Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarOdpre okno za tiskanje tega vnosa v dnevnik
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarÖffnen einen Druck-Dialog für diesen Journaleintrag
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarOpent een afdrukdialoog voor deze journaalinvoer
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarÖppnar en utskriftsdialogruta för journalanteckningen
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarOtevře tiskový dialog pro tuto položku deníku.
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarOtvorí dialóg tlače pre tento zápis v denníku
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarOtwiera okno drukowania dla tego wpisu dziennika
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarOuvre une fenêtre d'impression pour cet article de journal
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarΆνοιγμα του διαλόγου εκτύπωσης για αυτή την καταχώρηση χρονικού
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarВідкриває вікно друку для цього журнального запису
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarДиалог печати записи журнала
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarОтваряне на прозорец за печат на дневника
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarפותח תיבת שיחה לעריכת רשומה זו ביומן
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarيفتح a طبع حوار لـ اليومية خانة
Bu günlük girdisi için bir yazdırma penceresi açarこの日記のエントリを印刷するためのダイアログを開きます。
Bu iletiyi kapattıktan sonra lütfen bununla ilgili sorunu bildirmek için bir uygulama penceresine tıklayın.לאחר סגירת הודעה זו יש ללחוץ על חלון היישום כדי לדווח על בעיות בהפעלתו.
Bu iletiyi kapattıktan sonra lütfen bununla ilgili sorunu bildirmek için bir uygulama penceresine tıklayın.بعد إغلاق هذه الرسالة رجاءً انقر على نافذة التطبيق للإبلاغ عن المشكلة المتعلقة بذلك.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."C'est la lumière dans la fenêtre de loge.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Det är ljuset i logen fönster.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Det er lyset i lodge vinduet.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Đó là ánh sáng trong cửa sổ khiếu.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."É a luz na janela lodge.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."E 'la luce della finestra lodge.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Es ist das Licht in der Hütte Fenster.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Es la luz en la ventana de casa de campo.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Este lumina în fereastra depune.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Ez a fény az ablakon benyújtására.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Het is het licht in de lodge venster.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Ini adalah cahaya di jendela pondok.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Je to světlo v lodge okně.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Je to svetlo v lodge okne.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."그것은 비밀 결사 윈도우의 가볍고.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Se valo Lodge ikkunassa.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."To je v luči vložiti okno.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."To światło w oknie domku.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Είναι το φως στο παράθυρο καταθέσει.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Това е светлината в прозореца The Lodge.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Це світло в будиночку вікна.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."Это свет в домике окна.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor."זה האור בחלון לשכה.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor.وقال "انها نافذة للضوء في لودج.
"Bu köşkü penceresinde ışık bulunuyor.我々はすべてのイベントで、少し後にお茶の良いカップを得るものとします。"
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Aici, nu privim prin lentilele unui genom ci prin lentilele unor piese digitale din istorie.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Aquí, en vez de mirar bajo la lente del genoma, lo hacemos mediante la digitalización de registros históricos.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Di sini, alih-alih melalui kacamata genom, kami melalui kacamata potongan digital catatan sejarah.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Hier blickt man, statt durch das Genom, durch digitalisierte Stücke der historischen Aufzeichnungen.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Ici, plutôt qu"à travers la lentille d'un génome, à travers la lentille d'un morceau des archives numérisées.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.In plaats van door de lens van een genoom, hier door de lens van gedigitaliseerde stukjes historische data.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.I stedet for at bruge arvemassen som perspektiv, bruges digitaliserede stykker af historisk materiale.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Itt nem a genom lencséjén keresztül, hanem a történelmi emlékek digitalizált darabjain keresztül.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.여기에서는, 게놈의 렌즈를 통하는것을 대신해서, 역사 기록의 디지털화된 조각의 렌즈를 통합니다.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Tại đây, qua ống kính của dữ liệu lịch sử đã được số hoá. thay vì qua ống kính của hệ gien.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Tu je genóm nahradený objektívom digitalizovaných historických záznamov.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Tutaj, zamiast przez genom, dokonuje się to przez zcyfryzowane dane historyczne.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Zde však namísto pohledu skrze lidský genom nahlížíme člověka skrze digitální kusy historických záznamů.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.А тут, замість лінзи геному, ми дивимось через лінзу оцифрованих частинок історії.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Но взамен линзы генома, мы смотрим сквозь линзу оцифрованных частиц истории.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.Тук, вместо през леща на геном, използваме леща на дигитализирани късове на човешката история.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.כאן, במקום להביט דרך עדשת החומר התורשתי, מביטים דרך עדשה של פיסות של רשומות היסטוריות שעברו דיגיטליזציה.
Burada, genomdaki pencere yerine dijital hale getirilmiş tarihsel verilerin penceresinden bakıyoruz.هنا، على سبيل المثال من خلال عدسات الجينوم، من خلال عدسات السجل التاريخي المرقمن.