Ana içeriğe geç
Sözlük

pencerede ile cümle

pencerede kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."El tudom valaha is ott?" Kérdezte Mary vágyakozva, akik rajta keresztül ablakon a távoli kék.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Kan ik ooit daar?" Vroeg Mary weemoedig, kijken door haar raam op het verre blauw.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Kan jag någonsin kommer dit?" Frågade Maria längtansfullt, tittar genom sitt fönster på det fjärran blå.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Könnte ich jemals dorthin?", Fragte Mary wehmütig und sah durch ihr Fenster auf fernen Blau.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Kunne jeg nogensinde komme der?" Spurgte Mary længselsfuldt, ser gennem hendes vindue de fjerne blå.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Mohl bych tam někdy?" Zeptal se smutně Marie, dívat se skrz ní okno daleké modré.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Mohol by som tam niekedy?" Spýtal sa smutne Márie, pozerať sa cez ňu okno ďalekej modré.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."¿Podría alguna vez allí?", Preguntó María con tristeza, mirando por la ventana en el azul lejano.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Potrei mai arrivare?" Chiesto a Maria malinconicamente, guardando attraverso la finestra il lontano azzurro.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Tôi có thể nhận được ở đó?" Mary buồn bã, nhìn qua cửa sổ của mình tại màu xanh xa xôi.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Voisinko koskaan perille?" Kysyi Mary haikeasti, katsomalla häntä ikkunasta kaukana sininen.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."나는 거기도 수는?"에서 그녀의 창문을 통해보고, wistfully 메리 질문
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Аз бих могъл някога стигнем до там? - Попита Мери с копнеж, гледайки през прозореца си отколешен синьо.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Мог ли я когда-нибудь туда добраться?" Спросил Мэри задумчиво, глядя сквозь окно на далекой голубой.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."Чи міг я коли-небудь туди дістатися?" Запитав Мері задумливо, дивлячись крізь вікно на далекій блакитний.
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi."אני יכול בכלל להגיע לשם?" שאל מרי בערגה, מסתכל דרך החלון שלה
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi.سأل "هل أستطيع الحصول على أي وقت مضى هناك؟" مريم بحزن ، ويبحث من خلال نافذة منزلها في
"Ben oraya hiç mi?" Onu pencereden bakarak dönebileceklerini Mary sordu uzak mavi.遠い青。それはとても新しいと大きいとすばらしかったと
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.A pesar de que era, pensé que algo de caer por la ventana, pero fue la segundo piso de nuevo.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Även som det var, tänkte jag något att halka ut genom fönstret, men det var andra våningen tillbaka.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Bahkan saat itu, saya pikir sesuatu yang menyelinap keluar dari jendela, tetapi itu adalah lantai dua kembali.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Chiar şi aşa cum a fost, m-am gândit ceva de alunecare pe fereastră, dar a fost etajul al doilea înapoi.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Dokonca ako to bolo, som si niečo pošmyknutia z okna, ale to bolo Druhé poschodie späť.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Dokonce jak to bylo, jsem si něco uklouznutí z okna, ale to bylo Druhé patro zpět.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Jo se oli, ajattelin jotain liukastumisen ulos ikkunasta, mutta se oli Toisessa kerroksessa takaisin.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.그게에도, 나는 창 밖으로 미끄러지고있는 무언가를 생각하지만했던 다시 층에.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Még volt, azt hittem valami csúszik ki az ablakon, de ez volt az emeleti vissza.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Mesmo que fosse, eu pensei que algo de escorregar para fora da janela, mas foi o segundo andar para trás.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Nawet jak to było, myślałem, że coś wymyka się spod okna, ale to było drugim piętrze z powrotem.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Selv som det var, jeg tænkte noget for at glide ud af vinduet, men det var anden etage tilbage.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Tudi kot je bilo, sem mislil, kaj za zdrs skozi okno, vendar je bil drugem nadstropju nazaj.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Zelfs als het was, ik dacht dat er iets van uitglijden uit het raam, maar het was de tweede verdieping terug.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Ακόμη και όπως ήταν, σκέφτηκα κάτι γλιστρήματος έξω από το παράθυρο, αλλά ήταν η δεύτερο όροφο πίσω.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Даже, как это было, я думал, что-то ускользает из окна, но это было Второй этаж назад.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Дори и като е, си помислих нещо от подхлъзване на прозореца, но тя е на втори етаж обратно.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.Навіть, як це було, я думав, що щось вислизає з вікна, але це було Другий поверх тому.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.אפילו שזה היה, חשבתי משהו חומק אל מחוץ לחלון, אבל זה היה בקומה השנייה בחזרה.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.فكرت حتى في الوقت الذي كان ، بشيء من الانزلاق للخروج من النافذة ، ولكنه كان الطابق الثاني الى الوراء.
