pekin ile cümle
pekin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Guo, Pekin'deki yolsuzlukla mücadele yetkilileri tarafından aranmaktadır.Guo es buscado por las autoridades contra el soborno en Pekín.
Hayır, bu şehir de tıpkı Pekin gibi kirletilmiş. Ama kömür dumanı yerine parayla kirletilmiş.Men nej, den här staden är lika förorenad som Beijing.
Hayır, bu şehir de tıpkı Pekin gibi kirletilmiş. Ama kömür dumanı yerine parayla kirletilmiş.Pero no, esta ciudad está tan contaminada como el de Beijing.
Hayır, bu şehir de tıpkı Pekin gibi kirletilmiş. Ama kömür dumanı yerine parayla kirletilmiş.لا... فهذه المدينة ملوثة مثل بكّين. لكنها ملوثة بالأموال عوضاً عن الفحم.
Hayır, bu şehir de tıpkı Pekin gibi kirletilmiş.Nein, diese Stadt ist so verschmutz wie Peking.
Hayır, bu şehir de tıpkı Pekin gibi kirletilmiş.Ne, toto město je stejně znečištěné jako Peking.
Hayır, bu şehir de tıpkı Pekin gibi kirletilmiş.Non, cette ville est aussi polluée que Pékin.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.Dette er en idé, men det er en idé der skal afprøves snart i en forstad til Beijing.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.Jetzt ist es eine Idee, aber diese Idee wird bald ausprobiert in einem Vorort von Beijing.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.베이징 교외에 조만간 시도될 계획입니다.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.Pekingin esikaupungissa.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.Questa è un'idea, ma è un'idea da provare rapidamente in un sobborgo di Pechino.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.Tohle je nápad, ale nápad, který bude brzy v praxi vyzkoušen na předměstí Pekingu.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.Αυτή είναι μια ιδέα, αλλά μια ιδέα που θα δοκιμαστεί σύντομα σε ένα προάστιο του Πεκίνου.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.Зараз це ідея, але ідея для випробування в найближчому часі в передмістях Пекіну.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.Сега това е само идея, но това е идея, която наскоро ще бъде изпитана в предградие на Пекин.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.אך זהו רעיון אשר ינוסה בקרוב בפרברי בייג'ינג.
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.انها فكرة سوف تجرب قريباً في ضواحي بكين
Henüz bir fikir, ama yakın zamanda Pekin'in varoşlarında denenecek bir fikir.試みられたものです あなた方は上部デッキに
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.1997 framförde Hillary Clinton ett berömt tal i Beijing om kvinnors rättigheter.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.1997년에 힐러리 클린턴은 베이징에서 여성의 권리에 관한 유명한 연설을 한 적 있습니다
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.Em 1997, Hillary Clinton fez um famoso discurso em Pequim sobre os direitos das mulheres.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.En 1997, Hilary Clinton a prononcé un discours mémorable à Pékin sur les droits des femmes.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.En 1997, Hillary Clinton dio un famoso discurso en Beijing sobre los derechos de las mujeres.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.I 1997, gav Hillary Clinton en kendt tale i Beijing om kvinders rettigheder.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.In 1997 hield Hillary Clinton een beroemde speech in Peking over vrouwenrechten.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.Năm 1997, bà Hillary Clinton đã đọc một bài diễn văn nổi tiếng tại Bắc Kinh về quyền phụ nữ.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.Pada 1997, Hillary Clinton membacakan pidatonya yang terkenal di Beijing mengenai hak-hak perempuan.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.V roce 1997, Hillary Clintonová měla slavný projev v Pekingu o ženských právech.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.V roku 1997, Hillary Clintonová mala slávny prejav v Pekingu o ženských právach.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.Το 1997, η Χίλαρι Κλίντον έβγαλε ένα δημοφιλή λόγο στο Πεκίνο για τα δικαιώματα των γυναικών.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.В 1997 в Пекине о правах женщин говорила Хиллари Клинтон.
