثانى الجديد في الشعر التركي بكتابه "ناصية الشارع ".
Perçemciler partinin yönetimini ele geçirdiklerinde, ordudaki subayların %80'i Halçılardan oluşamaktaydı.Spiklenci z navábova dvora údajně ovládali až 80% jeho armády.
Uzun perçemler de o dönemde popülerdi.Mindhárman nagy népszerűségnek örvendtek abban az időben.
Mücadeleden galip çıkan Halkçılar, Perçemci grubu partiden tasfiye ettiler.綾武大臨時講師となった長州(國俊の偽名)に勝負を挑んで敗北。
Bir çift perçemli tarsal tırnak taşırlar.会收集一些奇怪的布偶娃娃。
Omuzlarının üzerine kadar dağılan bu perçem, kızdığı zaman kabarır.如以舌尖捲起回抵著硬腭而發的輔音則稱之為捲舌音。
Mücadeleden galip çıkan Halkçılar, Perçemci grubu partiden tasfiye ettiler.將敵棋減至一枚並逼到小廟頂部點者獲勝。
Uzun perçemler de o dönemde popülerdi.Osim toga, serije su bile veoma popularne u to vrijeme.
Uzun perçemler de o dönemde popülerdi.Jeho popularita bola v tej dobe veľká.