2000 yılında, Kazakistan bu kazanımları pekiştirmek amacıyla yeni bir vergi kodu kabul etti.In 2000, Kazakhstan adopted a new tax code in an effort to consolidate these gains.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.The goal of a reinforcement learning agent is to collect as much reward as possible.
Pekiştirmeli öğrenme akıllı bir keşif mekanizmasına ihtiyaç duyar.Reinforcement learning requires clever exploration mechanisms.
Pekiştirmeli öğrenme - Dünya algısına dayalı bir öğrenme biçimi.Teaching to Learn: a View from the Field.
Fakat tüm bunlar esas olarak, firavunun gücünü pekiştirmekteydi.At the same time, he strengthened the role of the Pharaoh.
Aynı zamanda kendisinin de aşıklık geleneğini pekiştirmesini sağlamıştır.In addition, he has contributed to Curb Your Enthusiasm.
Bir pekiştirmeli öğrenme öznesi ortamla ayrık zaman adımlarında etkileşir.A reinforcement learning agent interacts with its environment in discrete time steps.
Zaten bugün de buna benzer olarak pekiştirme anlamı taşır ("en büyük", "en yüksek", vb.).Thy soul suffices thee this day as a reckoner against thee.
Mandal, belirli davranışları pekiştirmek için kullanacağınız özel bir ses çıkartır.A clicker, which makes a particular sound with which you can reinforce particular behaviors.
Kesinlikle bu trans-ulusal Gücünü pekiştirmesi takip ederCertainly this trans-national consolidation of power would follow
Edimsel koşullanmanın iki temel bileşeni vardır: Pekiştirme ve ceza.There are two main components in operant conditioning: reinforcement and punishment.
Nasıl yapıldığını pekiştirmeniz için, sizin de denemenizi isterim. -But what if we think about things in another way.
Konuyu pekiştirmek için Iluvatar'a biraz daha yaklaşalım.To reiterate the point, let's go closer into Iluvatar.
İyice pekiştirmek için, gradyanı bulalım.But just to hit the point home, let's take the gradient of it.
Pekiştirmek için, bir örnek daha çözelim veSo let's just do an example.
Günlünü pekiştirmek için elçilerin tarihlerinden sana yeterince aktarmaktayız.The histories of apostles that We relate to you are (meant) to strengthen your heart.
İnanması için gönlünü pekiştirmeseydik, neredeyse durumu açığa vuracaktıHad We not strengthened her heart to remain a believer she had almost given him away.
Kosova uluslararası arenadaki yerini pekiştirmektedir." dedi.Kosovo is consolidating its position in the international arena," Lama said.
Tose Proeski, kariyerini Balkan halkları arasındaki uyumu pekiştirmeye adadı.Tose Proeski dedicated his career to fostering harmony among people in the Balkans.
Şu anda eş zamanlı olarak kurumun kapasitesini pekiştirmek için çalışıyoruz.We are now simultaneously working on strengthening the Agency's capacity.
Bölgesel bağları pekiştirmek için daha iyi altyapısal düzenlemeler yapmamız gerekiyor.We have to encourage better infrastructural linkages that will strengthen regional ties.
Fajon: Bölge, vize serbestleştirme çabalarını pekiştirmeliFajon: region must consolidate efforts for visa liberalisation
Taci: Kosova Cumhuriyeti kendisini devlet olmanın tüm alanlarında pekiştirmeye devam etmektedir.Thaçi: The Republic of Kosovo is continuing to consolidate itself in all areas of statehood.
Bu ülkelerin hala hukukun üstünlüğü ve idari yürütme becerilerini pekiştirmeleri gerekiyor.They still need to consolidate the rule of law and administrative enforcement capacities.
Düşünme (Kişiselleştirmek ve pekiştirmek için bilgileri kendi sözlerinizle hayata geçirin).Reflecting (Bringing the information to life in your own words to personalize and consolidate).
Antiochus'un Coele Suriye üzerindeki kontrolünü pekiştirme çabaları MÖ 219'un geri kalanında sürdü.Antiochus' efforts to consolidate his control over Coele Syria lasted for the rest of 219 BC.
Bu revizyonlara, egemenliğini pekiştirmek için getirilen önlemler dahil edildi.Included in these revisions were measures introduced to consolidate his rule.
Üçüncü öğrenme mekanizması kademeli pekiştirmedir .The third learning mechanism is differential reinforcement.
Kim, Kuzey'de yavaş yavaş gücünü pekiştirmeye başladı.Kim began gradually consolidating his power.
Sertliğin meyvelerini pekiştirmek için ölçülü olmak yakışır."It is befitting that moderation be the one to consolidate the fruits of firmness".
Çürümek yıpranmak Kele: Pekiştirme sözüdür.Il sera rebaptisé Récréo, afin d'évoquer au mot Récréation.
Pekiştirmeli öğrenme - Dünya algısına dayalı bir öğrenme biçimi.La créativité : enseigner un regard nouveau sur le monde.
2000 yılında, Kazakistan bu kazanımları pekiştirmek amacıyla yeni bir vergi kodu kabul etti.En 2000, Kazajistán adoptó un nuevo código tributario, en un esfuerzo para consolidar estos logros.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.El objetivo de un agente de aprendizaje por refuerzo es recoger tanta recompensa como sea posible.
Bir pekiştirmeli öğrenme öznesi ortamla ayrık zaman adımlarında etkileşir.Un agente de refuerzo de aprendizaje interactúa con su entorno en pasos de tiempo discretos.
Pekiştirmeli öğrenme akıllı bir keşif mekanizmasına ihtiyaç duyar.El problema de aprendizaje de refuerzo como se describe requiere mecanismos de exploración inteligente.
Buna pekiştirme denir.Decide quindi di imitarlo.
Henri, Selanik Surları'nı pekiştirmeye başladı.Hitto incominciò ad insegnarle i Salmi.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.L'obiettivo dell'agente è quello di massimizzare la ricompensa totale.
Fakat tüm bunlar esas olarak, firavunun gücünü pekiştirmekteydi.Il tutto, naturalmente, seguitando a tenere in mano i fili del potere.
Bu sayede Sovyet güçleri durumlarını pekiştirmeye fırsat bulabilmişlerdir.Это дало возможность южанам лучше укрепить свои позиции.
Pekiştirmeli öğrenme - Dünya algısına dayalı bir öğrenme biçimi.Замените память наглядной информацией: мировое знание.
Pekiştirmeli öğrenme akıllı bir keşif mekanizmasına ihtiyaç duyar.التعليم المعزز يتطلب ذكي استكشاف الآليات.
Zaten bugün de buna benzer olarak pekiştirme anlamı taşır ("en büyük", "en yüksek", vb.).ولا مثنى لي اليوم»، فغضب سعد ولطم وجهها، فقالت: «أغيرةً وجبنًا» تعيره بالجلوس في الحرب.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.هدف الوكيل في التعليم المعزز هو جمع أكبر قدر من المكافأة.
Professor Garfield İngilizce pekiştirmek içinde yapılmıştı.فكان جورج ستجر نهلم عالماً لغوياً.
Morgana ve Oronte aralarında ilişkiyi yenileyip pekiştirmeye çalışırlar.Olaf e Orwell vêm e estragam tudo.
Aynı zamanda kendisinin de aşıklık geleneğini pekiştirmesini sağlamıştır.Tevens houdt hij er smerige gewoonten op na.
Pekiştirme: Son olarak üyeler karar verirler ve verilen karar için doğrulama sağlarlar.Ej må fråga, som sålunda avgjorts, ånyo upptagas till prövning.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.Метою агента навчання з підкріпленням є збирати якомога більше винагороди.
Çürümek yıpranmak Kele: Pekiştirme sözüdür.شکستهنستعلیق; шекасте насталік) є наступником почерку насталік.
Pekiştirmeli öğrenme - Dünya algısına dayalı bir öğrenme biçimi.Знання, знання — ось що керує світом.
Pekiştirmeli öğrenme akıllı bir keşif mekanizmasına ihtiyaç duyar.Описана задача навчання з підкріпленням вимагає розумних механізмів дослідження.
Bu sayede Sovyet güçleri durumlarını pekiştirmeye fırsat bulabilmişlerdir.A szovjeteknek így volt idejük összeszedni az erejüket.
Aynı zamanda kendisinin de aşıklık geleneğini pekiştirmesini sağlamıştır.Lisäksi hän pilkkaa aikansa nousukkaita.
Morgana ve Oronte aralarında ilişkiyi yenileyip pekiştirmeye çalışırlar.Η Μοργκάνα και ο Ορόντης προσπαθούν να ξαναφτιάξουν τη σχέση τους.
Bu sağa kayışı pekiştirmek için daha milliyetçi bir dış politika izlemeye başladı.Τότε ξεκίνησε ένας αγώνας δρόμου για τη Δεξιά για να εμφανιστεί αυτή ως η εθνικόφρων δύναμη.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.Motivet for deres ivrige forkynnelse er å redde så mange som mulig.
Fatımi Devleti'nde iktidarı eline geçirmişti ve bu iktidar gücünü pekiştirmeye koyuldu.Hans makt innenfor staten synes å ha støttet seg på disse embetsverdighetene.
Pekiştirmeli öğrenme öznesinin amacı mümkün olduğunca fazla ödül toplamaktır.Dengan demikian tujuan pembelajaran yang sudah direncakan bisa dicapai semaksimal mungkin.