pekiştirmek ile cümle
pekiştirmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
2000 yılında, Kazakistan bu kazanımları pekiştirmek amacıyla yeni bir vergi kodu kabul etti.In 2000, Kazakhstan adopted a new tax code in an effort to consolidate these gains.
Fakat tüm bunlar esas olarak, firavunun gücünü pekiştirmekteydi.At the same time, he strengthened the role of the Pharaoh.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.A clicker, which makes a particular sound with which you can reinforce particular behaviors.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.To reiterate the point, let's go closer into Iluvatar.
İyice pekiştirmek için, gradyanı bulalım.But just to hit the point home, let's take the gradient of it.
Pekiştirmek için, bir örnek daha çözelim veSo let's just do an example.
Günlünü pekiştirmek için elçilerin tarihlerinden sana yeterince aktarmaktayız.The histories of apostles that We relate to you are (meant) to strengthen your heart.
Kosova uluslararası arenadaki yerini pekiştirmektedir." dedi.Kosovo is consolidating its position in the international arena," Lama said.
Şu anda eş zamanlı olarak kurumun kapasitesini pekiştirmek için çalışıyoruz.We are now simultaneously working on strengthening the Agency's capacity.
Bölgesel bağları pekiştirmek için daha iyi altyapısal düzenlemeler yapmamız gerekiyor.We have to encourage better infrastructural linkages that will strengthen regional ties.
Düşünme (Kişiselleştirmek ve pekiştirmek için bilgileri kendi sözlerinizle hayata geçirin).Reflecting (Bringing the information to life in your own words to personalize and consolidate).
Bu revizyonlara, egemenliğini pekiştirmek için getirilen önlemler dahil edildi.Included in these revisions were measures introduced to consolidate his rule.
Sertliğin meyvelerini pekiştirmek için ölçülü olmak yakışır."It is befitting that moderation be the one to consolidate the fruits of firmness".
2000 yılında, Kazakistan bu kazanımları pekiştirmek amacıyla yeni bir vergi kodu kabul etti.En 2000, Kazajistán adoptó un nuevo código tributario, en un esfuerzo para consolidar estos logros.
Fakat tüm bunlar esas olarak, firavunun gücünü pekiştirmekteydi.Il tutto, naturalmente, seguitando a tenere in mano i fili del potere.
Professor Garfield İngilizce pekiştirmek içinde yapılmıştı.فكان جورج ستجر نهلم عالماً لغوياً.
Bu sağa kayışı pekiştirmek için daha milliyetçi bir dış politika izlemeye başladı.Τότε ξεκίνησε ένας αγώνας δρόμου για τη Δεξιά για να εμφανιστεί αυτή ως η εθνικόφρων δύναμη.
2000 yılında, Kazakistan bu kazanımları pekiştirmek amacıyla yeni bir vergi kodu kabul etti.Năm 2000, Kazakhstan đã thông qua một luật thuế mới trong một nỗ lực nhằm củng cố những thành quả đó.
Bunu daha pekiştirmek için Fransa Kralı Vİ.Тази статия е за франския крал.
Cenevizliler ise Galata surlarını pekiştirmekle uğraştılar.Rimljani su čak bezuspješno pokušali ubiti gotske vođe.
Böylelikle ateşkes döneminde her iki taraf da kendi mevzilerini pekiştirmekle geçirdiler.Ent hääletamise tulemusena säilitasid mõlemad oma koha.
Bu formülü kafanızda pekiştirmek istedim.Je opravdu nutné pamatovat si vzorec.
Bunu daha önce söylemiştik. İyice pekiştirmek için, gradyanı bulalım.Pero sólo para golpear el punto de inicio, tomemos el degradado de la misma.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeCon trống mang quà về cho bạn tình cho tổ ấm và cũng để thắt chặt thêm mối quan hệ.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeMasculul aduce un dar pentru partenera sa, pentru cuib, şi de asemenea pentru a întări relaţia lor.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeSamec jí přináší dárek. Na vylepšení hnízda, i upevnění jejich vztahu.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeΤο αρσενικό φέρνει δώρο στο ταίρι του... ...για τη φωλιά και για να εδραιώσουν τη σχέση τους.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeТем временем, самец без устали приносит самке пищу и достраивает гнездо.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeהזכר מביא מתנה עבור בת-זוגתו עבור הקן, וגם כדי לחזק .את הקשר ביניהם
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeالذكر يجلب هدية لصاحبه للعشّ وأيضا لربط علاقتهم
İyice pekiştirmek için, gradyanı bulalım.Mas apenas para acertar o ponto inicial, vamos dar o gradiente do mesmo.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.By powtórzyć kwestię, wróćmy do Iluvatar'a.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Ca să reiterez ideea principală, hai să ne apropiem înspre lluvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Để tóm lại ý, hãy đến gần hơn với luvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.일루버타를 자세히 살펴봅시다.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.(Nevetés) Megismételve a témát, menjünk közelebb az Iluvatarhoz.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Om het punt te herhalen gaan we dichterbij Iluvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Para ilustrar mejor el punto acerquémonos a Iluvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Per ripetere il punto, avviciniamoci a Iluvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Réitérons le point, approchons-nous d'Iluvatar. Regardez ce rectangle jaune.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Sehen wir uns Iluvatar mal genauer an. Wir sehen den gelben Ausschnitt.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.(Смях) За да повторим смисъла, да се приближим до Илуватар.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Чтобы повторить суть разговора, давайте посмотрим на Ллуватар поближе.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.כדי לחזור על הנקודה, בואו נתקרב אל אלוואטר
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.لتكرار النقطة، دعونا نقرب أكثر من "إيلوفاتار".
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.黄色い四角で囲まれた場所を拡大します
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.A klikker éles, kattanó hangot bocsát ki, mely bizonyos viselkedéseket erősít meg.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Clicker itu mengeluarkan bunyi-bunyian khusus yang bisa Anda gunakan untuk membangun perilaku tertentu.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Een klikker, die een bepaald geluid maakt waarmee je bepaald gedrag kan versterken.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Klikátko vydáva určitý zvuk, ktorým môžete posilniť určité vzorce správania.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Kliker wydaje specyficzny dźwięk, dzięki któremu można wzmacniać wybrane zachowania.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.딸깍거리는 장치는 특정한 행동을 하도록 할 수 있는 특정한 소리를 만들어냅니다.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Một clicker, tạo ra một âm thanh đặc biệt với âm thanh đó bạn có thể thông tin lại với các hành vi cụ thể.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Můžete ho vidět zde. Klikr vydává určitý zvuk, kterým můžete posílit určité reakce.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Naksutin antaa tietyn äänen, jolla voidaan vahvistaa tiettyä käyttäytymistä.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Questo strumento emette un suono particolare, un clic che vi aiuta a rafforzare alcuni comportamenti.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Um clicker, o qual produz um som específico com o qual você pode reforçar comportamentos específicos.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Un cliquet, qui émet un son particulier avec lequel vous pouvez renforcer des comportements particuliers.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Un control que hace un sonido especial con el que se pueden reforzar comportamientos particulares.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Un declanșator, care face un anume sunet cu care poți încuraja anumite comportamente.