2000 yılında, Kazakistan bu kazanımları pekiştirmek amacıyla yeni bir vergi kodu kabul etti.Năm 2000, Kazakhstan đã thông qua một luật thuế mới trong một nỗ lực nhằm củng cố những thành quả đó.
Aynı zamanda kendisinin de aşıklık geleneğini pekiştirmesini sağlamıştır.Họ vẫn bảo lưu tập tục truyền thống của mình.
Çürümek yıpranmak Kele: Pekiştirme sözüdür.蔵間(くらま) 声 - 細井治 本作の狂言回し。
Zaten bugün de buna benzer olarak pekiştirme anlamı taşır ("en büyük", "en yüksek", vb.).(例)今日はころを外して、練習してみようかのぅ。
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.强化学习主体的目标,是得到尽可能多的奖励。
Pekiştirmeli öğrenme akıllı bir keşif mekanizmasına ihtiyaç duyar.隐藏食物需要很好的记忆能力。
Bunu daha pekiştirmek için Fransa Kralı Vİ.Тази статия е за франския крал.
Cenevizliler ise Galata surlarını pekiştirmekle uğraştılar.Rimljani su čak bezuspješno pokušali ubiti gotske vođe.
Ters pekiştirmeli öğrenmede öntanımlı bir ödül fonksiyonu yoktur.Kto povedal, že predtucha nemôže byť naučená?
Bu sayede Sovyet güçleri durumlarını pekiştirmeye fırsat bulabilmişlerdir.Sovietai susirūpino šios sistemos galimais padariniais.
Böylelikle ateşkes döneminde her iki taraf da kendi mevzilerini pekiştirmekle geçirdiler.Ent hääletamise tulemusena säilitasid mõlemad oma koha.
Bu formülü kafanızda pekiştirmek istedim.Je opravdu nutné pamatovat si vzorec.
Bunu daha önce söylemiştik. İyice pekiştirmek için, gradyanı bulalım.Pero sólo para golpear el punto de inicio, tomemos el degradado de la misma.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.David je tudi porazil Hadarezerja, kralja v Zobi pri Hamatu, ko je šel, da si utrdi oblast pri reki Evfratu.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Dávid porazil aj Hadarézera, kráľa Cóby, až po Chamat, keď išiel, aby si dobyl panstvo na rieke Eufrate.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Ða - vít đánh Ha-đa-rê-xe , vua Xô-ba , tại Ha-mát , khi người đương đi lập nước mình trên sông Ơ - phơ-rát .
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Ða-vít đánh Ha-đa-rê-xe, vua Xô-ba, tại Ha-mát, khi người đương đi lập nước mình trên sông Ơ-phơ-rát.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.소바 왕 하닷에셀이 유브라데강 가에서 자기 권세를 펴고자 하매 다윗이 저를 쳐서 하맛까지 이르고
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Porazil též David Hadarezera krále Soba v Emat, když byl vytáhl, aby opanoval řeku Eufrates.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Давид още порази совския цар Ададезер в Емат, като последният отиваше да утвърди властта си на реката Евфрат.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.И поразил Давид Адраазара, царя Сувского, в Емафе, когда тот шел утвердить власть свою при реке Евфрате.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.ויך דויד את הדדעזר מלך צובה חמתה בלכתו להציב ידו בנהר פרת׃
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.وضرب داود هدرعزر ملك صوبة في حماة حين ذهب ليقيم سلطته عند نهر الفرات.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.瑣 巴 王 哈 大 利 謝 、 〔 在 撒 母 耳 下 八 章 三 節 作 哈 大 底 謝 〕 往 伯 拉 河 去 、 要 堅 定 自 己 的 國 權 、 大 衛 就 攻 打 他 、 直 到 哈 馬
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.瑣巴王哈大 利謝 、 〔 在 撒母耳 下 八 章 三 節 作 哈 大 底謝 〕 往 伯拉河去 、 要 堅定 自己 的 國權 、 大衛 就 攻打 他 、 直 到 哈馬
Edimsel koşullanmanın iki temel bileşeni vardır: Pekiştirme ve ceza.Hay dos componentes principales en el condicionamiento operante: reforzamiento y castigo.