Hillary Clinton, 1997 yılında, Pekin'de kadın hakları ile ilgili çok ünlü bir konuşma yaptı.В 1997 році в Пекіні Хіларі Клінтон виголошувала промову про права жінок.
Pekin'de bordroları bunun nerede gibi yapmadı bu adamlar kendini doğru görünüyorduMiałem iść kilkaset metrów i czekać na stacji granicznej parę godzin na pociąg
Pekin'de bordroları bunun nerede gibi yapmadı bu adamlar kendini doğru görünüyordu베이징 payrolls 당신은 그것을 어디에 마음에 드시 던가요 놈들 자체가 바로 보였습니다
Pekin'de bordroları bunun nerede gibi yapmadı bu adamlar kendini doğru görünüyorduהמשכורות של פקין מאיפה אתה אוהב את זה אלה חבר 'ה עצמו נראה נכון
Pekin'de bordroları bunun nerede gibi yapmadı bu adamlar kendini doğru görünüyorduالرواتب في بكين حيث لم يعجبك وبدا هؤلاء الرجال نفسها الحق
Pekin'de bordroları bunun nerede gibi yapmadı bu adamlar kendini doğru görünüyorduあなたはそれをどこに好きでした これらの人自体が右に見えた 多くの音との貿易に頼る 木の
Pekin'de hukuk okuyacağımı baştan aşağı yönetmelik değişiklikleri ve yargı sistemi reformlarıyla통과했으니까 북경에가서 법학을 공부하고 중국의 정책을 상의하달식으로 바꾸고, 중국의 사법제도를 개혁해서
Pekin'de hukuk okuyacağımı baştan aşağı yönetmelik değişiklikleri ve yargı sistemi reformlarıylaامتحان المعادلة الصيني وكنت سوف اقوم بدراسة القانون في بكين وانني سوف اقوم بتقوية العلاقات الامريكية الصينية
Pekin'de hukuk okuyacağımı baştan aşağı yönetmelik değişiklikleri ve yargı sistemi reformlarıylaこれから北京で法律を学ぶ予定です そして米中関係改善のために働きたいと思っています トップダウンの政策変更と
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Durante la epidemia de SARS en Beijing la cuarentena parecía ayudar.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Durante l'epidemia di SARS a Pechino, la quarantena ha dato qualche risultato.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.În timpul epidemiei de SARS în Beijing s-ar părea că a ajutat carantina.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Khi dịch bệnh SARS xảy ra ở Bắc Kinh thì biện pháp cách ly dường như có tác dụng.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.베이징에서 사스 발생 당시 격리조치는 도움이 되는 것 같았습니다.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Lors de l'épidémie de SRAS à Pékin, la quarantaine n'a été d'aucune aide.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Podczas epidemii SARS w Pekinie kwarantanna raczej pomogła.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Tijdens de SARS-epidemie in Beijing leek quarantaine te helpen.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Während der SARS-Epidemie in Peking schien Quarantäne zu helfen.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.Во время эпидемии атипичной пневмонии в Пекине карантин, видимо, помог.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.По време на епидемията от атипична пневмония в Пекин карантината, изглежда, наистина помагаше.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.בזמן מגפת הסארס בבייג'ינג, הסגר כן עזר.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.خلال إنتشار وباء "سارس" في بكين ، بدا أن فرض الحجر الصحي فعالاً.
Pekin'deki SARS salgınında işe yaramıştı.米国全土の検疫政策は
Pekin'de konferansa katılmışlar.Bili so na konferenci v Pekingu.
Pekin'de konferansa katılmışlar.Damals gab es eine Konferenz in Beijing.
Pekin'de konferansa katılmışlar.En ze waren allemaal op een conferentie in Peking.
Pekin'de konferansa katılmışlar.Estavam todos numa conferência em Pequim.
Pekin'de konferansa katılmışlar.Et ils participaient à une conférence à Beijing.