Niye hala petrole bulanmış penguenler var? çünkü biz problemi Arjantin'in bir eyaleti sayılabilecekTại sao vẫn có những con chim cánh cụt bị dính dầu này?
Niye hala petrole bulanmış penguenler var? çünkü biz problemi Arjantin'in bir eyaleti sayılabilecekTehát, most jóval kevesebb olajos pingvint látunk. De miért van még mindig olajos pingvin?
Niye hala petrole bulanmış penguenler var? çünkü biz problemi Arjantin'in bir eyaleti sayılabilecekWaarom zijn ze er toch nog? Omdat we het probleem hebben opgelost in de provincie Chubut,
Niye hala petrole bulanmış penguenler var? çünkü biz problemi Arjantin'in bir eyaleti sayılabilecekWarum aber sind überhaupt noch Pinguine ölverschmiert?
Niye hala petrole bulanmış penguenler var? çünkü biz problemi Arjantin'in bir eyaleti sayılabilecekА защо изобщо има омаслени пингвини?
Niye hala petrole bulanmış penguenler var? çünkü biz problemi Arjantin'in bir eyaleti sayılabilecekПочему даже эти несколько пингвинов испачканы нефтью?
Niye hala petrole bulanmış penguenler var? çünkü biz problemi Arjantin'in bir eyaleti sayılabilecekמדוע אפילו אלה מזדהמים בנפט? כי פתרנו את הבעיה במחוז צ'ובוט,
Niye hala petrole bulanmış penguenler var? çünkü biz problemi Arjantin'in bir eyaleti sayılabilecekو لماذا توجد حتى هذه المغطاة بالنفط ؟ لأننا قمنا بحل المشكلة في مقاطعة تشوبتا
Niye hala petrole bulanmış penguenler var? çünkü biz problemi Arjantin'in bir eyaleti sayılabilecekチュブ州というプンタトンボのある 地域の問題は解決したんですが
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.Amikor a partnerem, Steve, és én először járni kezdtünk, elmondott egy történetet a pingvinekről.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.Au début de ma relation avec mon partenaire Steve, il m'a raconté une histoire sur les pingouins.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.Când am început relația cu partenerul meu, Steve, mi-a spus o poveste despre pinguini.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.Cuando comencé a salir con mi pareja, Steve, él me contó esta historia sobre pingüinos.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.Když jsme spolu, můj partner Steve a já, začali chodit, řekl mi příběh o tučňácích.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.Kiedy ja i mój partner, Steve, zaczęliśmy się spotykać opowiedział mi historyjkę o pingwinach.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.저의 파트너인 스티브와 제가 처음 사귀기 시작했을 때 스티브가 펭귄들에 대한 얘기를 하나 들려줬습니다
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.När min partner Steve och jag började dejta berättade han en historia om pingviner för mig.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.Όταν ο σύντροφός μου ο Στηβ κι εγώ αρχίσαμε να βγαίνουμε, μου είπε μια ιστορία για πιγκουίνους.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.Когато Стив, партньорът ми и аз започнахме да се срещаме, той ми разказа тази история за пингвините.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.Когда мы только начали встречаться с моим супругом Стивом, он рассказал мне историю про пингвинов.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.כשבן-זוגי סטיב ואני התחלנו לצאת, הוא סיפר לי סיפור על פינגווינים.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.عندما بدأنا أنا وزميلي ، ستيف ، بالمواعدة لأول مرة ، حدثني عن تلك القصة عن طيور البطريق.
Partnerim Steve ve ben ilk çıkmaya başladığımızda bana penguenler hakkında bir öykü anlattı.彼はペンギンの話をしてくれました 最初は何が言いたいのか分かりませんでした
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?Men hvorfor skulle nogen af os bekymre sig om pingviner?
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?Aber warum sollten Ihnen Pinguine wichtig sein?
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?Ale dlaczego Wy mielibyście się nimi przejmować?
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?여러분들은 왜 펭귄에 대해 관심을 가져야 할까요?
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?Maar waarom zou iemand van jullie zich zorgen moeten maken over pinguïns?
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?Prečo by sa ale niekto z vás mal starať o tučniaky?
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?Но зачем вам вообще волноваться о пингвинах?
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?אבל למה שלמישהו מכם יהיה אכפת מפינגווינים?
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?لكن لماذا سيهتم أحدكم بالبطاريق؟
Peki siz niye penguenleri önemseyesiniz ki?実は ペンギンはとても大切な存在です
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır.펭귄은 원래 말이 많고 매우
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır.Pinguïns zijn heel vocale vogels.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.A pingvinek nagyon beszédes madarak, és nagyon-nagyon zajosak.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Chim cánh cụt là loài rất hay kêu và thực sự, thực sự ồn ào.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.I pinguini sono uccelli molto ciarlieri e davvero molto rumorosi.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Les pingouins sont des animaux qui crient beaucoup et sont vraiment très, très bruyants.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Los pingüinos son aves que gritan bastante y son muy, muy ruidosos.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Os pinguins são aves muito vocais e muito, muito barulhentos.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Penguin adalah burung yang sangat ribut dan benar-benar berisik.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Pinguine sind sehr lautstarke Vögel und machen sehr, sehr viel Lärm.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Pinguinii sunt păsări foarte sonore şi foarte, foarte zgomotoase.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Pingviner er meget snakkende fugle og virkeligt, virkeligt larmende.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Pingvini so zelo glasne ptice in so res, res hrupni.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Pingwiny to bardzo gadatliwe ptaki, naprawdę bardzo głośne.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Tučnáci jsou velmi upovídaní ptáci a dělávají opravdu velký rámus.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Tučniaky sú veľmi hlasné vtáky a naozaj veľmi hlučné.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Οι πιγκουίνοι είναι πολύ φωνητικά πουλιά και κάνουν πολύ, πολύ θόρυβο.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Пингвините са много вокални птици и са наистина, ама наистина шумни.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Пингвины очень голосистые птицы и очень, очень шумные.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır. Ve gerçekten de çok gürültücüdürler.Пінгвіни дуже шумні птахи, і дуже, дуже галасливі.
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır.פינגווינים הן ציפורים מאוד ווקאליות
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır.البطاريق طيور صوتها مرتفع
Penguenler çok ses çıkartan kuşlardır.とてもとても にぎやかです
Penguenlere aşık olmuştumIch habe mich in Pinguine verliebt, und das hat sicherlich den Rest meines Lebens verändert.
Penguenlere aşık olmuştum전 펭귄과 사랑에 빠졌습니다
Penguenlere aşık olmuştumMi innamorai dei pinguini, e questo di certo ha cambiato il resto della mia vita.
Penguenlere aşık olmuştumTôi đã yêu chim cánh cụt và chắc chắn nó đã thay đổi phần đời còn lại của tôi