Edimsel koşullanmanın iki temel bileşeni vardır: Pekiştirme ve ceza.Il y deux éléments principaux dans le conditionnement opérant : renforcement et punition.
Edimsel koşullanmanın iki temel bileşeni vardır: Pekiştirme ve ceza.Operante conditionering bestaat uit twee basisonderdelen: bekrachtiging en straf.
Edimsel koşullanmanın iki temel bileşeni vardır: Pekiştirme ve ceza.Opiera się na dwóch elementach: wzmocnieniu i karze.
Edimsel koşullanmanın iki temel bileşeni vardır: Pekiştirme ve ceza.Υπάρχουν δύο βασικές συνιστώσες στην συντελεστική εξαρτημένη μάθηση: η ενίσχυση και η τιμωρία.
Edimsel koşullanmanın iki temel bileşeni vardır: Pekiştirme ve ceza.Два его основных компонента — поощрение и наказание.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeCon trống mang quà về cho bạn tình cho tổ ấm và cũng để thắt chặt thêm mối quan hệ.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeMasculul aduce un dar pentru partenera sa, pentru cuib, şi de asemenea pentru a întări relaţia lor.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeSamec jí přináší dárek. Na vylepšení hnízda, i upevnění jejich vztahu.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeΤο αρσενικό φέρνει δώρο στο ταίρι του... ...για τη φωλιά και για να εδραιώσουν τη σχέση τους.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeТем временем, самец без устали приносит самке пищу и достраивает гнездо.
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeהזכר מביא מתנה עבור בת-זוגתו עבור הקן, וגם כדי לחזק .את הקשר ביניהם
Erkek,eşi için bir hediye getiriyor bu yuva ve tabii ki ilişkiyi pekiştirmek için küçük bir hediyeالذكر يجلب هدية لصاحبه للعشّ وأيضا لربط علاقتهم
İyice pekiştirmek için, gradyanı bulalım.Mas apenas para acertar o ponto inicial, vamos dar o gradiente do mesmo.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.By powtórzyć kwestię, wróćmy do Iluvatar'a.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Ca să reiterez ideea principală, hai să ne apropiem înspre lluvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Để tóm lại ý, hãy đến gần hơn với luvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.일루버타를 자세히 살펴봅시다.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.(Nevetés) Megismételve a témát, menjünk közelebb az Iluvatarhoz.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Om het punt te herhalen gaan we dichterbij Iluvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Para ilustrar mejor el punto acerquémonos a Iluvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Per ripetere il punto, avviciniamoci a Iluvatar.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Réitérons le point, approchons-nous d'Iluvatar. Regardez ce rectangle jaune.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Sehen wir uns Iluvatar mal genauer an. Wir sehen den gelben Ausschnitt.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.(Смях) За да повторим смисъла, да се приближим до Илуватар.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.Чтобы повторить суть разговора, давайте посмотрим на Ллуватар поближе.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.כדי לחזור על הנקודה, בואו נתקרב אל אלוואטר
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.لتكرار النقطة، دعونا نقرب أكثر من "إيلوفاتار".
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.黄色い四角で囲まれた場所を拡大します
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.A klikker éles, kattanó hangot bocsát ki, mely bizonyos viselkedéseket erősít meg.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Clicker itu mengeluarkan bunyi-bunyian khusus yang bisa Anda gunakan untuk membangun perilaku tertentu.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Een klikker, die een bepaald geluid maakt waarmee je bepaald gedrag kan versterken.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Klikátko vydáva určitý zvuk, ktorým môžete posilniť určité vzorce správania.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.Kliker wydaje specyficzny dźwięk, dzięki któremu można wzmacniać wybrane zachowania.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.딸깍거리는 장치는 특정한 행동을 하도록 할 수 있는 특정한 소리를 만들어냅니다.