Hırsız bir üst kat penceresinden zorla girmiş gibi görünüyor.It seems that the burglar broke in through an upstairs window.
Mutfak penceresinden zorla girdiler.They broke in through the kitchen window.
Biz trenimizin penceresinden kaleyi bir an gördük.We caught a glimpse of the castle from the window of our train.
Trenin penceresinden bir an için Fuji dağını gördüm.I caught a glimpse of Mt. Fuji from the window of the train.
Garajın penceresinden baktım, gördüğüm beni şaşırttı.I looked through the garage window; what I saw surprised me.
Çocuk dairesinin penceresinden insanlara yumurtalar atmayı seviyordu.The boy liked throwing eggs at people from the window of his flat.
Yatak odamın penceresinden kaleyi görebiliyorum.I can see the castle from my bedroom window.
Tom yatak odası penceresinden dışarı atladı.Tom jumped out of his bedroom window.
Tom banyo penceresinden içeriye girdi.Tom got in through the bathroom window.
Tom arabasının penceresinden dışarıya eğildi ve kapıdaki interkom tuşuna bastı.Tom leaned out the window of his car and pressed the button on the intercom at the gate.
Polis hırsızın bir bodrum penceresinden girdiğini düşünüyor.The police think the burglar entered through a basement window.
Tom yaralanmadan ikinci kat penceresinden atladı.Tom jumped out of a second-story window without getting hurt.
Dan, penceresinden Linda'nın evine baktı.Dan looked at Linda's apartment from his window.
Tom yolcu penceresinden dışarıya baktı.Tom stared out the passenger window.
Bir de Tom'un penceresinden bak.Put yourself in Tom's shoes.
O sırada Michael evin penceresinden içeri girmiştir.And Tom leaned out of the truck window.
Gece çadırının penceresinden içeriye parlak bir ay girmiş gebe bırakmıştır.That night someone smashes the kitchen window.
Penceresinden başında tanık dışında genel doğuyor.From the window he witnessed the beginning of the general dawning outside.
Draft penceresinden hava kağıt kaldırdı.Draught of air from window lifted the paper.
Allen yerde ölürken, Carpio üçüncü katın penceresinden atlayıp kaçmaya çalışıyor.That's not the norm, you never see people come in with a mask, it's very rare.
Sonra eve doğru yoldayken, arabanın penceresinden dışarıya bakarak şöyle dedi,So we're driving home and she's looking out the window, and she goes,
Büyük penceresinden ışık resmin üzerine doğru düştü.The light from the big window fell right on the picture.
Evimin penceresinden, Kafesin ardından dışarıyı seyrederken,For at the window of my house, I looked out through my lattice.
& konqueror; penceresinden file: / dizin- adı girilirse belirtilen dizinin içeiği görüntülenecektir.Entering file: / directoryname in & konqueror; lists the files of this folder.
% 1 Lütfen Yapılandırma penceresinden ayarlayın. @ info%1 Please set it in the Configuration dialog.
Tasarım değiştirildi. Tasarım penceresinden diğer bir pencereye geçmeden tasarımı kaydetmelisiniz.Design has been changed. You must save it before switching to other view.
Ayarlar penceresinden kişiler ekleyebilirsiniz.You can add contacts in the settings dialog.
Güneş, kerpiç evin penceresinden girerken, yaşlı bir Rana kadını yemek yapmakla meşgul.As the sun peeks from the window of the mud house, an old Rana lady is busy preparing meal.
Kırmızı'da yargıç Kern, kırık penceresinden kameraya bakarken ağlar.In Red, the judge Kern cries as he looks through his broken window out at the camera.
Tuppence penceresinden bir not fırlatır.Tuppence throws a note from her window.
Dr. Varnick, Beethoven'ı vurmaya hazırlanırken George çatı penceresinden içeri atlar.George crashes through the skylight just as Dr. Varnick prepares to shoot Beethoven.