Bile, ben pencereden dışarı kayma bir şey düşündüm, ama oldu arka ikinci katında.戻って二階。 私は臆病者ですありませんが、完全にこのヘッド行商紫ラスカルどう判断するか
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Avete presente: come stare sul letto con la finestra aperta, ad ascoltare la pioggia leggera.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Bạn biết cảm giác nằm dài trên giường với cửa sổ mở, và lắng nghe tiếng mưa rơi ở bên ngoài?
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Vous savez comment c'est, quand on est couché, avec la fenêtre ouverte, à écouter la pluie tomber dehors.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Wszyscy znamy uczucie, kiedy, leżąc przy otwartym oknie, słuchamy delikatnego deszczu.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.Ya conocen qué es estar acostados en la cama con la ventana abierta escuchando afuera a la suave lluvia.
Bilirsiniz, yatağınızda uzanıp, açık pencereden yağmurun tatlı sesini dinlemek gibi.מכירים את ההרגשה, לשכב במיטה כשהחלון פתוח, בהקשבה לגשם הקל שבחוץ?
Bir de gördüm ki, ben Sheila'yla odadayken, Johnny pencereden diğer çocukları çağırmış.En zie, terwijl ik met Sheila in de kamer was, riep Johnny aan het raam jongens naar boven.
Bir de gördüm ki, ben Sheila'yla odadayken, Johnny pencereden diğer çocukları çağırmış.Och där, till min förvåning, medan jag var inne med Sheila, har Johnny ropat upp flera killar.
Bir de gördüm ki, ben Sheila'yla odadayken, Johnny pencereden diğer çocukları çağırmış.Und siehe da, während ich bei Sheila im Zimmer war, war Johnny wieder am Fenster und rief Jungs hoch.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Als iemand makkelijker kan onthouden, kunnen we hem een goudklompje in een scherm geven.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Amikor valaki hajlamosabb emlékezni, tudunk adni neki egy morzsát ebben a szakaszban.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Când cineva este mai probabil să-și amintească, le putem da atunci pepita.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Ketika seseorang bisa mengingat dengan lebih baik, kita dapat memberikan mereka batasan waktu.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Khi một ai đó có khuynh hướng nhớ một điều gì đó, chúng ta có thể cho họ một mảnh nhỏ trên cửa sổ.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.누군가가 좀 더 기억하고 싶어할 때, 우리는 그들의 창에 작은 정보를 제시할 수 있습니다.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Når der er større sandsynlighed for at nogen husker, kan vi give dem et guldkorn i et vindue.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Pokud si někdo může něco zapamatovat, můžeme jim dát do toho okna odměnu.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Quando alguém está quase a recordar algo, damos-lhe uma recompensa nesse momento.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Quando qualcuno è più propenso a ricordare, gli possiamo dare qualcosa di valore in quel momento.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Quand quelqu'un est plus susceptible de se souvenir, nous pouvons lui donner une pépite dans une fenêtre.
Birisi hatıramaya yaklaştığında onlara pencerede bir topak verebiliriz.Vi kan ge dem ett guldkorn vid ett visst tillfälle.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod