Öyleyse, sözde-bilim ya da bu tip şeylere inanmak pekala tehlikeli de olabilir.So there is a danger to pseudoscience, in believing in this sort of thing.
Pekala, kesinlikle bu değil.Well, it's certainly not this one.
Pekala şimdi yerimizi alalım.Okay, now getting to a part -- I want to show design in illusions.
Pekala, insanların farketmemesini ne sağlar?Okay, so what makes people not notice?
Ben de ona, "Pekala, tekrar deneyelim.I said, "No, no, no, what would happen if you didn't pay rent?"
Şimdi 1 metre kaç desimetre? pekala desi ön eki 1/10 demektir.Now 1 meter is how many decimeters? Well, the prefix deci means 1/10.
Pekala desimetreler sadeleşir ve 51,8 i 10 a böleriz.Well, the decimeters cancel out, and we divide 51.8 by 10.
Pekala elbette.Well, sure.
Pekala, şu anda burada iyi para kazanmış birçok web 2.0 uzmanı var.There are a lot of web 2.0 consultants who make a lot of money.
Pekala, o olsun.I'll take it.
Çünkü sen de birçok kez Başkalarına sövdüğünü pekâlâ biliyorsun.for often your own heart knows that you yourself have likewise cursed others.
Pekâla, şehre inin, işte istediklerinizi orada bulursunuz.”Get ye down into a City, as verily therein is for you that which ye ask for.
Ve sen bizim ne isteğimizi de pekala bilirsin!"You also know well what we want.'
İşçi: Pekala, bu masraflı olacak!Worker: Well, that's gonna cost money!
Knaus, "Risk pekâlâ yönetilebilir. Serbest vize, çalışma hakkı anlamına gelmiyor." dedi."The risk would be manageable ... visa liberalisation does not mean the right to work," Knaus says.
Öğrenci pekala, peki Feynman’ın methotları nedir ? diye tekrar sorar.Gell-Mann leans coyly against the blackboard and says: Dick's method is this.
"Yaşı oluşturan sayıları pekala görmezden geliyorum."I pretty well ignore the numbers that make up 'age'.
Pekala, dobra dobra konuşalım.Nun, reden wir mal Klartext!
Başka amaçlarla kullanılması pekala mümkündür.Nach Wunsch können auch andere Ziele angefahren werden.
Pekala, dobra dobra konuşalım.Bon, parlons franchement !
Jesse: Pekâlâ, bunu yapabilirim.Je peux faire cela.
Pekala böyle bir bağlantı da olabilir.Ils eurent peut-être une liaison.
Pekala öyleyse!D'accord !
Aslında uzun zamandır niyetliydim ama… pekala daha yapılmamış şeylerden bahsetmenin anlamı yok.Il m'est arrivé quelque chose et je...je ne sais pas quoi faire maintenant.
Öğrenci pekala, peki Feynman’ın methotları nedir ? diye tekrar sorar.El estudiante pregunta, bueno, ¿cuáles son los métodos de Feynman?
Pekala öyleyse!¡Bien entonces!
Jesse: Pekâlâ, bunu yapabilirim.No. Aun puedo hacerlo.
Pekala, benim bazı haberlerim var.Bene, ho delle novità.
Pekala, Tom, bugün senin için ne yapabilirim?Bene Tom, cosa posso fare per te oggi?
Pekala, pes ediyorum.Va bene, mi arrendo.
Jesse: Pekala neden olduğunu biliyorum, ben sadece... orada olmanı isterdim.Esempio: W:Come vorrei che tu fossi qui.
Pekala, odanı temizleyecek misin yoksa temizlemeyecek misin?Ладно, ты уберешься у себя в комнате или нет?
Pekala, Old Gold sigarası içen ve bir salyangozu olan adam nerede oturmaktadır?Итак, где живёт человек, который курит Old Gold и разводит улиток?
Aslında uzun zamandır niyetliydim ama… pekala daha yapılmamış şeylerden bahsetmenin anlamı yok.Тяжело было, но я ни на минуту не жалела о том, что сделано.
Pekala böyle bir bağlantı da olabilir.Такая связь может быть и косвенной.
Celine: Pekala, bu... - Biliyorum bu doğru değil, ama bunu söylemen çok tatlı bir şey.E eu fico 'não é? acho bem legal, mas não é verdade'.
Pekala öyleyse!Tudo bem!
Jesse: Pekala neden olduğunu biliyorum, ben sadece... orada olmanı isterdim."É, então... não sei se gostaria, mas.. talvez fosse melhor que estivesse aqui."
Pekala öyleyse!Goed dan!
Pekâlâ, gelebildiğine sevindim.Goed, ik ben blij dat je kon komen.
Sizi pekâlâ duyuyorum, o kadar yüksek sesle konuşmak gerekmez.Ik hoor u wel, het is niet nodig zo luid te spreken.
Pekala öyleyse!Proszę bardzo .
Pekala öyleyse!Börja nu!
Pekala, Old Gold sigarası içen ve bir salyangozu olan adam nerede oturmaktadır?Den som röker Old Gold äger sniglar.
Pekala öyleyse!Tak dělej!
Oyunun tanıtımı da pekâlâ bu biçimlendirme sürecinin etkin bir öğesi olabilir.Reprezentací takového systému tedy může být konečný automat.
Jesse: Pekâlâ, bunu yapabilirim.Cred că pot s-o fac.
Pekala böyle bir bağlantı da olabilir.Și aici este o legătură reala, cred.
Jesse: Pekâlâ, bunu yapabilirim."Jól van, megcsináljuk.
Pekala öyleyse!No nyt!
Başka amaçlarla kullanılması pekala mümkündür.Muidenkin tavoitteiden saavuttaminen on todennäköistä.
"Tamam, pekala", Willie nihayet kabul etti."No hyvä on sitten", Willie myöntyi lopulta.
Pekala böyle bir bağlantı da olabilir.Ίσως να υπάρχει κάποια σχέση και σε αυτό.
Aslında uzun zamandır niyetliydim ama… pekala daha yapılmamış şeylerden bahsetmenin anlamı yok.Για πολύ καιρό σκεφτόμουν 'Λοιπόν, απλά δεν πρόκειται να συμβεί'.
Pekala öyleyse!Før nu!
Pekala böyle bir bağlantı da olabilir.Trolig er det her en sammenheng.
Bu iş için zamanlama gelecek 20 yıl içinde pekâlâ olabilir.Proses ini diharapkan akan selesai dalam jangka waktu 20 tahun.
Jenerikten sonra, Buffy, Caleb'a doğru ilerler, "Pekala," der, "Seni kaç kez daha öldürmem gerekiyor?Liu Bang bertanya, "Bagaimana denganmu?", Dan Han Xin menjawab, "Semakin banyak semakin baik."
Jesse: Pekâlâ, bunu yapabilirim.: これならできる!
Jesse: Pekâlâ, bunu yapabilirim.Ok的,我們一定做得到。