11 Mayıs 2002'de Rusya'nın Moskova kentinde 27 yaşında 5. katın penceresinden düşerek öldü.She died on 11 May 2002 in Moscow, Russia at the age of 27 after she fell from her 5th-floor window.
Uçağın penceresinden aşağıdaki Fuji Dağı'na doğru baktım.Ich sah aus dem Fenster des Flugzeugs auf den Fuji-Berg hinunter.
O sırada Michael evin penceresinden içeri girmiştir.Peter wartet indessen draußen am Fenster.
Garajın penceresinden baktım, gördüğüm beni şaşırttı.J'ai regardé par la fenêtre du garage, ce que j'ai vu m'a surpris.
O sırada Michael evin penceresinden içeri girmiştir.Después, Watson entró por la ventana de la casa.
Akşam boyunca Michael, Wallace'ların evinin penceresinden Annie'yi izler.Durante la sera Michael Myers spia Annie attraverso la finestra della casa dei Wallace.
Cate adama saldırır ve banyonun penceresinden kaçar.Avverte i tre uomini all'interno e fugge dalla finestra del bagno.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.Из окон открывается вид на Третий дворик.
Beşinci kattaki evinin penceresinden kendini aşağı atarak canına kıymış, Ece Ayhan söyledi.Покончил с собой, выбросившись из окна пятого этажа своего дома (№ 14, корп.
O sırada Michael evin penceresinden içeri girmiştir.Logo em seguida Billy entrou pela janela do quarto.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.O planeta inteiro podia ser visto da janela.
Ertesi gün Carol evin penceresinden dışarıda bir aylak ile yakalamaç oynayan Lizzie'yi görür.No dia seguinte, Carol está na cozinha da casa e vê Lizzie alegremente brincando com um zumbi no quintal.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.Ik kan de aarde door het raampje zien.
Tanpınar, geçmişe güncelin penceresinden bakarak bir inşa eyleminde bulunmuştur.Admirał przeważnie obserwował z okna odbywający się apel.
Zindan penceresinden Prenses Emilia'yı görürler ve her ikisi de ona aşık olurlar.Han möter ambassadörshustrun Emma Hamilton och de båda förälskar sig i varandra.
Dava arasında kütüphaneyi görmesine izin verildiği zaman ikinci katın penceresinden atlayarak kaçtı.А після того, як дозвіл було отримано — викинулася з вікна.
Jehoram'ın annesi Jezebel sarayın penceresinden atılarak öldürüldü ve cesedi köpekler tarafından parçalandı.Kr.): Jezábel byla dvořany vyhozena z okna paláce v Jizreelu, ušlapána koňmi a sežrána psy.
Fakat her biri üst kat penceresinden, komşu eve geçmeyi başararak yaşamlarını kurtardı.A család az emeleten rekedt, de sikerült egy ablakon keresztül a szomszéd házba mászniuk.
Akşam boyunca Michael, Wallace'ların evinin penceresinden Annie'yi izler.Om aftenen overvåger Michael Annie gennem vinduerne i Wallaces hus.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.Ia dapat melihatnya dari jendela menara.
Zindan penceresinden Prenses Emilia'yı görürler ve her ikisi de ona aşık olurlar.牢獄の窓から二人はエミーリア王女を見、ともに恋に落ちる。
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.観測窓から外部の景色を見ることが出来る。
Cate adama saldırır ve banyonun penceresinden kaçar.היא תוקפת אותו ונמלטת דרך חלון האמבטיה.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.יכולים לראות את האמן דרך זכוכית של חלון הגלריה.
Hücrenin, kapı ve penceresinden ellerimizi uzattık.Od toga udara su popucali svi prozori, vrata i pojedini zidovi.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.Stolnico je mogoče videti skozi okno.
O sırada Michael evin penceresinden içeri girmiştir.Kiemas matėsi pro būstinės langą.
Vzor penceresinden dünyayı görebiliyorum.Akendest avaneb vaade vanalinnale.
% 1 Lütfen Yapılandırma penceresinden ayarlayın. @ info% 1 Állítsa be a Beállítások párbeszédablakban. @ info